Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail güçlerince el konulan Küresel Sumud Filosu gönüllüleri Türkiye'ye döndü. Negev Çölü'nde yer alan Ketziot Hapishanesi'ne götürülen aktivistler, buradaki alıkonulma süreçlerinin tamamlanmasının ardından İsrail'in güneyindeki Ramon Havalimanı'na sevk edildi.
Gelen bilgilere ve sahadan aktarılanlara göre, aralarında 85 Türk vatandaşının da yer aldığı toplam 422 aktivist, Türk Hava Yolları'na (THY) ait üç ayrı seferle İstanbul'a getirildi. Havalimanında basına yansıyan açıklamalarda, filonun rotasında 200 mil kadar ilerlediği ancak uluslararası sularda müdahaleyle durdurulduğu belirtildi.
FİLO KATILIMCILARINDAN ŞİDDET İDDİASI
Yurda dönen aktivistlerden bazıları, alıkonulma sürecinde İsrail güçlerinin orantısız güç kullandığını iddia etti. Yapılan açıklamalarda, katılımcıların ciddi şiddete maruz kaldığı, aralarında kaburgası kırılan ve kulak zarı patlayan kişilerin bulunduğu öne sürüldü. Yaşadıkları fiziksel şiddete rağmen aktivistler, Gazze'deki mevcut durumun kendi yaşadıklarından çok daha ağır olduğunu ifade ederek, süreç boyunca yanlarında olan Türk yetkililere teşekkür etti.
GAZZE ABLUKASINA KARŞI SİVİL GİRİŞİMLERİN ROLÜ NE?
Küresel Sumud Filosu gibi sivil insani yardım organizasyonları, uzun yıllardır devam eden Gazze deniz ablukasını delmek ve bölgedeki temel ihtiyaç eksikliğine uluslararası toplumun dikkatini çekmek için düzenleniyor. Akdeniz'in uluslararası sularında sivil gemilere yönelik gerçekleştirilen bu tür askeri müdahaleler, deniz hukuku ve seyrüsefer serbestisi bağlamında küresel çapta hukuki tartışmalara zemin hazırlamaya devam ediyor.
İstanbul'a ulaşan ekipten Abdülmecit Bahçivan, ana hedeflerine ulaşamamanın burukluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Diğer sivil toplum gönüllüleri ise yaşananların sadece bölgesel bir kriz olmadığını, uluslararası sözleşmelerin hiçe sayılmasının tüm dünya için bir güvenlik sorunu teşkil ettiğini savunarak ortak mücadele çağrısında bulundu.