Türkiye’nin ana ulaşım koridorları, şehirler arası yolcu taşımacılığından ticari yük hareketliliğine kadar geniş bir trafik yükünü taşıyor. Son dönemde yapılan bir araştırmada Kuzey Marmara Otoyolu, Bolu Dağı geçişi, Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu, Ankara-Niğde Otoyolu ve İstanbul’daki D-100 Karayolu; trafik yoğunluğu, ağır vasıta hareketliliği, yolun karakteri ve değişken hava koşulları nedeniyle sürücülerin özellikle dikkatli olması gereken güzergâhlar arasında gösterildi.

TÜRKİYE'DE 288 BİNİ AŞKIN ÖLÜMLÜ VE YARALANMALI KAZA

TÜİK’in 2025 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, trafik güvenliğinin boyutunu ortaya koydu. Türkiye genelinde yıl boyunca 1 milyon 549 bin 574 trafik kazası meydana gelirken, bunların 288 bin 321’i ölümlü veya yaralanmalı olarak kayıtlara geçti. Bu kazalarda 6 bin 35 kişi hayatını kaybetti, 403 bin 937 kişi yaralandı. Ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 86,5’i yerleşim yerlerinde, yüzde 13,5’i ise yerleşim yeri dışında gerçekleşti.

Verilerde sürücü davranışlarının önemi de öne çıktı. Ölümlü ve yaralanmalı kazalara neden olan kusurların büyük bölümünü sürücü kusurları oluştururken, en sık kaydedilen kusur araç hızının yol, hava ve trafik şartlarına uygun şekilde ayarlanmaması oldu. Bu tablo, bir yolun fiziksel olarak modern ve yüksek standartlı olmasının tek başına güvenli sürüş için yeterli olmadığını; hız, takip mesafesi, yorgunluk ve çevresel koşulların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

KUZEY MARMARA OTOYOLUNDA HAVA KOŞULLARI ÖNEMLİ

İstanbul ve Marmara Bölgesi çevresindeki önemli ulaşım koridorlarından Kuzey Marmara Otoyolu, geniş şeritleri ve modern altyapısıyla yoğun araç trafiğine hizmet veriyor. Ancak viyadükler ve açık kesimlerde rüzgâr, yağış ve görüş mesafesindeki değişiklikler sürüş koşullarını etkileyebiliyor. Özellikle yüksek hızlarda seyreden araçların ani hava değişimlerinde hızlarını yol şartlarına göre düşürmesi, takip mesafesini artırması ve sert manevralardan kaçınması önem taşıyor.

BOLU DAĞI KIŞ AYLARINDA DAHA FAZLA DİKKAT İSTİYOR

İstanbul ile Ankara arasındaki ulaşımın kritik noktalarından Bolu Dağı geçişinde ise coğrafi ve meteorolojik şartlar belirleyici oluyor. Kış döneminde kar, buzlanma ve sis ihtimali sürücüler açısından ilave risk oluşturabiliyor. Görüş mesafesinin azaldığı koşullarda hızın düşürülmesi, araçlar arasında güvenli mesafe bırakılması ve yola çıkmadan önce hava ile güzergâh durumunun kontrol edilmesi güvenli yolculuğun temel unsurları arasında bulunuyor.

Demir çelik fabrikasında korkutan patlama
Demir çelik fabrikasında korkutan patlama
İçeriği Görüntüle

TAG OTOYOLUNDA AĞIR VASITA TRAFİĞİ ÖNE ÇIKIYOR

Tarsus, Adana ve Gaziantep’i birbirine bağlayan TAG Otoyolu, Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu arasındaki ulaşım ve lojistik hareketliliğinde önemli bir role sahip. Ticari taşımacılığın yoğun olduğu güzergahta kamyon ve çekicilerle aynı trafik akışında seyreden otomobil sürücülerinin özellikle takip mesafesi ve sollama konusunda daha dikkatli davranması gerekiyor. Ağır araçların frenleme ve hızlanma özelliklerinin otomobillerden farklı olması, sürücülerin manevralarını daha erken planlamasını gerekli kılıyor.

ANKARA-NİĞDE OTOYOLUNDA MONOTON SÜRÜŞ RİSKİ

Ankara-Niğde Otoyolu ise uzun ve düz kesimleri nedeniyle farklı bir sürüş riskiyle öne çıkıyor. Uzun süre benzer yol şartlarında araç kullanılması, özellikle dinlenmeden yola çıkan sürücülerde dikkat seviyesinin düşmesine ve uyku haline yol açabiliyor. Bu nedenle uzun yolculuklarda düzenli mola verilmesi, yorgun veya uykusuz şekilde direksiyon başına geçilmemesi ve sürücünün dikkatinin azaldığını hissettiği anda güvenli bir yerde dinlenmesi önem taşıyor.

D-100'DE YOĞUN TRAFİK VE ŞERİT DEĞİŞİKLİKLERİ

İstanbul’un en önemli ulaşım arterlerinden D-100 Karayolu ise otoyollardan farklı olarak yoğun kent trafiğinin getirdiği risklerle öne çıkıyor. Özellikle işe gidiş ve dönüş saatlerinde dur-kalk trafiği, bağlantı noktaları, kavşaklar ve sık şerit değişiklikleri sürücülerden sürekli dikkat talep ediyor. Yoğun trafikte kısa takip mesafesi ve ani şerit değiştirme gibi davranışlar zincirleme çarpışma riskini artırabildiğinden, trafik akışı yavaş olsa dahi güvenli mesafenin korunması önem taşıyor.

YOL KADAR SÜRÜCÜ DAVRANIŞI DA BELİRLEYİCİ

TÜİK verileri, trafik kazalarının yalnızca belirli otoyol veya karayollarına özgü bir sorun olmadığını ortaya koyuyor. 2025 yılında ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 65’i gündüz meydana gelirken, kazaya neden olan kusurlarda sürücü kaynaklı nedenler açık ara ilk sırada yer aldı. Bu nedenle yoğun trafik, kötü hava, ağır vasıta hareketliliği veya monoton yol koşullarının bulunduğu güzergâhlarda hızın şartlara göre ayarlanması, güvenli takip mesafesinin korunması, emniyet kemerinin kullanılması ve yorgun şekilde araç kullanılmaması trafik güvenliği açısından kritik önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi