Smith'e göre, bir ilişkide şeffaflık esastır. Partnerin telefonlarını gizli kullanması, sosyal medya hesaplarında ilişkiye dair hiçbir paylaşımda bulunmaması ve genel olarak özel hayatına dair ketum bir tavır sergilemesi, sağlıklı bir ilişkinin önündeki en büyük engellerden biri olabilir. Smith, bu tür gizemli tavırların çoğu zaman sadakatsizlikle bağlantılı olabileceğini ifade ediyor.
GEÇMİŞTEKİ DAVRANIŞLAR GELECEĞİ GÖSTERİR Mİ?
Aldatmanın tekrarlanma ihtimali konusunda da konuşan Smith, daha önce partnerlerini aldatan kişilerin aynı davranış kalıplarını yeniden sergileme olasılığının yüksek olduğunu vurguluyor. Bu tür geçmişe sahip kişilerin güven kazanmasının zorlaştığını, bu nedenle ilişkilerde daha temkinli olunması gerektiğini belirtiyor.
TELEFON VE MESAJLAŞMA ALIŞKANLIKLARI ÖNEMLİ BİR GÖSTERGE
Madeline Smith, bir kişinin sadık olup olmadığını anlamada telefon kullanma alışkanlıklarının önemli bir ipucu olabileceğini dile getiriyor. Özellikle partnerinin telefonuna dokunulmasından rahatsızlık duyan, şifrelerini paylaşmayan ya da sık sık telefonunu saklama gereği duyan kişilerin bu tavırlarının altında gizlenmek istenen durumlar olabileceğine dikkat çekiyor.
SİNİRLİ TEPKİLER VE SUÇLULUK DUYGUSU
Smith, aldatmaya yaklaşan ya da halihazırda aldatan kişilerin, bu durumun ortaya çıkma ihtimaliyle karşı karşıya kaldıklarında genellikle ani sinir patlamaları yaşayabileceğini söylüyor. Bu tepkinin altında çoğunlukla suçluluk duygusu ve yakalanma korkusu yatıyor olabilir. İlişkide yaşanan tartışmalarda karşı tarafın defansif ve agresif davranması da şüphe uyandırabilecek bir durum olarak değerlendiriliyor.
SOSYAL MEDYA KULLANIMI DA BELİRLEYİCİ OLABİLİR
Partneriniz sosyal medyada aktif biri olmasına rağmen sizinle ilgili hiçbir paylaşım yapmıyorsa, bu da ilişkiye dair bazı şeylerin gizlenmeye çalışıldığının işareti olabilir. Smith, ilişkiyi gizli tutmanın çoğu zaman başka kişileri de idare etme çabasıyla bağlantılı olabileceğini söylüyor.
GÜVENİN TEMELİ AÇIKLIK VE İLETİŞİM
Madeline Smith, tüm bu işaretlere rağmen, kesin sonuçlara varılmadan önce ilişkide iletişimin önemine dikkat çekiyor. Şüphe uyandıran davranışların açıkça konuşulması, karşılıklı güvenin yeniden inşa edilmesi için atılacak ilk adım olabilir. Her insan farklıdır ve tek bir belirti üzerinden büyük yargılara varmak yerine, genel davranış biçimi ve iletişim şekli birlikte değerlendirilmelidir.