Antalya'nın Manavgat ilçesinde, Kuzey Amerika kökenli çayırkoşarı (Calidris subruficollis) Türkiye'de ilk kez kayıt altına alındı. Manavgat Çayı'nın denize döküldüğü Ulualan bölgesinde 25 Ekim 2026 sabahı görüntülenen kuş, Türkiye'nin kayıtlı 506'ncı, Antalya'nın ise 361'inci kuş türü olarak duyuruldu. Nadir gözlem, Türkiye'nin farklı şehirlerinden kuş gözlemcilerini Manavgat'a yönlendirdi.
HOLLANDALI GÖZLEMCİ MANAVGAT'TA KEŞFETTİ
HOllandalı kuş gözlemcisi Jourdy Houkes, 25 Ekim sabahı Manavgat Çayı ağzında yaptığı gözlem sırasında daha önce Türkiye'de kaydedilmemiş çayırkoşarını fark etti. Houkes'un Antalya Kuş Gözlem Topluluğu'na haber vermesi üzerine bölgeye gelen gözlemciler, kuşun fotoğraf ve video kayıtlarını inceleyerek türün kimliğini doğruladı.
Türkiye Kuş Kayıt Komitesi Başkanı Mustafa Erturhan, çayırkoşarının doğal yaşam alanının Kuzey Amerika olduğunu belirterek türün zaman zaman göç güzergâhından saparak Avrupa'ya ulaştığını anlattı. Erturhan, Manavgat'taki gözlemin türün olağan dağılım alanının oldukça doğusunda gerçekleşmesi bakımından önemli olduğunu ifade etti.
TÜRKİYE'NİN FARKLI İLLERİNDEN MANAVGAT'A GELDİLER
Çayırkoşarının Türkiye'de ilk kez görüntülendiği bilgisinin kuş gözlemcileri arasında paylaşılmasının ardından İstanbul başta olmak üzere farklı illerden çok sayıda doğa fotoğrafçısı ve gözlemci Antalya'ya hareket etti. Bazı gözlemciler hava yolunu tercih ederken bölgeye ulaşanlar nadir türü fotoğraflama fırsatı buldu.
Kuş gözlemcisi Emin Yoğurtcuoğlu da haberi aldıktan sonra ilk uçakla Antalya'ya geldiğini sosyal medya hesabından duyurdu. Yoğurtcuoğlu, daha önce dünyanın farklı bölgelerinde gerçekleştirdiği gözlemlerde karşılaşmadığı türü Manavgat'ta görmek üzere yola çıktığını belirtti.

ÇAYIRKOŞARI NEDEN TÜRKİYE'DE GÖRÜLMÜYOR?
Bilimsel adı Calidris subruficollis olan çayırkoşarı, üreme dönemini Alaska ve Kanada'nın kuzeyindeki Arktik tundralarda geçiriyor. Kış aylarında ise Güney Amerika'ya göç ederek özellikle Arjantin ve Uruguay'ın geniş otlaklarında yaşamını sürdürüyor.
ABD merkezli kuş koruma kuruluşu National Audubon Society'nin tür hakkındaki bilimsel bilgilerine göre çayırkoşarının olağan göç yolu Kuzey ve Güney Amerika arasında uzanıyor. Bu nedenle Avrupa'da görülmesi nadir kabul ediliyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz bölgesindeki kayıtlar ise türün alışılmış göç güzergâhının dışında bulunuyor.
Manavgat'taki bireyin bölgeye nasıl ulaştığı kesin olarak bilinmiyor. Bununla birlikte Kuzey Amerika kökenli bazı göçmen kuşların sonbahar göçünde olağan rotalarından uzaklaşarak Avrupa'ya ulaşabildiği biliniyor. Tek bir gözlem, türün Türkiye'de düzenli olarak görülmeye başladığı anlamına gelmiyor.
KÜRESEL ÖLÇEKTE KORUNMASI GEREKEN TÜRLER ARASINDA
Çayırkoşarı yalnızca Türkiye için yeni bir kayıt olmasıyla değil, dünya genelindeki koruma durumuyla da önem taşıyor. Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) 2024 değerlendirmesinde türün statüsü, tehlikeye yakın anlamına gelen NT kategorisinden hassas anlamına gelen VU kategorisine yükseltildi. Bu sınıflandırma, türün küresel ölçekte yüksek yok olma riskiyle karşı karşıya bulunduğunu gösteriyor.
Kanada hükümetinin 2022 tarihli çayırkoşarı yönetim planında, dünya nüfusunun yaklaşık 56 bin birey olduğu tahmin ediliyor. Belgede doğal yaşam alanlarının kaybı, tarımsal faaliyetler, pestisitlere maruz kalma ve iklim değişikliği türün geleceğini etkileyebilecek başlıca riskler arasında sıralanıyor. Bu nüfus tahmini geçmiş yıllara ait olduğundan güncel birey sayısını kesin olarak göstermiyor.

MANAVGAT ÇAYI AĞZI GÖÇMEN KUŞLAR İÇİN ÖNEMLİ
Antalya Kuş Gözlem Topluluğu üyesi Gökçe Coşkun, Manavgat Çayı ağzının özellikle ilkbahar ve sonbahar göçlerinde farklı kuş türlerine ev sahipliği yaptığını belirtti. Coşkun'a göre çayırkoşarının burada kaydedilmesi, bölgenin nadir göçmen kuşlar açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu.
Çayırkoşarı, birçok kıyı kuşundan farklı olarak beslenmek için yalnızca çamurlukları ve sığ suları kullanmıyor. Kısa otlu çayırlar, meralar ve açık tarım alanlarında da böceklerle besleniyor. Bu nedenle nehir ağızlarının çevresindeki açık otlaklar, türün göç sırasında yararlanabileceği yaşam alanları arasında bulunuyor.
Manavgat'taki kayıt, kuş gözlemciliğinin biyolojik çeşitliliğin belgelenmesindeki rolünü de gösteriyor. Gözlemlerin tarih, konum, fotoğraf ve tür bilgileriyle kayıt altına alınması, kuşların dağılımındaki değişikliklerin uzun vadede incelenmesine katkı sağlıyor.
MANAVGAT'TA GÖRÜNTÜLENEN KUŞUN AYAĞINDA AKSAMA VAR
Antalya Kuş Gözlem Topluluğu'ndan Gökçe Coşkun'un aktardığına göre Manavgat'ta görüntülenen çayırkoşarının sol ayağında aksama fark edildi. Ancak gözlem sırasında belirgin bir açık yara görülmediği, kuşun yürümeye, beslenmeye ve uçmaya devam edebildiği belirtildi.

Kuşun ayağındaki aksamanın nedeni hakkında veteriner hekim tarafından yapılmış bir değerlendirme paylaşılmadı. Bu nedenle durumun göç sırasında meydana gelen bir yaralanmadan kaynaklandığını söylemek mümkün değil.
NADİR KUŞLARI GÖZLEMLERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Manavgat'taki nadir kuş kaydı, bölgeye yönelik kuş gözlemciliği ilgisini artırırken doğal yaşamın korunmasını da gündeme getiriyor. Özellikle uzun mesafeli göç yapan kuşlar, yolculuk sırasında enerji ihtiyaçlarını karşılamak için güvenli beslenme ve dinlenme alanlarına ihtiyaç duyuyor.
Bu nedenle gözlemcilerin kuşlara yaklaşarak onları uçmaya zorlamaması, beslenme alanlarına girmemesi ve fotoğraf çekmek amacıyla hayvanların davranışlarını değiştirecek müdahalelerden kaçınması önem taşıyor. Dürbün ve telefoto objektif kullanılması, doğal yaşamı rahatsız etmeden gözlem yapılmasına yardımcı oluyor.
Manavgat Çayı ağzında 25 Ekim'de gerçekleştirilen gözlem, Antalya'nın kuş çeşitliliğine yeni bir tür eklerken Türkiye'deki kuş kayıtlarının güncellenmesi açısından da önemli bir gelişme oldu. Türün bölgede ne kadar süre kalacağına veya yeniden görülüp görülmeyeceğine ilişkin henüz doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.




