Ankara’da görev yapan polis memuru H.K. hakkında verilen hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, “uyuşturucu ihbarı” bahanesiyle girilen evde A.A.’ya yönelik cinsel saldırının sabit olduğuna hükmetti. Ankara 54. Asliye Ceza Mahkemesi, polis memuru H.K’ye “basit cinsel saldırı” suçundan 7 yıl 6 ay, “konut dokunulmazlığını ihlal” suçundan ise 10 ay hapis cezası verdi. Kararda, sanığın kamu görevinin sağladığı otoriteyi mağdur üzerinde baskı unsuru olarak kullandığı ifade edildi.
ARAMA KARARI OLMADAN EVE GİRDİ
Mahkemenin gerekçeli kararında, olay günü yüksek sesli müzik ihbarı üzerine polis ekibinin A.A.’nın yaşadığı adrese gittiği belirtildi. Karara göre H.K, herhangi bir arama kararı olmadan eve giriş yaptı. Sanık H.K. savunmasında, mağdurun kendisini eve davet ettiğini ve içeride korktuğu kişiler olduğunu söylediğini ileri sürdü. Ancak mahkeme, olay sırasında amirlere veya savcılığa bilgi verilmemesini ve komşuların çağrılmamasını dikkate alarak bu savunmayı inandırıcı bulmadı.
KAMERA KAYITLARI VE TANIKLAR DOSYAYA GİRDİ
Mahkeme kararında, apartman güvenlik kamerası görüntülerinin mağdurun anlatımıyla uyumlu olduğu belirtildi. Görüntülerde A.A.’nın apartmandan panik halde çıktığı, sanığın ise peşinden gittiği kaydedildi. Komşuların ifadeleri de dosyada delil olarak yer aldı. Tanıklardan biri, mağdurun kapısını çalarak “Bu polis bana dokundu” dediğini aktardı. Başka bir tanık ise A.A.’nın yardım istediğini anlattı. Mahkeme, olayın hemen ardından verilen bu tepkilerin “spontane” olduğunu ve sonradan oluşturulmuş bir kurgu ihtimalini zayıflattığını değerlendirdi.
“KORKTUĞU İÇİN DİRENEMEDİ” DEĞERLENDİRMESİ
Kararda, mağdurun olay sırasında aktif direnç göstermemesinin rıza anlamına gelmeyeceği özellikle vurgulandı. Mahkeme, A.A.’nın polis memurunun otoritesinden korktuğunu ve zarar görebileceğini düşündüğünü belirtti. Bu nedenle mağdurun bir süre sanığın isteklerine uyum gösterir gibi davranmasının suçun oluşumunu ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.
SANIK İFADESİNDE ÇELİŞKİLER TESPİT EDİLDİ
Mahkeme, polis memuru H.K’nin ifadelerinde önemli çelişkiler bulunduğunu kaydetti. Sanığın emniyette verdiği ifadeyle mahkemedeki savunmasının birbiriyle örtüşmediği belirtildi. Kararda ayrıca, bir polis memurunun gece vakti gittiği olayda telsiz ve telefonunu araçta bıraktığını söylemesinin “hayatın olağan akışına aykırı” olduğu değerlendirmesi yapıldı. Ekip arkadaşının sanığı evde yalnız bırakıp ayrıldığı yönündeki savunma da görev kurallarına uygun bulunmadı.
KAMU GÖREVİ VURGUSU
Mahkeme, mağdurun kapıyı polis oldukları için açtığını ve “uyuşturucu ihbarı” denilmesi üzerine arama yapılmasına izin verdiğini belirtti. Kararda, sanığın polis kimliğinin olayın gerçekleşmesinde belirleyici unsur olduğu ifade edildi. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu’nun “kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması” hükmü uygulanarak ceza artırıldı.