Yaşam

Kadınların arada kaldığı ikilem: Duygusal aldatılma mı, yoksa cinsel aldatılma mı daha ağır?

Kuşkusuz aldatılmak çoğu kadın için kabul edilemeyecek gerçekler arasında yer alır. Peki, ilişkide duygusal olarak aldatılmak mı daha kötü, yoksa cinsel olarak aldatılmak mı

Abone Ol

Erkekler ve kadınlar, hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da farklı düşünüyor. Kadınlar, duygusal olarak aldatılmayı kabul edemezken, erkekler başka biriyle birlikte olan partnerlerini affedemiyorlar.

KADINLAR ÇOCUK BÜYÜTECEK ERKEKLERİ SEÇİYOR

Yapılan araştırmalar, kadınların içgüdüsel olarak beraber çocuk büyütebileceklerini düşündükleri erkekleri eş olarak seçtiğini, bu yüzden duygusal olarak ihanetin güveni zedelemesi, sağlıklı bir çocuk yetiştirme umutlarını suya düşürüyor. Erkekler ise, kadınların kendilerini cinsel olarak aldattıklarında eğer bir çocuk olursa uzun yıllar boyunca bu çocuğun kimden olduğunu bilemeyeceklerini ve bu şüphenin içlerini kemireceğini düşündükleri için cinsel ihanet onları daha çok etkiliyor.

ERKEKLER CİNSEL EYLEMDEN SONRA PİŞMANLIK DUYUYOR

Erkekler cinsel ihanet, kadınlarsa duygusal ihanetten sonra, daha çok vicdan azabı çekiyor ve kendilerini daha suçlu hissediyor. Aralarında güvenli bir bağ olan kadın ve erkekler, ilişkiyle beraber gelen özgürlükte az da olsa kısıtlanmanın sorun teşkil etmediğini, her şeyi bilerek baştan kabullendiklerini söylüyor.

İHANET HER İKİ TARAFI DA ETKİLİYOR

Bu yüzden aralarında sağlam bir güven temelli ilişki olan bireylerin aldatma ve aldatılma ihtimali en düşük seviyelerde ve bu tür ilişkilerde duygusal ihanet iki tarafı da daha fazla etkiliyor. Ancak aralarında güven olmayan çiftlerde cinsel olarak aldatılmak, daha büyük bir olay olarak düşünülüyor.