Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 2023 yılında gerçekleştirdiği kurultay hakkında verdiği "mutlak butlan" kararı, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri tarafından eleştirildi. Karar kapsamında mevcut Genel Başkan Özgür Özel'in görevden uzaklaştırılarak eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun tedbiren göreve iade edilmesi, sendikalar ve barolar tarafından siyasete yargı müdahalesi olarak yorumlandı.
SENDİKALARDAN 'DEMOKRASİ' VURGUSU
Konuyla ilgili resmi bir açıklama yayımlayan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), yaşanan süreci seçme ve seçilme hakkına yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi. DİSK'in açıklamasında, yurttaşların son demokratik haklarına sahip çıkması gerektiği vurgulandı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Yürütme Kurulu tarafından yapılan duyuruda ise mahkemenin kararının muhalefeti sindirme amacı taşıdığı ve demokratik siyasete vurulmuş açık bir darbe olduğu aktarıldı.
Kamu-İş Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu da süreci Türkiye demokrasisi için karanlık bir eşik olarak tanımladı. Konfederasyon, ana muhalefet partisinin yargı eliyle dizayn edilmeye çalışıldığını belirterek, bu durumun ülkeyi seçimsizleştirme girdabına sürüklediğini bildirdi.
BAROLAR VE MESLEK ÖRGÜTLERİNİN TEPKİSİ
Hukuki süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Barosu, kararın doğrudan demokratik anayasal düzene müdahale olduğunu açıkladı. Baro yönetimi, siyasi partilerin kongre süreçlerinin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) denetiminde olduğuna dikkat çekerek, Anayasa'nın 67, 68 ve 79. maddelerinin ihlal edildiğini savundu. İzmir Barosu da kararın hukuka aykırı olduğuna işaret etti.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, 21 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, derinleşen demokrasi krizine dikkat çekti. Koramaz, yargı eliyle halkın iradesine müdahale edildiğini ve toplumsal muhalefete gözdağı verildiğini ifade etti.
'MUTLAK BUTLAN' KARARI SİYASİ PARTİLER İÇİN NE İFADE EDİYOR?
Hukuk sisteminde "mutlak butlan", bir işlemin kurucu unsurlarındaki eksiklik veya hukukun emredici kurallarına ağır aykırılık nedeniyle baştan itibaren geçersiz sayılması anlamına geliyor. Hukuki arka plana bakıldığında, YSK denetiminden geçerek kesinleşmiş bir siyasi parti kurultayının sonradan adliye mahkemesi kararıyla "mutlak butlan" kapsamına alınması, seçim hukuku ile medeni hukuk arasındaki yetki sınırlarının tartışmaya açılmasına neden oluyor. Sivil toplum kuruluşlarının itirazının temelinde de, bu hukuki yorumun siyasal alanı şekillendirmek için bir araç olarak kullanıldığı endişesi yatıyor.
Ortak açıklamalarda, Türkiye'de bağımsız ve tarafsız yargı ihtiyacının her zamankinden daha acil hale geldiği, sandıkta tecelli eden iradenin mahkeme salonlarında değiştirilmeye çalışılmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.