Ülkemizi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli büyük bir deprem yaşadık. Depremin hemen ardından ABD'nin geliştirdiği HAARP projesiyle ilgili söylentiler gündeme geldi.
17 Ağustos 1999 depremi sonrasında HAARP ile deprem ilişkilendirilmesi ilk kez dile getirilmişti. Yüksek Frekanslı Aktif Aurorasal Araştırma Programı adıyla bilinen (High Frequency Active Auroral Research Program)'ın baş harflerinden oluşan, kısaca HAARP; ABD Hava Kuvvetleri, ABD Deniz Kuvvetleri, Defansif İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) ve Alaska Üniversitesi tarafından 1993 yılında iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak üzere Alaska’da kurulmuştur.
Bilim insanı Nikola Tesla’nın elektrik ve enerjiyle ilgili çalışmalarını temel alan HAARP, radyo dalgalarının iletilmesinde kullanılan atmosferin katmanı olan iyonosferin özelliklerini incelemek için başlatılmış olan bir projedir. Projenin en temel amacı, radyo iletişim ve gözlem araştırmalarını geliştirmek amacıyla iyonosfer tabakasında incelemeler ve deneyler yapmaktır. Bu amaçla, HAARP kapsamında üretilen en meşhur aygıt, İyonosferin Araştırma Enstrümanı (IRI) isimli bir ölçüm aracıdır. Bu araç sayesinde HAARP, yüksek frekanslı ve yüksek enerjili radyo dalgalarını iyonosfer tabakasına gönderebilmektedir. IRI sayesinde HAARP araştırmacıları, iyonosferin çok küçük bir kısmını, geçici bir süreyle uyarabilmektedirler. İşte bu iyonosferi uyarma kapasitesi nedeniyle HAARP, uzak mesafeden çeşitli doğa olaylarını manipüle etmekte kullanılabileceği iddialarının odağında yer almıştır.
Ülkemizde olan her deprem sonrası gündeme gelen HAARP'ın çalışma alanları arasında hava olaylarını değiştirme, uyduları deaktive etme, geniş kitlelerin düşüncelerini ve psikolojik durumlarını kontrol etme, istenilen ülkelerin iletişim ve radar sistemlerini çökertme ve depremler yaratma gibi çeşitli iddialar bulunmaktadır. HAARP, ekolojik dengeyi bozacak sonuçları olan entegre silahların bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Millet olarak depreme odaklandığımız bu günlerde savunma ve güvenlik alanında önemli platformlardan biri olan Münih Güvenlik Konferansı 17 /19 Şubat 2023'te toplandı. Çin ile ABD arasında gerilimlerin arttığı bir zamanda gerçekleşen Münih Güvenlik Konferansı'ndaUkrayna-Rusya savaşının yanı sıra NATO'nun geleceği, Dağlık Karabağ, Orta Doğu ve Hint-Pasifik bölgesindeki durum, İran'ın nükleer programının ve Türkiye’de meydana gelen, Suriye'de de büyük yıkıma yol açan şiddetli depremlerin ardından yapılacak yardımlar da ele alındı.
59’uncusu düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı'nda Açık Toplum Vakfı lideri George Soros yaptığı konuşmada HAARP teknolojisini gündeme getirdi. Soros, "İklim değişikliğinin hızlanması önlenemezse medeniyetimizi kaybedeceğimizi" belirterek "küresel uygarlık ciddi bir tehlike altında çünkü yükselen sıcaklıklar dünyanın büyük bir bölümünü neredeyse yaşanmaz hale getirecek" dedi. George Soros konuşmasında daha önce Bill Gates tarafından iklim krizinin etkilerini hafifletme amacıyla "Güneş'i karartma" çalışmalarına da destek istedi.
Münih Güvenlik Konferansı'nda Soros'un konuşmasında vurgu yaptığı HAARP'ın gerçek amacı belli değildir. Ancak sistemin amacının atmosferi manipüle etmek olduğu bilinmektedir. İklim olaylarını kendi lehlerine çevirmek isteyen ABD Hava Kuvvetleri tarafından HAARP, "havayı bir silah olarak kullanma" olarak değerlendirilmiş ve buna yönelik projeler raporlanmıştır. Hava ile ilgili modifikasyonları ABD, ulusal güvenlik politikalarının bir parçası olarak görmektedir.
Hava olaylarının kontrolü, hava şartlarının değiştirilmesi, yeni hava koşullarının oluşturulması gibi yönüyle HAARP savaşta milletlerin kaderini belirleyecek çok büyük bir projedir.
Soros, Kuzey Kutbu üzerinde yapay bulutlar oluşturularak, Arktik Okyanusu'nun (Kuzey Buz Denizi) yeniden dondurulabileceğini ileri sürmektedir. Hava araçlarıyla atmosferin stratosfer katmanına çeşitli gaz ve partiküllerden oluşan ince bir sis yayılarak beyaz bulutlar yaratılabileceğini" ve bu sayede güneş ışığının bir kısmının uzaya geri yansıyacağına ve gezegenin soğuyacağına inanmaktadır. "Güneş'i karartmak" diye de nitelenen bu projeyi HAARP teknolojisi kullanarak yaşadığımız gezegeni yapay olarak korumak, küresel ısınmayı yavaşlatmak amaçlanmaktadır.
Güneş ışınlarını istediğiniz zaman yansıtıp istediğiniz zaman engelleyerek bile neler yapılabileceğini hayal ediniz... Sıcak ve kurak bir kış geçiriyoruz. HAARP ile bağlantısı olabilir mi?