YATAĞINDAN sıçrayarak uyandığın rüyanın saatler sonra gerçek olduğunu öğrendiğin o anın tarifini anlatmak isterdim kelime bulabilseydim. Gecenin üçünde sebepsiz yere uyku bölünüşlerin nedenini anlatmak isterdim cümle kurabilseydim. Yazdığım...
YATAĞINDAN
sıçrayarak uyandığın rüyanın saatler sonra gerçek olduğunu öğrendiğin o anın tarifini anlatmak isterdim kelime bulabilseydim. Gecenin üçünde sebepsiz yere uyku bölünüşlerin nedenini anlatmak isterdim cümle kurabilseydim. Yazdığım onca şeyin sustuğum şeylerin sadece % 5 i olduğunu bilin isterdim, bilebilseydiniz. İşte bizde böyleyiz. Söylediğimiz kadar varız. Siz anlamak istediğiniz kadar anlıyorsunuz. Söz uçar yazı kalır mı bilmiyorum ama insanın sustuğu her şey gölgesi gibi onu takip eder biliyorum. İnsanın parmaklıkları kendi elleridir biliyor musunuz? Kendi beyni, kalbi, bedeni ve tüm benliği… Bazen bir hücrede ne kadar yalnız olduğunu düşünür ağlarsın, bazen en özgür olduğun an da kendi beynin ve kalbindeki parmaklıkları fark eder yine ağlarsın. Sorun o hücrede olmak ve ya olmamak değildir. Sorun zaten kafanın içinde kurtulmaya çalıştığın parmaklıklardır. Susturamadığın ses, boğazındaki düğüm, sabah yüzüne vuran rüzgardır. O yüzden görünen yüze, gülen göze, yürüyen ayaklara aldanmayın. İnsan kahkaha atarken de ağlayabilir, yürürken de düşebilir. Hepimiz karanlık bir gecenin karanlık sabahlarına uyanmışızdır. Hayatın güneşli sabahlardan ibaret olmadığını anladığımız şimşekler çakmıştır içimizde. Kimse bizi anlamıyordur. Dünya üzerimize geliyor da onu ittirmeye çalışıyoruzdur. Hayatın karşımıza ne çıkaracağı hakkında en ufak fikrimiz yok. İnsan bazen yaşadıklarına inanmamakla geçiriyor ömrünü.
İnanın bana bir gün hepsi kötü bir rüya olarak kalabilir, tek bir şartla eğer inanırsanız. O da şu an eğer gerçekten istersen ve inanırsan olmasını dilediğin her şeyin bir gün olacağına dair inancın seni o inanç doğrusunda hareket ettirir. Eğer çok istersen her şey mümkün. Ayağına dolanan o ip, kalbindeki o kara bulut, beynindeki susmayan seslerin hepsi kaybolacak. İnan yeter ki inan gerçek olsun. Mevlana’nın da söylediği istediği gibi “Allah der ki; Kimi benden çok seversen onu senden alırım.” Ve ekler; “Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur. Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür. Düşman kalkar dostun olur. Öyle garip bir dünya, olmaz dediğin ne varsa olur. Düşmem dersin düşersin. Şaşmam dersin şaşarsın. En garibi de budur ya; Öldüm der durur yine de yaşarsın."