Çin'in Şansi eyaletindeki Pinglu ilçesinde 1979 yılında yaşanan olay, bugün hâlâ arkeoloji dünyasında örnek gösterilen keşifler arasında yer alıyor. Bahar aylarında hayvanları için ot toplamaya çıkan Hei Yun isimli çiftçi, ulaşılması güç kayalık bir bölgede toprağı kazarken çürümüş bir ahşap sandığa rastladı. Sandığın içinden çıkan altın eserler, uzmanları harekete geçirdi.
Sandığın içinden onlarca altın eser çıktı
İlk incelemelerde sandığın içinde altın külçeler, bilezikler, levhalar, takılar ve çeşitli süs eşyalarının bulunduğu görüldü. Köylüler başlangıçta buldukları eserlerin tarihi önemini anlayamazken, altınların incelenmek üzere yetkililere teslim edilmesiyle keşfin gerçek değeri ortaya çıktı.
Bölge kısa sürede koruma altına alınırken, arkeologlar kapsamlı kazı ve analiz çalışmaları başlattı.
Toplam ağırlığı yaklaşık 68,5 kilogram
pusnet.com sitesinde yer alan habere göre, yapılan envanter çalışmasında toplam 193 altın eser kayıt altına alındı. Koleksiyonun toplam ağırlığının yaklaşık 68,5 kilogram olduğu tespit edilirken, laboratuvar analizleri eserlerin büyük bölümünün yüzde 95'in üzerinde saflıkta altından üretildiğini ortaya koydu.
Uzmanlar, bu denli yüksek saflıktaki altın eserlerin dönemin zenginliğini ve işçiliğini yansıttığını belirtiyor.
Yazıtlar hazinenin yaşını ortaya çıkardı
Arkeolojik incelemelerde bazı eserlerin üzerinde bulunan yazıtlar, hazinenin Tang Hanedanlığı dönemine ait olduğunu gösterdi. Özellikle bir altın eser üzerindeki "Qianyuan Yuan Nian" ibaresi, koleksiyonun MS 758 yılına tarihlendirilmesini sağladı.
Resmi unvanlar taşıyan bazı altın külçelerin ise dönemin devlet yapısı hakkında önemli bilgiler sunduğu ifade edildi.
Savaş döneminde saklandığı düşünülüyor
Araştırmacılar, hazinenin Çin tarihinin en büyük iç savaşlarından biri olarak kabul edilen An Luşan İsyanı sırasında güvenlik amacıyla saklanmış olabileceğini değerlendiriyor. Hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin savaşın ardından geri dönememesi nedeniyle sandığın yüzyıllar boyunca kayalık bölgede kaldığı tahmin ediliyor.
Eserlerin bir kısmındaki küçük darbe izlerinin ise antik dönemde altının saflığını kontrol etmek amacıyla yapıldığı belirtiliyor.
Bugün müzede sergileniyor
Bilimsel çalışmaların tamamlanmasının ardından tarihi ve arkeolojik açıdan en değerli parçalar Şansi Müzesi koleksiyonuna alındı. Yaklaşık 1.200 yıllık geçmişe sahip altın hazinenin önemli bölümü bugün ziyaretçilerin ilgisine sunulurken, diğer eserler de koruma altında muhafaza ediliyor.