DÜN, geçen sezonun sonlarına doğru çarşı merkezinde, esnafın yoğun olarak bulunduğu boş bir sokakta çektiğim fotoğrafı facebook'ta paylaştım, altına da şu notu düştüm: 'Var bi patlama çeşidi! Turizmciler ve şehrin idarecileri...
DÜN,
geçen sezonun sonlarına doğru çarşı merkezinde, esnafın yoğun olarak bulunduğu boş bir sokakta çektiğim fotoğrafı facebook’ta paylaştım, altına da şu notu düştüm:
“Var bi patlama çeşidi! Turizmciler ve şehrin idarecileri her sene olduğu gibi bu sene de ‘Alanya'da sezon süper geçecek. Turizm patlayacak’ diyor ama Nisan geçti, Mayıs bitti bitecek, henüz bir kıpırtı yok. Şehirde bir patlama çeşidi var ama bu ne yazık ki turizmde değil. Çarşıda boş yere turist bekleyen, siftah yapmadan dükkan kapatan esnaf sıkıntıdan patladı, kimsenin haberi yok! Allah yardımcıları olsun. Sezon böyle geçerse şehirde daha çok patlama olur, benden söylemesi.”
***
Sağ olsunlar, çok sayıda esnaf takipçim bu fotoğrafın altına birbirinden çarpıcı yorumlar yaptı.
***
İşte onlardan en dikkat çekici olanları…
Misal, Serdar Doğan, “Abi, turizm ya patlayacak ya patlayacak. Ya da esnaf kel patlayacak” derken, Asım Şahinkaya, “Aslında turist de var, iş de. Ama bizim işyerleri çok yetersiz kalıyor. Turist çevreyolu üzerindeki outletlere götürülüyor. Esas bunlara önlem alınırsa ve yeni işyeri açılması durdurulursa problem aşılır” diye yorum yaptı.
***
Alptuğ Bildirici, “Alper kardeşim. Bu seneyi boş ver, 2016 için ne yapılıyor? Bir ay sonra önümüzdeki senenin kontratları başlayacak, bir şey yapılmazsa 2016 daha kötü, benden demesi” diyerek karamsar ama haklı bir tablo çizdi.
Hüseyin Ciğerci, “Eğitimsiz esnafın müşterisi olmaz. Her meslek için eğitim şart” diyerek çarpıcı bir gerçeğe dikkat çekerken, Fırat Akyol, “Çakma tekstil ürünleri satan mağazalardan kurtulmadığı sürece Alanya'nın turizmde nitelik yakalaması mümkün değil. Coğrafyası Monako'nun bin gömlek üzerinde olan Alanya'nın hak ettiği profil bu değil. Belki boyut olarak kıyaslamak yanlış olur ama çok uzakta değil, hemen yakınlardaki Kaş'tan biraz örnek alınmalı” diyerek imitasyon ürün satan esnafın bolluğuna vurgu yaptı.
***
Aynı zamanda AKP Alanya İlçe Teşkilatı Yönetim Kurulu Üyesi de olan Çinal Lokantası’nın sahibi, yılların esnafı Hüseyin Çinal, “Herkes kendi işini yapsa bu sıkıntıları yaşamayız. Ama her esnaf dükkanında ‘Her b.ku ben satayım’ derse Alanya’ya milyon turist de gelse bir halt olmaz. Yakında butikler dondurma satmaya başlarsa şaşırmayın” diyerek, son dönemde Alanya’da türeyen “aynı işyerinde her şeyin satılması” sürecini eleştirdi.
Çinal’a sonuna kadar katılıyorum ve söylediklerinin altına aynen imzamı atıyorum.
***
CHP’li Engin Alataş, “Sezon kötü demezler. Derlerse kiralar düşer, ağa takımı aç kalır” diyerek ironi yaparken, Osman Tunç, “Bakıyorum yorum yapanlar elinden gelse ‘Bu esnaf bir b.ktan anlamıyor. Ondan iş olmuyor’ diyecek. Destek olacaklarına köstek oluyorlar. Dikkatle bakıyorum, işleri iyi olanlar saçma sapan yorum yapıyor” diyerek itiraz hakkını kullandı.
***
Asım Şahinkaya, “İşinin iyi olduğunu söyleyen ya yalan söyler, ya da dükkan veya mülk sahipleridir. Her otelin önüne çarşı kurarsan, her zemin katı, merdiven altını butik yaparsan, çevreyoluna outlet yapar, otobüs otobüs turist taşırsan, akşamları turistin yarısını diskoya, yarısını cip safariye, kalanı da plaj partisine götürürsen, çarşı merkeze turist kalmaz” diyerek kiracıların çektiği çileye dikkati çekti.
***
Adem Ersoy, “Beyler, kendi ipinizi kendiniz kestiniz. Turist otele gelirken yolda info veriliyor, ‘Kesinlikle acentesiz alışveriş yapmayın. Yoksa ördek gibi yolunursunuz’ deniliyor” diyerek, turist rehberi terörüne vurgu yaptı.
***
Gold City’den tanıdığımız, deneyimli turizmci Ali Büyükdemirel’in, halen Rusya’da eğitim gören oğlu Cemre Büyükdemirel de sağ olsun, paylaşımıma yorum yaptı.
Dedi ki: “Kimse kusura bakmasın da bu olay esnafın marifeti. Moskova’dayım. Kiminle Türkiye tatili muhabbeti açsam, dolandırıcı esnaftan bahsediyor. Kendi gözlerimle görmemiş olsam, bunu diyenlerle kavgaya tutuşurdum. İki sene önce arkadaşlarımla Alanya’ya geldiğimizde Cuma Pazarı’nda hediyelik eşya satan bir dükkana girdik. Benimle birlikte girenlerden biri bir çakmak almak istedi. Üzerinde ‘Turkey’ yazan, maliyeti en fazla 1 TL, esnafa gelişi de en fazla 2 TL olan bir çakmaktı. Esnaf beni fark etmemiş olacak ki, çakmağa 15 Dolar istedi. Hem de derme çatma bir Rusçayla. Ben kendimi tutamadım, ‘Yuh be usta, endee çakmağı gaça alıyon sen?’ diye çıkışınca ‘Vay biladerim, sen Alanyalı mıydın? Kusura bakma’ demeye başladı. Yahu beni kandır da o turisti kandırma. Benim paramı değil, o turistin parasını yiyorsun sen” diyerek, çarpıcı bir gerçeğin altını kalın harflerle çizdi.
***
Esnaf Recep Çalış ise günün en anlamlı yorumunu yaptı.
Dedi ki: “Turizm patlaması yaşanması çok zor. Çünkü sezon sonunda toplanıp ‘Bu sezonu nasıl geçirdik, ne tür şikayetler ya da memnuniyetler aldık?’ anlamında değerlendirme ve istişare toplantıları yapamıyoruz. Bir sezon furyası gelip geçiyor. Herkes ümitle bekliyor. Ama şu ana kadar iyi giden bir şey yok. Hayırlısı inşallah.”
***
Özetleyecek olursak.
Alanya’da turizm ne yazık ki kara düzen yapılıyor.
Otelci acenteciyle anlaşıp, fiyat kırmadan doldurabilirse otelini güç bela dolduruyor, buna mukabil otelindeki dükkanları kiralayıp sezonu kurtarmanın yoluna bakıyor, çarşı merkezindeki esnaf ise otellerden gelecek olan, otellerin içindeki dükkanlardan arta kalan, veya hanut peşindeki acentelerin alışveriş mağazalarına götürmek için otobüslere dolduramadığı turistin yolunu gözlüyor.
***
Başta uyarmıştım, yine söyleyip noktayı koyayım.
Turizmin patlayacağı yok gibi gözüküyor, aman Allah muhafaza, sezon sonunda başka şeyler patlamasın, tek derdimiz bu!