Antalya'nın Demre ilçesi açıklarındaki Kekova Adası yakınlarında 2024 yılında keşfedilen gemi batığı, Guinness Dünya Rekorları tarafından dünyanın bilinen en eski gemi batığı olarak tescillendi. Akdeniz Üniversitesi öncülüğünde yürütülen su altı araştırmalarında ortaya çıkarılan ve 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıl öncesine tarihlenen buluntular, Erken Tunç Çağı'ndaki deniz ticaretine ilişkin önemli bilgiler sunuyor.
GUINNESS DÜNYA REKORLARI RESMEN TESCİLLEDİ
Guinness Dünya Rekorları'nın resmi kayıtlarına göre Kekova Adası yakınlarında bulunan batık, 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıllık geçmişiyle dünyanın bilinen en eski gemi batığı unvanını aldı. Rekor kaydında keşfin 24 Temmuz 2026 tarihli bilimsel yayınına yer verildi.
Guinness kayıtlarında, araştırmaların Akdeniz Üniversitesi'nden Hakan Öniz ve Ceyda Öztosun liderliğinde yürütüldüğü belirtildi. Batığın tarihlendirilmesinde geminin taşıdığı seramik kaplar ve aynı döneme ait taş çapalar temel alındı.
Keşif, daha önce dünyanın en eski gemi batığı olarak kabul edilen Yunanistan'ın Dokos Adası açıklarındaki batığı geride bıraktı. Guinness verilerine göre 1975 yılında keşfedilen Dokos batığı yaklaşık 4 bin 200 yıllık geçmişe sahip.
İLK BULUNDUĞUNDA OSMANLI DÖNEMİNE AİT SANILDI
Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, Kekova'daki batığın ilk incelemelerde 100 ila 400 yıllık olabileceğini düşündüklerini söyledi.
Ancak bilimsel yayın hazırlıkları sırasında batıktan çıkarılan amforaların Mısır'daki Erken Tunç Çağı buluntularıyla benzerlik gösterdiği belirlendi. Bunun üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle bölgede yeniden araştırma yapıldı.
Öniz, karşılaştırmalı incelemeler sonucunda batığın yaklaşık 4 bin 700 yıl öncesine ait olduğunun anlaşıldığını açıkladı. Böylece başlangıçta Osmanlı dönemine ait olabileceği değerlendirilen kalıntıların çok daha eski bir ticaret gemisinden kaldığı ortaya çıktı.
DENİZİN ALTINDAN 30'DAN FAZLA AMFORA ÇIKARILDI
Guinness Dünya Rekorları'nın yayımladığı teknik bilgilere göre Kekova açıklarında yaklaşık 30 metre derinlikte tespit edilen batık alanında 30'dan fazla amfora ve Erken Tunç Çağı'na ait üç taş çapa bulundu.
Yaklaşık 10 metre uzunluğunda olduğu değerlendirilen ticaret gemisinin ahşap gövdesi günümüze ulaşmadı. Bu nedenle batığın yaşı, geminin yapısal kalıntılarından değil, taşıdığı yük ve diğer arkeolojik buluntular üzerinden belirlendi.
Amforalar, eski dönemlerde zeytinyağı, tahıl ve çeşitli sıvı ürünlerin depolanması ve taşınmasında kullanılan seramik kaplar olarak biliniyor. Kekova'daki buluntular, Doğu Akdeniz'de yaklaşık 4 bin 500 yıl önce yürütülen ticari faaliyetlerin anlaşılmasına katkı sağlıyor.
BATIĞIN YAŞI NASIL BELİRLENDİ?
TÜBİTAK Bilim ve Teknik'in 20 Ekim 2026 tarihli değerlendirmesine göre Kekova'daki amforalar, MÖ 2700 ile MÖ 2400 arasına tarihlenen Doğu Akdeniz ve Mısır örnekleriyle benzer özellikler taşıyor.
Ancak tarihlendirme konusunda bilimsel bir sınırlama da bulunuyor. Geminin ahşap gövdesi korunmadığı için radyokarbon analizi yapılabilecek organik malzemeye ulaşılamadı. Bu nedenle yaş değerlendirmesi büyük ölçüde seramiklerin biçimsel özelliklerine ve karşılaştırmalı arkeolojik incelemelere dayanıyor.
TÜBİTAK'ın aktardığı değerlendirmede Edinburgh Üniversitesinden arkeolog Jon Henderson, keşfin önemini kabul etmekle birlikte seramik benzerliklerinin tek başına kesin tarihlendirme sağlamayabileceğine işaret etti. Dolayısıyla Guinness tarafından tescillenen rekor, mevcut arkeolojik bulgulara dayanan bilimsel değerlendirmeyi yansıtıyor.
ANTALYA'DA DAHA ÖNCE DE TUNÇ ÇAĞI BATIĞI BULUNMUŞTU
Kekova keşfi, Antalya kıyılarındaki ilk önemli Tunç Çağı batığı değil. Guinness Dünya Rekorları'nın resmi açıklamasında, Kumluca açıklarında 2018 yılında tespit edilen başka bir ticaret gemisi batığına da yer verildi.
Akdeniz Üniversitesi ve Denizcilik Arkeolojisi Enstitüsünün yürüttüğü çalışmalarda, Kumluca açıklarındaki batıkta MÖ 16. ve 15. yüzyıllara tarihlenen bakır külçeler bulundu.
Kekova batığının bu örnekten yaklaşık bin yıl daha eski olması, Antalya kıyılarının tarih öncesi deniz ticaretindeki yerinin araştırılması açısından yeni bir bilimsel veri sağladı.
TARİHİ ESERLER ANTALYA VE İSTANBUL'DA SERGİLENECEK
Doç. Dr. Hakan Öniz'in açıklamasına göre Kekova batığından çıkarılan amfora ve diğer arkeolojik eserlerin koruma ve inceleme işlemleri sürüyor. Buluntuların bir bölümü bölgedeki laboratuvarda, diğer bölümü ise Akdeniz Üniversitesinin Kemer'deki su altı arkeoloji laboratuvarında değerlendiriliyor.
Koruma çalışmalarının tamamlanmasının ardından eserlerin bir kısmının İstanbul Haydarpaşa'daki Dört Deniz Bir Müze projesi kapsamında sergilenmesi planlanıyor.
Diğer eserlerin ise Antalya'nın Kemer ilçesinde yapımı devam eden Akdeniz Sualtı Arkeolojisi Müzesi'nde ziyaretçilerle buluşturulması hedefleniyor. Sergileme için henüz kesin bir açılış tarihi açıklanmadı.
KEKOVA KEŞFİ ANTALYA TURİZMİ İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Antalya'nın Demre ilçesi yakınlarındaki Kekova, su altı kültür mirası ve tarihi kalıntılarıyla tanınan turizm bölgeleri arasında yer alıyor. Guinness tarafından tescillenen keşif, bölgenin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarih öncesi denizcilik geçmişiyle de uluslararası düzeyde tanınmasına katkı sağlayabilecek nitelikte.
Özellikle Kemer'de planlanan müze sergisi, Antalya'ya gelen ziyaretçilerin bölgedeki su altı arkeolojisi çalışmalarını daha yakından tanımasına olanak sağlayabilir. Bununla birlikte Guinness tescilinin ziyaretçi sayısına veya turizm gelirlerine etkisine ilişkin henüz açıklanmış bir veri bulunmuyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un 14 Ekim 2026'da kamuoyuna duyurduğu Kekova keşfinin 4 Kasım'da Guinness tesciliyle yeniden gündeme gelmesi, Antalya kıyılarında yürütülen su altı arkeolojisi çalışmalarının uluslararası önemini ortaya koydu.




