Türkiye'nin deprem gerçeği, bugüne kadar "en güvenli bölge" olarak bilinen hatlar üzerindeki algıları yerle bir etti. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, bilimsel veriler ışığında yaptığı çarpıcı analizle Karadeniz sahil şeridi için alarm verdi. Özellikle sahil dolgu alanları ve zayıf zemin yapısına dikkat çeken Bektaş, bölgenin sismik risk haritasının tamamen değiştiğini vurguladı.
SESSİZ TEHLİKE: KARADENİZ FAYI AKTİF
Yıllardır sismik açıdan sakin olduğu düşünülen bölgedeki tehlikeye işaret eden Prof. Dr. Bektaş, deniz tabanında kıyıya paralel uzanan fay hattının "ölü" olmadığını hatırlattı. Bartın'da 1968 yılında yaşanan 6,6 büyüklüğündeki yıkıcı depremi örnek gösteren uzman isim, bu fayın ters fay karakterinde ve diri olduğunu belirterek rehavete kapılmanın büyük bir bilimsel yanılgı olacağını ifade etti.
KÜÇÜK SARSINTI BÜYÜK HİSSEDİLİYOR
Bölgedeki jeolojik yapının yarattığı "büyütme" etkisi ise korkutan senaryonun bir diğer boyutunu oluşturuyor. Bektaş, Trabzon açıklarında meydana gelen 3,8'lik bir depremin, kıyı şeridinde neden 4,8 şiddetinde hissedildiğini "havza büyütmesi" faktörüyle açıkladı. Dalgaların genç ve gevşek dolgu zeminlerde şiddetini artırdığı, bunun da yıkım potansiyelini yükselttiği belirtildi.
RİSK ORANI REKOR SEVİYEDE ARTTI
AFAD'ın güncellenen Deprem Tehlike Haritası, tehlikenin boyutunu rakamlarla gözler önüne serdi. Resmi verilere göre Trabzon'da deprem riski 2 kat, Rize'de ise tam 3 kat artış gösterdi. Önümüzdeki 50 yıllık periyotta bölgede 6,6 büyüklüğünde bir depremin yaşanma olasılığının yüzde 90 olduğu vurgulandı.
DOLGU ALANLARINDA SIVILAŞMA KÂBUSU
Uyarının en can alıcı noktası ise deniz dolgusu üzerine inşa edilen yapılar oldu. Sahil yolları ve çok sayıda binanın bulunduğu dolgu alanlarında, olası bir sarsıntıda "zemin sıvılaşması" riskinin çok yüksek olduğu belirtildi. Deniz suyunun korozyona uğrattığı binaların direncinin düştüğü, küçük sarsıntıların bile yamaçlardaki heyelanlı sahaları tetikleyebileceği ifade edilerek acil önlem çağrısı yapıldı.