CEHALETTİN'İN abuk sabuk konuşmalarını arar oldum. Yemin ederim bu adam beni saçmalıklara alıştırdı. Sosyoloji dalında lisansüstü yapmak istiyorum. Bu adamdan daha iyi bir kaynak yoktur diye düşünüyorum. Bence bu ülkenin çoğunluğunu...
CEHALETTİN'İN
abuk sabuk konuşmalarını arar oldum.
Yemin ederim bu adam beni saçmalıklara alıştırdı.
Sosyoloji dalında lisansüstü yapmak istiyorum.
Bu adamdan daha iyi bir kaynak yoktur diye düşünüyorum.
Bence bu ülkenin çoğunluğunu çok iyi temsil ediyor.
Onu anlayabilirsem, ülkenin genelini de çözerim.
Bu yüzden gelir gelmez pazaryerine gittim.
Baktım, boş pazarda başı ellerinin arasında oturuyor.
N'apsın adamcağız, müşteri diye sinek avlıyor.
Akşama eve ne götürecek, kara kara onu düşünüyor.
Haline acıdım ama elimden bir şey gelmez.
***
"Kolay gelsin Cehalettin, düşünme bugünler de geçer" dedim.
Yüzüme baktı ve "Hangi günler?" dedi.
"Müşterinin olmadığı günler" dedim.
"Ben onu düşünmüyordum ki" diye cevap verdi.
"Ya neyi düşünüyordun öyle kös kös?"
"Suriyelileri."
"Hah" dedim içimden, bu da Suriyelileri istemiyor.
***
Cehalettin konuşmasına devam etti: "Bu insanları vatandaş yapmak çok akıllıca da yalnız bir sorun var. Yanlış düşünüyorsam sen söyle. Doğuda kalırlarsa Kürtler eziyet eder bunlara. Batıdaki şehirlere parça parça dağıtmalıyız. Sonra bunlar evsiz barksız insanlar. Gittikleri şehirde TOKİ bunlara ev yapıp vermeli. Evlerin parasını da devlet taksit taksit ödemeli. 100 bini memur olacakmış, yetmez, 100 bini de işçi olmalı. Adamlar nasıl anlaşacak, dillerimiz farklı. Başındaki amirler derhal Arapça öğrenmeli. Bunlara verilecek ücret Türklerin iki katı olmalı. Çünkü çok çocukları var, geçinemezler. Gençlerine bedava burs verip, sınavsız üniversiteye alıyoruz. Bunu düşünen iyi düşünmüş de, ya yaşlıları ne olacak? Ben şöyle düşündüm, bakalım nasıl bulacaksın. Vatandaşlık verilir verilmez yaşlılar emekli sayılmalı. 30 yıl bir kamu kuruluşunda görev yapan kadar maaş almalı. Mesela sen müdürüm, kaç yıl çalıştın?"
Şaşkın şaşkın bakarken ağzımdan "35 yıl" çıktı.
"Hükümet sana ayda ne emekli maaşı veriyor?"
Hükümet değil, devlet veriyor. 2200 lira ama..."
Cehalettin hızını alamayıp konuşmamı kesiyor.
Konuşmama izin verse, "O para yıllarca benden kesildi" diyeceğim.
"O da azmış ama artık idare etsinler" diyor.
***
Ben öfkeyle oradan uzaklaşırken o hâlâ konuşuyordu.
Yeni ümmetdaşı Suriyelilerin derdine çözüm arayışındaydı.
Bomboş pazarda akşama kadar sinek bulsa avlayacaktı.
Fakat cehennem sıcağında sinekler bile saklanmıştı.
Akşama evine götüreceği bir ekmeğin parasını bile kazanamamıştı.
Sosyoloji tezim için bundan daha iyi bir örnek bulamazdım.
Ancak tezi yazdıktan sonra eski halime dönebilir miydim, bilmiyorum.