Yaratıcıya inanmayanlar ise yok olup gideceğine inanır. Ancak ölüm ve ölüm sonrası yaşam ile ilgili bir diğer inanış ise reenkarnasyondur. "Ruh Göçü" olarak dilimize çevirebileceğimiz bu inanış türü bazı kesimler tarafından son derece ürpertici ve akıl dışı bulunur. Ancak reenkarnasyona inananlar bunun gerçek olduğunu ve reenkarnasyon örneklerinin var olduğuna kesin bir şekilde inanıyorlar. Reenkarnasyona inanan insanların reenkarneye kanıt olarak gösterdiği bir olay ise bizzat ülkemizde görülmüştür. İşte karşınızda bir uçak kazasında öldükten 1 yıl sonra başka bir bedenle ve isimle geri dönen Ahmet Delibalta'nın hikayesi...
Türkiye'de gazinoların en revaçta olduğu dönemde Ahmet Delibalta'nın Adana da Havuz adlı bir gazinosu vardır. Ahmet Bey'in, ilk hanımı Mihriban'dan üç çocuğu varken Fehime isimli bir hanımla da imam nikâhı ile evlenir ondan da bir çocuğu olur. 1962 yılında çalıştırdığı gazinonun assolisti yakında işi bırakacağını bildirince hızla yeni bir şarkıcı bulmanın çabası içinde olur. Aradığı assolisti İstanbul'da bulan Delibalta özel uçakla apar topar hemen İstanbul'a uçar. İkinci eşi Fehime bu sırada hamiledir. İstanbul'da Rengin Arda isimli bir şarkıcıyla anlaşır. 8 Mart 1962 Perşembe günü yeni şarkıcısıyla birlikte Adana’ya gitmek için Kaptan pilot Nejat Aksan ve pilot Zülfikar Kaya yönetimindeki TC-KOP tescilli yolcu uçağına binerler. Uçak inişe geçtiği sırada bilinmeyen bir nedenle Toros Dağları'nda 1974 metre yüksekliğindeki Medetsiz mevkiinde dağa çakılır. Uçakta bulunan 8'i yolcu 3'ü mürettebat toplam 11 kişi, bazısı çarpmanın etkisiyle bazısı da donarak hayatlarını kaybederler.
Olayın ardından, 1962 Mart'ında, Adana halkı Ahmet Delibalta'nın ölümüyle sarsılırken, Yusuf-Fadime Kılıç çiftinin oğlu Erkan dünyaya geldi. Erkan, uçak seslerinden aşırı derecede korkması dışında normal bir çocuktu. Ancak bir gün, annesine karşı çıkarak, kendisinin Ahmet Delibalta olduğunu ve geçmiş yaşamında sahip olduğu ayrıntıları anlattı. Bu iddialı bilgi, Delibalta'nın cesedinin uçağın düştüğü yerden uzakta bulunmasından sonra bile bilinmeyen detayları içeriyordu. Ailesi şaşkınlığını atlatıp araştırmaya başladı. Erkan biraz daha büyüdüğünde ısrarla ilk eşi Mihriban'ın evine gitmek ister. Sonunda ailesini arkasından takip ettirerek hiç yol tarifi almadan önce gazinoya sonra evine gider. Eve geldiğinde çocuklarına ve eşine sarılır. Erkan'ın ailesi ev sahibine konuyu anlattıktan sonra Ahmet Delibaltanın eşi Mihriban Hanım ona sorular sormaya başlar. Erkan soruların tamamını doğru olarak cevaplar ve ev ile ilgili bütün detayları doğru olarak anlatır. Erkan sonraki günlerde de devamlı Mihriban'ın evine gitmek orada olmak isteğinde olur. Annesi Fadime çocuğunun kendisinden soğuyacağı korkusu ile buna izin vermek istemez.
Erkan yani Ahmet Delibalta sonraki günlerde çocukluk arkadaşı Mithat ile saatlerini değiştirdiklerini kendi verdiği saatin kordonunda bir diş izi olduğunu söyler. Aile Mithat'a ulaşır çocuğun söylediklerini anlatırlar. Saatin kordonuna baktıklarında diş izini görürler. Yine önceki hayatında bir futbol maçına gitmek için bir tepsi çaldığını, tepsiyi arkadaşı Selim ile birlikte 25 kuruşa sattıklarını da anlatır. Selime ulaşırlar o da olayı doğrular ve Ahmet'in vefatından 20 yıl kadar önceydi der. Yaşanan bu olay başta Erkan yani Ahmet Delibalta'nın erafındaki insanlar olmak üzere tüm Türkiye'yi dehşete düşürür. Olayı takip eden yıllarda Ahmet Delibalta yani Erkan Kılıç gündemden uzak sessiz bir hayat geçirir. 2 Kasım 2019'da bu tür esrarengiz olayların anlatıldığı bir internet platformunda Yahya Kılıç isminde bir şahıs "Erkan Kılıç'ın ve Ahmet Delibaltanın yaşanmış gerçeklerini öğrenmek isteyen her kim ise Erkan Kılıç'ın Almanya'da olduğunu ve hayatta olduğunu, önceki hayatında Ahmet Delibalta olduğunu, kendisi ile irtibata geçebilirseniz elbette o size kanıtlayabilir bu yüzden size telefon numarasını verebilirim ben Amerika da yaşayan kardeşiyim" diyerek kendi telefonunu yazmıştır.
Erkan Kılıç'ın ya da eski hayatındaki adıyla Ahmet Delibalta'nın nerde ve ne şekilde yaşadığı hala tam olarak bilinmiyor. Belki bir gün çıkar ve her şeyi kendi ağzından anlatır...