1 Ocak 1997'de Alanya'ya geldim ve o tarihten beri 15 yıldır Alanya'da yaşıyorum. Oğlum Oğuz, gelinim Asiye, torunum Esen (Deniz) Bayrak damadımız Fahri ve torunumuz Gökdeniz Alanya'da bulunmanın gururunu yaşıyoruz. 1997'de...

1 Ocak 1997'de Alanya’ya geldim ve o tarihten beri 15 yıldır Alanya'da yaşıyorum. Oğlum Oğuz, gelinim Asiye, torunum Esen (Deniz) Bayrak damadımız Fahri ve torunumuz Gökdeniz Alanya’da bulunmanın gururunu yaşıyoruz. 1997'de DYP İlçe Başkanı saygı değer ve gerçek dost Hüseyin Kasapoğlu idi. Başkan yardımcılarından birisi meslektaşım Adnan Ayaz'dı. Kendisiyle görüştüğüm bir sırada "Partinin basın müşaviri yok kabul edersen, seni başkanla görüştüreyim" demişti. Başkan sayın Kasapoğlu, kısa bir görüşten sonra "Hemen gel işe başla" dedi. Ankara'da bulunduğum sırada 15 yıl Yeşil Türkiye Ormancılar Derneği'nin genel başkanlığını yapmam, her ay muntazam mesleki bir dergide baş makale yazmam, daha önce de Orman Genel Müdürlüğünde Personel Şube Müdürlüğü, daha sonra aynı dairenin başkan yardımcılığı gibi bir görevde bulunmam beni basınla iç içe bırakmıştı. Onun için, partinin basın müşavirliğini yapmam da her hangi bir sakınca görmedim. Nitekim her hafta, yayınlanan basın bildirimiz ses getiriyordu. O vesile bir çok Alanya entellektüel siması ile tanışma fırsatım oldu. Böylece merhum Turgut Özgül namı diğer "Tenekeci Turgut" ile tanıştım. Allah rahmet eylesin, Tenekeci Turgut fanatik bir partili idi. Gazetesi Bizim Alanya’da bilhassa muhaliflerine veryansın ediyor ortalığı yakıp, yıkıyordu. Bir gün, "Seni de aramızda görmek istiyoruz, bize de yazı hazırla" dedi. Tok sözlü oluşu, cesur davranışları esasen ben de ona karşı bir yakınlık oluşturmuştu. Kabul ettim ve Bizim Alanya gazetesinde yazı yazmaya başladım. Bir süre sonra, Sevgili patronumuz Mehmet Ali Dim, partiye geldiği bir sırada, "Bizim gazeteye de yazı yazmanı rica ediyorum" dedi. Çok boş vaktim oluyordu ve bende siyasi bir ihtiras vardı, memnuniyetle kabul ettim. Ancak Bizim Alanya’da Sabri Deniz adıyla yazdığım için Yeni Alanya’da Sakaoğlu ismi ile her gün yazı yazmaya başladım. Sakaoğlu müstear adımı Yazı İşleri Müdürümüz olan (şimdi kanal A’da görev yapıyor) Gaye hanım "Sakanın Gagası" olarak değiştirdiler. Buna da sebep aynı gazetede yazarlık yapan ve ANAP’ı öven yazılar yazmasına benim cevap vermem ve bu karşılıklı yazışmalar o kadar ileri gitti ve okuyucular arasında o kadar aranan iki yazar olduk ki, sonunda Refika Akgül ikimizi de Kanal A'ya davet ederek televizyonda da karşılıklı görüşmemizi sağlamış oldu. Vecdi bey şimdi nerededir, ne iş yapıyor, bilmiyorum, bu yazıyı okur cevap verirse, mutlu olacağım. Bütün bu açıklamayı niçin yaptığıma gelince. Kütüphanemde bulunan, bir plaketten bahsedeceğim. Plakette şu açıklama yapılıyor aynen alıyorum; "Sn. Sabri Deniz, gazetemize katkılarınızın anısına... Yeni Alanya Gazetesi 01.09.2003." Demek, 1997'den 2003 yılına kadar gazetemize katkı da bulunmuşum ki, beni bir plaketle ödüllendirmişler. Aradan çok zaman geçti, gazetemizde onlarca yazar kah günlük, kah haftalık kimisi de değişik zamanlar da yazıyor. Elbette, yeni simalar günün gidişatını seslendirecekler, böylece gazete de bu yeni simalarla daha değişik hüviyet oluşturacaktır. Sayın Mehmet Ali Dim’e bu vesile teşekkürlerimi iletir, Yeni Alanya’nın ilelebet büyüyerek devamını temenni ederim.(*) Şura Suresi, 42/43