Nihayet seçim günü geldi çattı. Ak koyun kara koyun yarın akşamüzeri ortaya çıkacak! Ülke genelinde, halkın seçime ilgisi sınırlı olmasına karşın, siyasetçiler çok çirkin bir söylem zenginliğiyle, birbirleriye iktidarı ele geçirme...

Nihayet seçim günü geldi çattı.
Ak koyun kara koyun yarın akşamüzeri ortaya çıkacak!
Ülke genelinde, halkın seçime ilgisi sınırlı olmasına karşın, siyasetçiler çok çirkin bir söylem zenginliğiyle, birbirleriye iktidarı ele geçirme yarışına girdi.
Alanya özelinde, övünerek söylemeliyiz ki, bu çirkinlik o boyutlarda değildi.
Bu seçimde de, özgürce oyumu kullanmanın mutluluğunu yaşayacağım.
Uzun yıllar, belli bir ideolojinin ve bir partinin tutsaklığı içinde, körü körüne oy kullanma alışkanlığını bırakabilme becerisini gösterip, aklımı kullanarak, bu ülkeye hizmet edebilecek kadrolara sahip bir partiye oy verebilmenin hoşluğunda, sandık başına gidip oyumu kullanacağım.
Mevcut siyasi yapıları derinlemesine inceleyip, her yönünü didik didik ettiğimde, ‘Tam anlamıyla istediğin bir siyasi yapı var mı?’ diye soracak olursanız, size, ‘Maalesef böyle bir lükse henüz sahip olamadık’ yanıtını veririm.
Ama biz yine de, mevcutların içinden birisini, daha doğrusu, yeterli görmesek de bir tercihte bulunacağız.
Gelelim dananın kuyruğuna.
Bu deyimin hangi anlamda söylendiğini bilmek zor ama kullanılma biçimi itibariyle, herhangi bir yarışta ipi kimin göğüsleyeceğinin görüneceği şeklinde bir yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz.
Ama ben, dananın kuyruğunun kopmasını bir başka biçimde yorumlayacağım.
Bildiğiniz gibi dana eti çok değerlidir.
Et oburlar, özellikle koyun, kuzu ve danayı tercih eder.
Bu yüzden kaçan ya da kaçırılmak istenen danayı yakalayabilmek için, kuyruğundan tutmak gerekir.
Kuyruğundan yakalanan dana, inat eder kaçmaya çalışır da kuyruğu koparsa, bizim et oburların elinde dana eti değil kuyruk kalır.
Seçimde de iktidar nimetleri var.
Bakalım yarın akşam hangi siyasetçinin elinde kuyruk kalacak, hangisinin sofrasında dana eti ile bir ziyafet çekilecek?