Bir hukukçu gözüyle İmamoğlu’nun duruşma salonundaki duruşunu analiz eden Uyar, şunları söyledi:
‘YARGI MAKAMINI BAĞIMSIZ GÖRMÜYOR’
"Sayın Ekrem İmamoğlu’nun duruşma salonundaki tavrı, aslında bir hedefi ve derin bir stratejiyi barındırıyor. Kendisi, karşısındaki yargı makamını bağımsız bir mahkeme olarak görmüyor. Kürsüdekileri, kendisini yok etmek üzere özel olarak talimatlandırılmış ve rejime sadık kişiler olarak görüyor. Bunu da duruşma salonunda örtülü de olsa açıkça ifade etti"
‘SAVUNMA YAPMAK MEŞRUİYET KAZANDIRMAKTIR’
"İmamoğlu, kendini olağan bir hukuk sürecinden geçen sıradan bir sanık olarak değil, seçimlere katılması engellenmek istenen, önceden kurgulanmış bir senaryoyla rehin alınmış bir siyasetçi olarak görüyor. Bu nedenle, sürecin adil bir yargılama olduğu algısına kesinlikle teslim olmuyor. Sessizce oturup savunma sırasını beklemenin kendisi için kurulmuş bir tuzak olduğunu düşünüyor. Savunma yapmanın, mevcut mahkeme heyetine meşruiyet kazandıracağına inanıyor ve bu meşruiyeti onlara vermeyi reddediyor"
‘KORKU DEĞİL MEYDAN OKUMA’
"Duruşmadaki o tavrıyla İmamoğlu şunu ilan ediyor: 'Sonuç ne olursa olsun ben halkın gönlündeki cumhurbaşkanı adayıyım ve kimseden korkmuyorum; aksine siz benden korkun.' Yaşananlar, kendisine yönelik kurulan kumpasa karşı sessiz kalmayacağının, 'kafama ipi geçirirken sessizce beklemeyeceğim' demenin çok net bir göstergesiydi."