Ankara’nın Keçiören ilçesinde belediye personeline yönelik gerçekleştirilen uyuşturucu ve uyarıcı madde taraması adli sürece taşındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/80263 sayılı soruşturma dosyasına giren resmî yazışmalara göre, ilk taramalarda 171 personelin test sonucu pozitif olarak kayıtlara geçti. Bu kişilerden 42’sinin daha sonraki testlerinde ise sonuçların negatif olduğu bildirildi. İlk tarama ile sonraki testler arasındaki farklılık, kesin değerlendirmenin yalnızca ön tarama sonuçları üzerinden yapılmaması gerektiğini de gündeme getirdi.

UYGULAMA GÖNÜLLÜLÜK ESASINA GÖRE BAŞLATILDI

Soruşturma evrakına yansıyan bilgilere göre Keçiören Belediyesi bünyesindeki uygulama, çalışanların uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının belirlenmesi amacıyla gönüllülük esasına göre başlatıldı. Belediye şirketinin 12 Ocak 2026 tarihli yönetim kararında hizmet standartlarının yükseltilmesi, vatandaşlara daha iyi hizmet sunulması ve iş sağlığı ile güvenliğinin sağlanması gerekçelerine yer verildi. Testlerin çalışanların açık rızaları alınarak yapılmasının kararlaştırıldığı, uygulama için TÜRKAK tarafından akredite kuruluşların araştırıldığı ve Delta Analiz ve Laboratuvar Hizmetleri A.Ş. ile çalışıldığı soruşturma dosyasındaki yazışmalara yansıdı.

İLK TESTLERDE 171 POZİTİF SONUÇ

Dosyada bulunan 3 Temmuz 2026 tarihli polis tutanağına göre belediyeyle yapılan yazışmalar sonucunda 171 personelin ilk uyuşturucu tarama testinin pozitif çıktığı bildirildi. Daha sonraki kontrollerde ise bu kişilerden 42’sinin test sonucunun negatif olduğu kaydedildi. Soruşturma dosyasına ilk taramada pozitif sonuç alınan çalışanların listesi ile sonraki ölçümlerde sonucu negatif seviyeye düşen personele ilişkin ayrı listenin de sunulduğu belirtildi.

TARAMA TESTİ İLE KESİN TESPİT AYNI ŞEY DEĞİL

Uyuşturucu ve uyarıcı maddelere yönelik tarama testleri genel olarak belirli maddelerin veya metabolitlerinin biyolojik örneklerde bulunup bulunmadığını hızlı biçimde değerlendirmek amacıyla kullanılıyor. Ancak tarama niteliğindeki bir testte pozitif sonuç alınması, tek başına kesin ve nihai bir adli tespit anlamına gelmeyebiliyor. Kullanılan test yöntemi, numunenin türü, maddenin vücuttaki tespit süresi ve bazı ilaçlarla oluşabilecek etkileşimler sonuçların değerlendirilmesinde önem taşıyor. Bu nedenle adli süreçlerde gerekli görülmesi halinde daha ayrıntılı laboratuvar incelemeleri ve doğrulama yöntemleri devreye giriyor.

SAVCILIKTAN BİYOLOJİK ÖRNEK TALİMATI

Belediyenin idari amaçlarla başlattığı uygulamanın ardından Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün araştırma yürüttüğü ve konunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına taşındığı bildirildi. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre savcılık, uyuşturucu kullanımının ve söz konusu maddenin türünün adli yöntemlerle belirlenebilmesi amacıyla Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 75. maddesi kapsamında kan, kıl ve idrar örneklerinin alınmasına yönelik işlemlerin gerçekleştirilmesini istedi. Böylece özel laboratuvarda gerçekleştirilen tarama ile ceza soruşturması kapsamında yapılacak adli inceleme birbirinden ayrılmış oldu.

TCK'NIN 191. MADDESİ GÜNDEMDE

Başsavcılığın, yapılacak değerlendirmeler sonucunda uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı tespit edilen kişiler yönünden Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi kapsamında gerekli işlemlerin yürütülmesini istediği aktarıldı. Söz konusu madde, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanmaya ilişkin hükümleri düzenliyor. Ancak bir kişinin ceza soruşturması bakımından hukuki durumunun belirlenmesi, özel bir kurum tarafından yapılan ilk tarama sonucundan ayrı olarak adli makamların elde edeceği deliller ve yapılacak incelemeler doğrultusunda şekilleniyor.

Alanya'da uyuşturucu operasyonu: 1 kişi yakalandı
Alanya'da uyuşturucu operasyonu: 1 kişi yakalandı
İçeriği Görüntüle

İŞ SAĞLIĞI VE KİŞİSEL VERİ BOYUTU DA VAR

İş yerlerinde uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımına ilişkin test uygulamaları yalnızca iş sağlığı ve güvenliği açısından değil, çalışanların özel hayatının korunması ve kişisel verilerin işlenmesi bakımından da hassas bir alan oluşturuyor. Sağlık ve biyolojik testlerden elde edilen bilgiler özel nitelikli kişisel veri niteliği taşıyabildiğinden; bu tür uygulamalarda hukuki dayanak, ölçülülük, verilerin güvenli biçimde saklanması ve yalnızca yetkili kişilerin erişebilmesi önem taşıyor. İşveren açısından çalışma güvenliğini sağlama amacı bulunurken, çalışan bakımından mahremiyet ve kişisel verilerin korunması haklarının gözetilmesi gerekiyor.

SONUÇLAR NEDEN DEĞİŞEBİLİYOR?

Uyuşturucu taramalarında farklı zamanlarda alınan örneklerden farklı sonuçlar çıkması tek başına olağan dışı bir durum olarak değerlendirilmiyor. Maddelerin kan, idrar veya saç gibi örneklerde tespit edilebildiği süreler birbirinden farklı olabiliyor. Ön tarama yöntemleri ile doğrulama analizleri arasında da hassasiyet ve özgüllük bakımından farklılıklar bulunabiliyor. Bu nedenle benzer vakalarda uygulanan genel yaklaşım, ön taramada elde edilen pozitif bulgunun gerektiğinde daha seçici laboratuvar yöntemleriyle doğrulanması ve hukuki kararların bütün deliller birlikte değerlendirilerek verilmesi yönünde.

SORUŞTURMADA RESMİ İNCELEME BELİRLEYİCİ OLACAK

Keçiören Belediyesindeki uygulamayla başlayan süreç böylece kurum içi bir iş sağlığı ve güvenliği tedbirinin ötesine geçerek adli soruşturmanın konusu haline geldi. İlk taramalardaki pozitif sonuçlar ile sonraki testlerde ortaya çıkan farklılık nedeniyle, ilgili personelin durumunun kesinleştirilmesinde adli makamların talep ettiği biyolojik incelemeler ve diğer deliller belirleyici olacak. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında test sonuçlarının doğrulanması, kişilerin ifadelerinin ve laboratuvar bulgularının birlikte değerlendirilmesiyle her çalışan yönünden ayrı hukuki değerlendirme yapılması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi