2026 yılına faizlerde düşüş umuduyla giren piyasalar, banka gişelerinde tam tersi bir tabloyla sarsıldı. Ekonomi yönetiminin gevşeme mesajlarına rağmen, bankacılık sektöründe kredi ve mevduat faizleri arasındaki uçurum son dönemlerin en tehlikeli seviyesine ulaştı. 22 Ocak’ta yapılacak kritik faiz toplantısı öncesinde, nakit ihtiyacı olan vatandaş ve sezona hazırlanan esnaf için finansmana erişim neredeyse imkansız hale geldi.
TİCARİ VE BİREYSEL KREDİDE MALİYET ŞOKU
Aralık ayında yüzde 46 bandına inerek vatandaşı umutlandıran ihtiyaç kredisi faizleri, Ocak ayı itibarıyla sert bir yükseliş dalgasına kapıldı. Faiz oranları yalnızca iki hafta içinde yüzde 63,53 seviyesine fırlayarak son dört ayın zirvesini gördü. Bankaların uyguladığı vergi ve masraflar da eklendiğinde, vatandaşın sırtına binen yıllık toplam maliyet yükü yüzde 80 barajını aştı. Alanya ekonomisinin can damarı olan işletmeler için hayati önemdeki ticari kredilerde de faizler yüzde 52’nin üzerine yerleşti.
PARASI OLAN İÇİN KAYIP DÖNEMİ
Bankalar kredi verirken faizi artırırken, vatandaşa ödediği mevduat faizini ise hızla aşağı çekiyor. Birikimini enflasyona karşı korumak isteyen tasarruf sahipleri, son iki yılın en kötü oranlarıyla karşı karşıya kaldı. 1 ay vadeli mevduat faizleri ortalama yüzde 44,70 seviyesine kadar gerileyerek "dip" noktayı gördü. Bu tablo, parası olanın bankada beklerken reel olarak zarar etmesi anlamına geliyor.
GÖZLER PERŞEMBE GÜNÜNE ÇEVRİLDİ
Piyasalardaki bu dengesizlik sürerken tüm dikkatler 22 Ocak Perşembe günü Merkez Bankası’nın açıklayacağı faiz kararına kilitlendi. Beklentiler 150 baz puanlık bir indirim yönünde olsa da, bankaların muslukları kısıp makası açtığı bu ortamda, olası bir indirimin vatandaşa nasıl yansıyacağı büyük bir soru işareti yarattı.