Türkiye sabah saatlerinde doğudan gelen sarsıntı haberiyle adeta alarma geçti. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, saat 08.52 sularında merkez üssü Van'ın Tuşba ilçesi olan 5,2 büyüklüğünde şiddetli bir sarsıntı kaydedildi. Yerin sadece 7 kilometre altında gerçekleşen sığ deprem, yüzeye olan yakınlığı sebebiyle devasa bir şiddette hissedildi. Meydana gelen bu gelişme, sismik hareketliliği yakından takip eden Alanya'daki vatandaşlar ve turizm sektörü için de Türkiye'nin aktif bir deprem kuşağında olduğu gerçeğini acı bir şekilde yeniden hatırlattı.
PANİK DALGASI KOMŞU İLLERİ DE VURDU
Depremin yarattığı korku dolu anlar sadece Van merkez ile sınırlı kalmadı. Büyük bir gürültü ve ani sarsıntıyla evlerinden fırlayan vatandaşlar sokaklara akın ederken; Ağrı, Bitlis, Iğdır ve Hakkari’de de aynı panik dalgası yaşandı. Tuşba'daki ana şokun hemen ardından saat 09.00'da 3,2 büyüklüğünde bir artçı sarsıntı daha meydana gelerek yürekleri ağza getirdi. Bölgeden gelen ilk bilgilere göre bir ahırın duvarında kısmi çökme yaşandığı rapor edildi.
GÖZLER RESMİ AÇIKLAMALARDA: CAN KAYBI YOK
Olayın hemen ardından devletin tüm birimleri teyakkuza geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, emniyet, jandarma ve AFAD ekiplerinin acil saha tarama faaliyetlerine başladığını duyurdu. Bakan Çiftçi, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşan ihbarların hızla değerlendirildiğini ve şu an için herhangi bir can kaybı ya da majör olumsuzluk tespit edilmediğini bildirdi. AFAD da resmi kanallarından saha çalışmalarının sürdüğünü ve an itibarıyla kriz yaratacak bir tablonun bulunmadığını doğruladı.
UZMANLARDAN KRİTİK 2011 DETAYI VE ARTÇI UYARISI
Depremin bilimsel boyutuna dair uzmanlardan peş peşe çarpıcı tespitler geldi. NTV canlı yayınına bağlanan Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, bu sarsıntının 2011 yılında Van'ı yıkan büyük depremin aktardığı gerilimin bulunduğu kuzey hattında yaşandığına dikkat çekti. Depremin ana fay üzerinde olmadığını belirten Barış, bir ay boyunca 4,2 büyüklüğüne kadar artçıların sürebileceğini vurgulayarak kırsaldaki derme çatma yapılarda orta hasar riskine karşı uyarılarda bulundu.
Jeolog Prof. Dr. Okan Tüysüz ise sarsıntının bu denli şiddetli hissedilmesini tamamen yer kabuğuna olan yakınlığına bağladı. Bölgenin haritalarında doğrudan diri bir fay görünmese de bu çapta bir depremin bölge için şaşırtıcı olmadığını ifade eden Tüysüz, hasarlı binalara kesinlikle girilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Uzmanların ortak görüşü ise mevcut sismolojik verilere göre bu sarsıntının ardından daha büyük ve yıkıcı bir deprem beklemedikleri yönünde oldu.