YAKLAŞIK bir sene önce Kars'taki insanlık anıtı, Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından

YAKLAŞIK bir sene önce Kars'taki insanlık anıtı, Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından "ucube" olarak anılması ile parça parça edilerek yıkılmıştı.
Bir kişi bir anıtı ucube bulduğu için, "insanlık anıtı" adı verilen, çok güzel bir amaca hizmet eden anıt yerle bir edilmişti.
"Postmodern sanat" gibi bir kavramdan haberleri olmadığı belliydi zira sadece bir şeye benzetemedikleri için anıtın ölüm fermanını vermişlerdi.
Sanat eserleri bazen hiç bir şeye benzemeyebilir, önemli olan o eserlerin anlattığı şeylerdir.
Herkese farklı mesajlar verebilir, farklı düşünceler uyandırabilir.
Sanatın zaten özelliği budur: Ona bakan her insanda farklı düşünceler uyandırması.
Ancak herhangi bir sanat eserinin kafalarda bir düşünce uyandırabilmesi için önce sanata duyarlı bir zihin yapısı gerekir.
Bir ülkenin Başbakanının sanata zerre duyarlı olmaması o ülke hakkında çok şey söylemektedir bana kalırsa.
Üstelik kendilerinin sanat anlayışının oldukça düz mantık olduğu son zamanlarda ortaya çıktı.
31 yıl önce Türkiye'den kaçırılan Yorgun Herakles heykeli Başbakanın özel uçağıyla Türkiye'ye getirildi.
Kendisinin özel uçağıyla...
Yani Yorgun Herakles, "sanat hayatın birebir aynısı olmalıdır, yoksa sanat olmaz" gibi oldukça geri kalmış bir sanat anlayışına sahip bir dönemin, adıya belirtmek gerekirse antik dönemin eserine saygı sonsuzken, o sanat eserinden sayılıp kendisiyle aynı uçakta Türkiye'ye getirilirken...
Diğer bir anıt, diğer bir heykeltıraşın çocuğu acımasızca yıkılabiliyor öyle mi?
Yazıklar olsun.
Gerçekten yazıklar olsun.
Dediğim gibi, bir ülkenin Başbakanının sanat anlayışı, o ülkede yaşayan insanların sanat anlayışı hakkında da çok şey söyler.
Sonuçta o insanların seçtiği kişidir, insanlar kendilerine yakın gördükleri kişileri milletvekili olarak, Başbakan olarak seçerler.
Bu tür bir bakış açısı, her ne olursa olsun hiç bir Başbakana, hiç bir devlet büyüğüne yakışmaz bana kalırsa.
Ancak, böyle gelmiş, böyle gider...
Yorgun Herakles'e dinlensin diye çay ikram edilirken, İnsanlık Anıtı'nın "padişah"ın bir fermanıyla kellesi uçurulur, parça parça edilir.
Türkiye böyle bir ülkedir.

Gazeteciliğin cilveleri

BU aralar, Yeni Alanya'nın küçük ilanlar sayfasını hazırlamakla görevli personelin izne çıkması sebebiyle bu sayfanın dizaynını ben yapıyorum. Ancak kafam bazen öyle şeylerle dolu oluyor ki, bu durum hem güldürücü hem de düşündürücü olaylara sebebiyet verebiliyor.
Dünkü gazetenin küçük ilanlar sayfasını hazırlarken bir ilanda öyle bir yanlışlık yapmışım ki...
"12 ay restoranımızda çalıştırılmak üzere komi aranıyor" yerine "komik aranıyor" yazmışım.
Öylece basılmış elbette...
İlan sahibinin telefonunu bütün gün palyaçolar, göstericiler aramış.
"Yahu adam 12 ay palyaçoyu naapsın, sıkılmaz mı!" diye düşünmemişler, ha babam aramışlar.
Bu kadar çok aradıklarına göre, bu ülkede komiklere de iş yok anlaşılan...