Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı hakkında mahkeme tarafından verilen mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) kararının ardından, partinin hukuki ve siyasi geleceği tartışılmaya başlandı. Sabah gazetesinin aktardığı habere göre, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasıyla birlikte parti içi dengelerin nasıl şekilleneceği konusunda gözler Yargıtay sürecine çevrilmiş durumda.
Konuya ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunan Avukat ve Arabulucu Mehmet Yılmazer, mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirtti. Yargıtay'ın söz konusu kararı bozacağı yönünde bir beklentisi olmadığını ifade eden Yılmazer, 38. Olağan Kurultay sonucunda seçilen mevcut yönetimin hukuken hükümsüz hale geldiğini vurguladı.
MEVCUT YÖNETİM DURUMU VE KILIÇDAROĞLU SENARYOSU
Hukuki sürece göre, ihtiyati tedbir kararıyla birlikte bir önceki dönemin Parti Meclisi üyelerinin yeniden göreve dönmesi öngörülüyor. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık statüsünden feragat etmesi durumunda ise partinin iç işleyişine göre yeni bir yol haritası çizilecek. Bu kapsamda, partinin olağanüstü kongre kararı alması ya da Parti Meclisi toplantısıyla vekaleten yeni bir genel başkan atanması ihtimalleri üzerinde duruluyor.
YARGITAY SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
Sürecin Yargıtay aşamasını değerlendiren Avukat Fatih Atalay, yüksek ihtimalle Yargıtay'ın da benzer yönde bir karar verebileceğini ifade etti. Atalay, partinin önceki dönem yönetiminin temyiz hakkını kullanmaması halinde dosyanın Yargıtay'a hiç taşınmayabileceğini ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının doğrudan kesinleşebileceğini dile getirdi. Hukuki sürecin bu şekilde sonuçlanması durumunda, CHP yönetiminin meşruiyet tartışmalarını sonlandırmak adına en kısa sürede kurultay delegelerini toplayarak olağanüstü seçim kararı alması kaçınılmaz bir yasal sonuç olarak değerlendiriliyor.