Yahudi Halkı Politika Enstitüsü’nün yayımladığı toplum endeksi raporu, İsrail toplumunun en çok tehdit olarak gördüğü ülkeleri ortaya koydu. Listede Türkiye’nin yeri dikkat çekti.
Orta Doğu’da gerilim her geçen gün artarken, İsrail toplumunun güvenlik algısını ortaya koyan yeni bir araştırma yeniden gündeme geldi. Yahudi Halkı Politika Enstitüsü (JPPI) tarafından hazırlanan Toplum Endeksi Raporu, İsrail halkının en fazla tehdit olarak gördüğü ülkeleri sıraladı.
Raporda, İsrail kamuoyunun bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiği ve özellikle çevre ülkelerden gelebilecek askeri ve stratejik riskleri yüksek tehdit olarak algıladığı ifade edildi. Çalışma, İsrail toplumunda son dönemde artan Orta Doğu güvenlik endişesi ve bölgesel gerilim algısını sayısal verilerle ortaya koydu.
İSRAİL TOPLUMUNUN “TEHDİT ALGISI” RAPORA YANSIDI
JPPI tarafından yayımlanan endeks, İsrail kamuoyunun hangi ülkeleri doğrudan güvenlik tehdidi olarak gördüğünü gösteriyor. Araştırmaya göre İsrail toplumunun önemli bir bölümü, bölgede yaşanan askeri ve siyasi gelişmeler nedeniyle çevre ülkelerle ilişkilerin giderek daha kritik hale geldiğini düşünüyor.
Raporda özellikle İran ile yaşanan gerilim ve bölgesel güç dengeleri, İsrail toplumunun tehdit algısını şekillendiren başlıca faktörler arasında gösterildi.
İSRAİL’İN “KABUS LİSTESİ”NDE HANGİ ÜLKELER VAR?
Toplum Endeksi raporunda İsrail kamuoyunun tehdit algısına göre sıralanan ülkeler şöyle yer aldı:
- 8. Suudi Arabistan
- 7. Mısır
- 6. Yemen
- 5. Suriye
- 4. Katar
- 3. Lübnan
- 2. Türkiye
- 1. İran
TÜRKİYE İKİNCİ SIRADA YER ALDI
Rapora göre Türkiye, askeri kapasitesi, diplomatik etkisi ve bölgesel politikaları nedeniyle İsrail toplumunun yakından takip ettiği ülkeler arasında yer aldı.
Endekste Türkiye’nin bölgesel güç konumu, Doğu Akdeniz politikaları ve Orta Doğu’daki diplomatik girişimlerinin İsrail kamuoyunda dikkatle izlendiği vurgulandı.
Listenin ilk sırasında ise uzun süredir devam eden gerilim nedeniyle İran yer aldı.
Bölgede devam eden siyasi ve askeri gelişmeler, İsrail toplumunun güvenlik algısının önümüzdeki dönemde de gündemde kalacağını gösteriyor.