Çalışanlara verilecek temel iş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimleri, işverenlerin temel yükümlülükleri arasında yer almaktadır. Temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi, çalışanların işe başladıktan sonra iş yerindeki riskleri tanıması ve güvenli çalışma alışkanlığı kazanması için verilmesi gereken zorunlu bir eğitimdir. Bu eğitimin mümkün olan en kısa sürede planlanması, çalışanın yalnızca genel İSG kurallarını değil, yaptığı işe ve iş yerine özgü riskleri de öğrenmesini sağladığını belirtmek gerekiyor. Temel eğitimlerin içeriği, iş yerinin faaliyet konusu, tehlike sınıfı, çalışanların görevleri ve iş yerinde mevcut riskler dikkate alınarak hazırlanmalı ve buna göre eğitimler verilmelidir. Bu kapsamda eğitim programı yalnızca genel İSG başlıklarından oluşmamalı; iş yerine, yapılan işe, kullanılan ekipmanlara ve risk değerlendirmesi sonuçlarına göre somutlaştırılarak yapılmalıdır. Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde işe ve iş yerine özgü risklere ilişkin eğitimlerin yüz yüze verilmesi gerekmektedir. Temel eğitimin verilmesi için gerekli olan süre, iş yerindeki sağlık ve güvenlik riskleri dikkate alınarak işveren tarafından belirlense de çalışanın işe başladığı tarihten itibaren üç ayı geçmemesi gerekmektedir. Üç aylık süre en yüksek sınırı ifade etmektedir. Dolayısıyla işverenin, risk düzeyi yüksek iş yerlerinde eğitimi daha erken planlaması en uygun yöntem olacaktır. Temel eğitimlerin, iş yerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten iş güvenliği uzmanları ve iş yeri hekimleri tarafından verilmesi gerekmektedir. Bu yöntem, iş yerine özgü risklerin eğitime daha doğru yansıtılması bakımından önemlidir. Çünkü iş yerinde görev yapan iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi; risk değerlendirmesi, saha koşulları, çalışan profili ve fiilî uygulamalar hakkında doğrudan bilgi sahibidir. Diğer yandan, Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca “Temel eğitimi verebilecek kişi, kurum ve kuruluşlar” hüküm altına alınmıştır. Hüküm kapsamında temel eğitimler, aşağıdaki kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından verilebilmektedir:

  • İş yerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten iş güvenliği uzmanları ile iş yeri hekimleri.
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi.
  • Üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşlarının eğitim birimleri.
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.
  • İşçi, işveren ve kamu görevlileri kuruluşları veya bu kuruluşlarca kurulan eğitim vakıfları ve bunların ortaklaşa oluşturdukları eğitim merkezleri.
  • Çalışanlara ücretsiz eğitim hizmeti veren ve kamu yararına kuruluş statüsüne haiz, eğitim amaçlı kurulmuş vakıflar. Eğitimi fiilen verecek kişinin de gerekli mesleki yeterliliğe sahip olması gerekir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendikalar veya vakıflar tarafından verilen eğitimlerde, eğitimi fiilen gerçekleştiren kişilerin iş yeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitici belgesine, iş güvenliği uzmanlığı belgesine veya iş yeri hekimliği belgesine sahip olması gerekir. Uzaktan eğitim yöntemi tercih edilecekse uzaktan verilebilecek temel eğitim konularının içeriği de yetkili kişi ve kuruluşlar tarafından hazırlanmalıdır. Ayrıca 50'den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri bakımından özel bir uygulama bulunmaktadır. Bu iş yerlerinde işveren veya işveren vekilleri, gerekli eğitim ve belgelendirme süreçlerini tamamlamaları hâlinde çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini kendileri de verebilir. Bu imkân yalnızca belirli şartları sağlayan az tehlikeli iş yerleri için geçerlidir. Temel İSG eğitimlerinde eğitimi kimin verdiği, eğitim içeriği kadar önemlidir. İşverenler, eğitim hizmeti almadan önce eğitimi verecek kişi veya kuruluşun yetkili olup olmadığını kontrol etmelidir. Ayrıca eğitim sonunda katılım, ölçme-değerlendirme ve belgelendirme süreçleri eksiksiz tamamlanmalı; düzenlenen belgeler çalışanların özlük dosyasında saklanmalıdır. Sonuç olarak işverenlerimizin, çalıştırdıkları işçiler ve diğer çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini ve bu konuda tanzim edilmesi gereken belgeleri en kısa sürede hazırlayarak kayıtlara geçirmeleri; iş yerinde meydana gelebilecek muhtemel kazalarda işverenlere yüklenebilecek sorumlulukların asgari düzeyde kalacağını bilerek hareket etmeleri ve mağduriyet yaşamamaları açısından önem arz ettiğini hatırlatmak istiyorum.