Edinilen bilgilere göre A.L. isimli vatandaş, tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandı. Kendilerini “başkomiser” olarak tanıtan şüpheliler, A.L.’ye kimliğinin bir terör örgütü tarafından kullanıldığını söyledi. Şüphelilerin oluşturduğu korku ve baskı ortamında yönlendirilen A.L., para ve ziynet eşyalarını teslim etti.

Olayın ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda dolandırıcılık olayına karıştığı değerlendirilen şüphelilerin kimlikleri tespit edildi. Antalya merkezli 4 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından “Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan adli makamlara sevk edilen 5 şüpheliden 3’ü tutuklandı. Diğer 2 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı.

DOLANDIRICILAR KORKU VE OTORİTE ALGISINI KULLANIYOR

Emniyet Genel Müdürlüğünün dolandırıcılığa ilişkin bilgilendirmelerinde, bu yöntemin temelinde mağdur üzerinde korku ve otorite baskısı oluşturmanın bulunduğu belirtiliyor. Dolandırıcılar kendilerini polis, savcı, hâkim veya asker gibi kamu görevlileri olarak tanıtabiliyor; kişinin kimliğinin, telefon hattının ya da banka hesabının bir suç veya terör soruşturmasına karıştığını ileri sürebiliyor. Ardından sözde soruşturmanın yürütülmesi veya kişinin suçlamadan kurtarılması için para ya da altın talep edilebiliyor.

Bu yöntemde mağdurun sağlıklı biçimde düşünüp yakınlarıyla veya gerçek kolluk görevlileriyle iletişime geçmesini engellemek amacıyla görüşmenin kesilmemesi, olayın gizli tutulması veya verilen talimatların hızla yerine getirilmesi yönünde psikolojik baskı kurulabiliyor. Emniyetin uzun süredir yaptığı resmi uyarılarda ise polis, savcı veya diğer kamu görevlilerinin bir operasyon gerekçesiyle vatandaşlardan para, altın ya da banka hesap bilgisi istemeyeceğinin altı çiziliyor.

ANTALYA’DA BENZER YÖNTEM DAHA ÖNCE DE KULLANILDI

Antalya’da kamu görevlisi kimliği kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimleri daha önce de güvenlik birimlerinin operasyonlarına konu oldu. Kentte yürütülen farklı soruşturmalarda kendilerini polis veya başka kamu kurumlarının görevlileri olarak tanıtarak vatandaşların güvenini kazanmaya çalışan şüpheliler hakkında işlemler yapıldı. Bu dosyalar, kamu kurumlarının adı ve kamu görevlisi sıfatının dolandırıcılık yöntemlerinde güven sağlamak veya mağduru baskı altına almak amacıyla kullanılabildiğini gösteriyor.

“POLİS VE SAVCI PARA YA DA ALTIN İSTEMEZ”

Emniyet Genel Müdürlüğü, iletişim yoluyla dolandırıcılığa karşı yaptığı uyarılarda vatandaşların kendilerini polis, asker veya savcı olarak tanıtarak para ve altın isteyen kişilere inanmaması gerektiğini özellikle vurguluyor. Resmi bilgilendirmelerde, gerçek kamu görevlilerinin vatandaşlardan bir soruşturma veya operasyon kapsamında para ve ziynet eşyası teslim etmelerini istemeyeceği belirtiliyor.

Kuytul Soruşturmasında “FİT” ve Sözde Mahkeme İddiası
Kuytul Soruşturmasında “FİT” ve Sözde Mahkeme İddiası
İçeriği Görüntüle

ŞÜPHELİ TELEFON GELDİĞİNDE NE YAPILMALI?

Bu tür bir aramayla karşılaşan vatandaşların telefondaki kişinin verdiği talimatları yerine getirmemesi, para veya ziynet eşyası teslim etmemesi ve banka bilgileri, şifreler ya da kişisel güvenlik bilgilerini paylaşmaması önem taşıyor. Arayan kişinin gerçekten kamu görevlisi olup olmadığı, telefon görüşmesindeki numara veya kişinin verdiği bilgiler üzerinden değil, görüşme sonlandırıldıktan sonra resmi iletişim kanalları kullanılarak doğrulanmalı. Şüpheli durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden kolluk birimlerine bilgi verilebiliyor.

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK İÇİN ADLİ SÜREÇ İŞLİYOR

Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçları Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158’inci maddelerinde düzenleniyor. Emniyet Genel Müdürlüğünün bilgilendirmesine göre, kamu kurumlarının araç olarak kullanılması veya bilişim sistemleri ile banka ve kredi kurumlarının sağladığı imkanlardan yararlanılması gibi durumlar suçun nitelikli halleri arasında değerlendirilebiliyor. Somut olaylarda suçun hukuki niteliği ve şüphelilerin sorumluluğu ise soruşturma ve yargılama sürecinde adli makamlar tarafından belirleniyor.

Antalya Emniyet Müdürlüğü de son olayın ardından vatandaşları telefon dolandırıcılığına karşı dikkatli olmaya çağırdı. Yetkililer, kendisini polis, savcı veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerin para ya da altın talebine kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

Kaynak: Haber Merkezi