Kredi kartı borcunun asgari tutarını ödemekte zorlanan tüketiciler için bankacılık mevzuatında yer alan yaptırımlar dikkat çekiyor. Sözcü Gazetesi'nin aktardığı yasal düzenlemelere göre, asgari ödeme tutarının altında kalan işlemler belirli bir sayıya ulaştığında kartlar kullanıma kapatılıyor ve 90 günlük sürecin sonunda yasal takip başlıyor.
Bir takvim yılı olan ocak ve aralık ayları arasında toplam üç kez asgari ödeme tutarının altında ödeme yapılması, kartın bazı fonksiyonlarını kısıtlıyor. Bu durumda bankalar, biriken borç tamamen kapanana kadar kredi kartını nakit avans ile taksitli nakit avans işlemlerine kapatıyor. Ayrıca kart sahibinin limit artış talepleri de dondurularak hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmıyor.
KART NE ZAMAN TAMAMEN KAPANIYOR?
Kısıtlamaların en üst seviyeye çıkması için son ödeme tarihi itibarıyla art arda üç ay boyunca asgari tutarın altında ödeme yapılması veya hiç ödeme yapılmaması gerekiyor. Bu tablo oluştuğunda kredi kartı hem nakit çekime hem de mal ve hizmet alımı gibi tüm alışveriş işlemlerine tamamen kapatılıyor.
Kapatılan bir kartın yeniden aktif hale gelmesi için sadece asgari tutarın yatırılması yeterli olmuyor, mevcut dönem borcunun tamamının bankaya ödenmesi şart koşuluyor. Ödeme yapılmayan sürenin 90 günü aşması halinde ise bankalar tarafından yasal takip ve icra süreci resmen başlatılıyor.
ASGARİ TUTARI ÖDEMEK RİSKİ SIFIRLIYOR MU?
Mevzuat kapsamında asgari tutarı her ay düzenli yatıran kullanıcıların kartları açık kalmaya devam ediyor ve herhangi bir kapatma işlemi uygulanmıyor. Ancak finansal veriler, sadece asgari tutarın ödenmesinin kalan borca aylık akdi veya gecikme faizi yansıtılmasına neden olduğunu gösteriyor. Bu durum, toplam borç bakiyesinin tüketici kontrolü dışında büyümesine ve kart limitinin önemli bir kısmının faiz yükü sebebiyle kullanılamaz hale gelmesine yol açıyor.