Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle can kayıpları artmaya devam ediyor. Kene tutunması şikayetiyle hastaneye başvuran 55 yaşındaki Rıza Demir'in hayatını kaybetmesiyle birlikte, il genelinde bu yıl KKKA kaynaklı ölüm sayısı üçe yükseldi. Uzmanlar, yaz mevsiminin gelmesiyle kırsal alanlarda artan insan hareketliliğinin vaka sayılarını tırmandırdığını belirtiyor.
Tarımsal faaliyetlerin ve doğa gezilerinin yoğunlaştığı bu dönemde, kene teması riski en üst seviyeye çıkıyor. Dr. Tahsin Doğan'ın açıklamalarına göre, havaların ısınmasıyla piknik alanları ve yaylalara yönelen vatandaşların basit ama hayati önlemler alması gerekiyor. Açık renkli, uzun kollu kıyafetler giymek ve pantolon paçalarını çorap içine yerleştirmek, kenenin vücuda ulaşmasını engelleyen ilk savunma hattını oluşturuyor. Doğadan eve dönüldüğünde ise özellikle kulak arkaları, koltuk altları ve saç diplerinin dikkatlice incelenmesi tavsiye ediliyor.
KRONİK HASTALAR İÇİN RİSK DAHA BÜYÜK
Kene kaynaklı enfeksiyonlar herkes için tehlikeli olsa da, belirli sağlık sorunları olan kişilerde süreç çok daha ağır ilerliyor. Kalp yetmezliği, KOAH ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkları bulunan hastaların bağışıklık sistemleri zayıf olduğu için enfeksiyonla mücadele kapasiteleri düşüyor. Sıradan bir enfeksiyon gibi başlayan hafif belirtiler, risk grubundaki hastalarda hızla sıvı kaybına ve hastaneye yatış gerektiren ağır klinik tablolara dönüşebiliyor.
KENE ISIRIĞINDA HANGİ HATALAR ÖLÜMCÜL OLUYOR?
Kene tespit edildiğinde yapılan en büyük yanlışların başında kulaktan dolma kimyasal müdahaleler geliyor. Kenenin üzerine kolonya dökmek, sigara basmak veya deterjan sürmek, canlının strese girerek taşıdığı zehirli salgıyı doğrudan insan kanına bırakmasına yol açıyor. Bu nedenle kene tutunması fark edildiğinde hiçbir bireysel müdahalede bulunulmadan en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması ve çıkarma işleminin uzman sağlık personeli tarafından yapılması hayati önem taşıyor.