İsrail ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi ve Hürmüz Boğazı'nın ticari geçişlere kapanması, Türkiye genelindeki reel sektörü derinden sarstı. Körfez bölgesinden sağlanan kritik tedariklerin aniden kesilmesiyle birlikte, petrokimya ve plastik sektörlerinde eşine az rastlanır bir kriz patlak verdi. Ülke genelindeki üretim hatlarını tehdit eden bu tedarik dar boğazı, turizmden perakendeye kadar geniş bir yelpazeye yayılan ekonomik dinamikleriyle Alanya'daki işletmeler ve nihai tüketiciler tarafından da büyük bir dikkatle izleniyor.
PARANIZ OLSA DA ÜRÜN BULUNAMIYOR
Ekonomi Gazetesi yazarı Hakan Güldağ'ın paylaştığı son piyasa verileri, tablonun ciddiyetini gözler önüne serdi. Plastik, ambalaj ve tekstil gibi lokomotif sektörlerin can damarını oluşturan polimer ve polietilen gibi petrol bazlı ürünlerde fiyatlama mekanizmasının tamamen çöktüğü bildirildi. Savaşın ilk günlerinden itibaren kademeli olarak artan fiyatlar, gelinen noktada yüzde 100 oranında fırladı. Tedarik zincirindeki bu ağır kopuş nedeniyle sadece maliyet şoku yaşanmadığı, aynı zamanda parası olan sanayicinin dahi piyasada işleyecek hammadde bulamadığı belirtildi.
BAKAN KACIR VE İŞ DÜNYASI ACİL TOPLANDI
Hammadde akışının durması ve mevcut stokların hızla erimesi, devletin zirvesi ile sanayi temsilcilerini alarma geçirdi. İstanbul'da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır'ın katılımıyla kapalı kapılar ardında düzenlenen kritik istişare zirvesine; İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) başkanları katıldı. Masadaki en acil gündem maddesi, çarkları durma noktasına getiren tedarik krizine karşı alınacak kalkan önlemleriydi. Hammadde cephesinde yaşanan yüzde 100'lük bu devasa artışın, kısa süre içinde üretim bantlarını aşarak market ve mağaza raflarına yansıması bekleniyor. Tüketim ve hizmet sektörünün ağır bastığı Alanya gibi yerel ekonomilerde de bu maliyet dalgasının yeni bir enflasyon fırtınası yaratmasından endişe ediliyor.