Türkiye genelinde 33 bin hasta, uygun organ bulunması umuduyla bekleme listelerinde yer alıyor. 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında paylaşılan 2025 yılı verilerine göre, gerçekleştirilen 5 bin 206 organ naklinin 4 bin 343'ü canlı vericilerden, yalnızca 863'ü beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapıldı. Nakillerin yüzde 83'ünü canlı, yüzde 17'sini kadavra vericili işlemler oluşturdu.

TÜRKİYE KADAVRADAN BAĞIŞTA HANGİ SEVİYEDE?

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkem Çakır'ın açıklamalarına göre, Türkiye canlı vericili nakillerde dünyada örnek gösterilirken, kadavradan nakillerde istenilen seviyeye ulaşamadı. Avrupa'da milyon nüfus başına düşen bağışçı sayısı ortalama 25 seviyesindeyken, bu oran Türkiye'de 5,62'de kalıyor. Prof. Dr. Berber, mevcut güçlü sağlık altyapısının daha fazla hastaya hizmet verebilmesi için beyin ölümü gerçekleşen kişilerden yapılan bağışların artması gerektiğini aktardı.

BEYİN ÖLÜMÜ İLE BİTKİSEL HAYAT FARKI NEDİR?

Toplumdaki en büyük yanılgılardan birinin beyin ölümü ile bitkisel hayatın karıştırılması olduğu belirtiliyor. Bitkisel hayatta hastanın solunum gibi yaşamsal fonksiyonları devam ederken, beyin ölümünde beyin sapı işlevleri tam ve geri dönüşümsüz olarak kayboluyor. Uzmanlar, beyin ölümü tanısı kesinleşmeden organ alımının tıbben mümkün olmadığını, bağış kararının hastanın yaşarken alacağı tıbbi bakımı hiçbir şekilde etkilemeyeceğini vurguladı.

E-DEVLET ÜZERİNDEN BAĞIŞ NASIL YAPILIR?

26 Eylül 2025 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğiyle birlikte organ bağışı süreçleri tamamen dijitalleştirildi. Artık 18 yaşını doldurmuş vatandaşlar, E-Devlet veya E-Nabız platformları üzerinden kısa süre içinde organ bağışı beyanında bulunabiliyor ve istedikleri zaman bu kararı güncelleyebiliyor. Prof. Dr. Çakır, diyabet, hipertansiyon veya kanser geçmişi olan kişilerin de bağışçı olabileceğini, organların uygunluğuna tıbbi kurulun karar verdiğini duyurdu.

iPhone'larda WhatsApp açığı: Rehberinizden para isteyebilirler
iPhone'larda WhatsApp açığı: Rehberinizden para isteyebilirler
İçeriği Görüntüle

Dini çekinceler konusunda ise Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 6 Mart 1980 tarihli kararı esas alınıyor. Gerekli tıbbi şartların sağlanması, hastanın başka tedavi seçeneğinin bulunmaması ve alıcının onayı durumunda organ naklinin dini açıdan caiz olduğu ifade ediliyor.

Muhabir: Haber Merkezi