Bir belediyeye yeni atandığını belirten kamu görevlisinin çalışma düzeni, personel sayısı ve ücretlere ilişkin sosyal medya paylaşımı tartışma yarattı. Paylaşımın sahibi, görev yaptığı müdürlükte yaklaşık 150 personel bulunduğunu ancak kendi gözlemine göre işlerin çok daha az sayıda çalışanla yürütülebileceğini öne sürdü. Söz konusu anlatımın tek bir çalışanın kişisel gözlemlerine dayandığı, kurumun adı ile iddiaları doğrulayacak bağımsız bir denetim veya resmi açıklamanın paylaşılmadığı göz önünde bulunduruluyor.

TCMB'nin repo kararı bankacılık endeksini yüzde 4 yükseltti
TCMB'nin repo kararı bankacılık endeksini yüzde 4 yükseltti
İçeriği Görüntüle

"ESKİ MEMURLARA İŞ YAPTIRILAMIYOR" İDDİASI

Yeni atandığını söyleyen memur, özellikle uzun süredir kurumda görev yapan bazı çalışanların iş temposunu eleştirdi. Mesainin 08.30'da başladığını belirten çalışan, bazı personelin kahvaltı ve çay molası nedeniyle bilgisayar başına geçmesinin 09.30'u bulduğunu, gün içerisinde ise YouTube izleyen veya telefonunda oyun oynayan çalışanlarla karşılaştığını ileri sürdü. "Bulunduğum müdürlükte 150 kişi falan var ama emin olun 30 kişi olsa yine işler hiç aksamaz" ifadelerini kullanan memur, iş yükü ile personel sayısının örtüşmediğini savundu.

Paylaşımın kaynağının Reddit'teki bir kullanıcı gönderisi olduğu görülüyor. Gönderide belediyenin adı açıklanmazken anlatılanların tamamı kullanıcının kendi beyanına dayanıyor. Bu nedenle paylaşımdaki personel sayısı, çalışma biçimi ve çalışanlara yönelik değerlendirmelerin kurumun geneline ilişkin doğrulanmış veriler olarak değil, kişisel gözlem ve iddialar olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

MAAŞ RAKAMLARI DA TARTIŞMA YARATTI

Paylaşımda ücretlere ilişkin öne sürülen rakamlar da sosyal medyadaki tartışmanın önemli bölümünü oluşturdu. Çalışan, görev yaptığı kurumda en düşük memur maaşının 80-90 bin TL bandında bulunduğunu, tekniker ve mühendislerin ise 110 bin TL ile 150 bin TL arasında gelir elde ettiğini iddia etti. İşçi statüsündeki bazı personelin en az 130 bin TL aldığını öne süren kullanıcı, yaptığı işle aldığı ücret arasında ciddi fark bulunduğunu düşündüğü bir çalışanı örnek göstererek "Bu ülke nasıl ayakta duruyor, anlamadım" ifadelerini kullandı.

BELEDİYELERDE ÜCRETLER NEDEN FARKLILAŞABİLİYOR?

Belediyelerde çalışan herkes aynı statüde ve aynı ücret sisteminde bulunmuyor. Memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler açısından ücretlerin belirlenmesinde farklı mevzuat ve sözleşme hükümleri devreye girebiliyor. Ayrıca mahalli idarelerde belirli şartlar altında kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilmesi mümkün. Bu nedenle sosyal medyada yalnızca "memur maaşı" veya "işçi maaşı" şeklinde paylaşılan rakamlar; unvan, derece, kıdem, ek ödeme, sosyal denge tazminatı ve diğer mali haklar bilinmeden bütün belediye çalışanlarına genellenemiyor.

MEMURLARIN ÇALIŞMA DÜZENİ MEVZUATTA BELİRLENİYOR

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saat olarak düzenleniyor. Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süreleri ise bölgenin ve hizmetin özelliklerine göre belirlenebiliyor. Aynı kanun, kamu görevlilerine yalnızca mesaiye devam yükümlülüğü getirmekle kalmıyor; memurların kendilerine verilen görevleri mevzuata uygun şekilde yerine getirmesini ve görevlerinin doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olmasını da öngörüyor.

SORUMLULUK SADECE ÇALIŞANDA DEĞİL, AMİRDE DE

Mevzuat açısından personelin verimli çalışmasının sağlanması kurum yöneticilerinin de sorumluluk alanında. 657 sayılı Kanun'da amirlerin, yönettikleri birimlerde görevlerin zamanında ve eksiksiz yapılmasını ve yaptırılmasını sağlamak, personelini yetiştirmek, çalışanların hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekle görevli olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla gerçekten personelin uzun süre görev yapmadığı veya iş yükünün çalışanlar arasında dengesiz dağıldığı bir kamu biriminde sorun yalnızca bireysel çalışma disipliniyle sınırlı kalmıyor; iş dağılımı, yönetim, denetim ve organizasyon süreçlerini de ilgilendiriyor.

KAMUDA VERİMLİLİK NASIL ARTIRILABİLİR?

Kamu kurumlarında personel sayısının tek başına fazla veya az olması hizmetin verimli yürütülüp yürütülmediğini göstermiyor. Sağlıklı değerlendirme için birimlerin görev yükünün, vatandaş başvurularının, işlem sürelerinin, personel başına düşen iş miktarının ve hizmet kalitesinin birlikte incelenmesi gerekiyor. İş tanımlarının açık biçimde belirlenmesi, görev dağılımının ölçülebilir hale getirilmesi, dijital iş akışlarının yaygınlaştırılması ve yöneticilerin performansı düzenli takip etmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanılması açısından öne çıkan yöntemler arasında bulunuyor.

İDDİALAR İÇİN RESMİ TESPİT GEREKİYOR

Sosyal medyadaki paylaşım kamu personel sisteminde liyakat, ücret dengesi ve verimlilik tartışmasını yeniden gündeme taşısa da tek bir çalışanın deneyiminden hareketle tüm belediyelere ilişkin sonuç çıkarmak mümkün değil. Paylaşımda adı açıklanmayan belediyenin personel ihtiyacının gerçekten ne kadar olduğu, belirtilen ücretlerin hangi statü ve ek ödemelerden oluştuğu ve çalışanların görevlerini aksatıp aksatmadığı ancak kurum kayıtları, iş yükü verileri ve yetkili denetim mekanizmalarının incelemeleriyle ortaya konulabilir. Tartışmanın merkezindeki temel soru ise kamu hizmetinde personel sayısından çok, mevcut insan kaynağının vatandaşın aldığı hizmete ne ölçüde dönüştürülebildiği olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Haber Merkezi