Antalya'nın Demre ilçesi açıklarındaki Kekova Adası yakınlarında yürütülen sualtı arkeoloji çalışmalarında, dünyanın bilinen en eski gemi batığı olabileceği değerlendirilen kalıntılara ulaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen araştırmalarda, Erken Tunç Çağı'na tarihlenen batığın yaklaşık 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıllık olduğu belirlendi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un 14 Ekim 2026'da duyurduğu keşif, Antalya'nın sualtı arkeolojisindeki önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Öniz'in bilimsel çalışmalarına öncülük ettiği batık alanında, antik deniz ticaretine ilişkin önemli buluntular tespit edildi.

30 METRE DERİNLİKTE 30'DAN FAZLA SERAMİK KAP

Kekova açıklarında yaklaşık 30 metre derinlikte bulunan batık alanında, 30'dan fazla seramik depolama kabı ile üç taş çapa belgelendi. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda olduğu değerlendirilen ticaret gemisinin ahşap gövdesi günümüze ulaşamazken, taşıdığı yükün önemli bir bölümü deniz tabanında korundu.

Arkeologlar, seramik kapların biçimlerini ve üretim özelliklerini inceleyerek batığı Erken Tunç Çağı'na tarihlendirdi. Özellikle Mısır'daki Giza, Sakkara ve Abusir arkeolojik alanlarında bulunan benzer kaplarla yapılan karşılaştırmalar, keşfin yaklaşık 4 bin 500 yıl öncesine uzanan bir ticaret faaliyetinin izlerini taşıdığını ortaya koydu.

KEŞİF İLK OLARAK 2024 YILINDA BELGELENDİ

Akdeniz Üniversitesi tarafından yürütülen sualtı araştırmalarında batık alanı 2024 yılında tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleriyle Antalya Müzesi Müdürlüğü başkanlığında 2026 yılında başlatılan kazılar, seramiklerin ayrıntılı biçimde incelenmesine olanak sağladı.

Avustralya'daki Macquarie Üniversitesinden arkeolog Doç. Dr. Karin Sowada'nın da katkı verdiği tarihlendirme çalışmalarında, seramiklerin üretim teknikleri ve benzer arkeolojik örnekler değerlendirildi. Macquarie Üniversitesinin 15 Ekim 2026 tarihli bilimsel değerlendirmesinde, batığın yaklaşık MÖ 2700-2400 dönemine ait olabileceği belirtildi.

Geminin ahşap yapısı korunmadığından tarihlendirme doğrudan gemi keresteleri üzerinden değil, batık alanındaki seramik buluntuların karşılaştırmalı arkeolojik analizleriyle gerçekleştirildi. Bu ayrıntı, keşfin bilimsel değerlendirmesinde önem taşıyor.

Batı Antalya'da petrol arama için acele kamulaştırma kararı
Batı Antalya'da petrol arama için acele kamulaştırma kararı
İçeriği Görüntüle

AKDENİZ'DE BİNLERCE YILLIK TİCARETİN İZLERİ

Kültür ve Turizm Bakanlığının paylaştığı bilgilere göre, batıkta bulunan seramik kapların kil analizleri, bunların Ürdün Vadisi'ndeki üretim merkezlerinden gelmiş olabileceğine işaret ediyor. Benzer kapların Mısır, Troya ve Girit'te de bulunması, Doğu Akdeniz ile Ege arasında Erken Tunç Çağı'nda ticari bağlantılar bulunduğunu gösteren arkeolojik veriler arasında değerlendiriliyor.

Araştırmacılar, geminin Doğu Akdeniz kıyılarındaki bir limandan hareket ederek Troya veya Girit yönüne ilerlemiş olabileceği üzerinde duruyor. Ancak geminin kesin kalkış noktası, varış limanı ve batma nedeni henüz belirlenmiş değil.

Seramik kapların zeytinyağı, şarap veya bitkisel reçine gibi ürünlerin taşınmasında kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor. Kapların iç yüzeylerinde korunan kalıntılar üzerinde yapılacak analizlerin, taşınan ticari ürünlerin belirlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.

BİR SERAMİK KAPTA DOKUZ İŞARET BULUNDU

Kazılarda ortaya çıkarılan buluntulardan biri, üzerindeki dokuz işaret ve gövdesindeki iki delikle diğer seramiklerden ayrılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un açıklamasına göre, bu kabın tereyağı veya peynir üretiminde kullanılan bir yayık olabileceği değerlendiriliyor.

Bu ihtimal, binlerce yıl önce Akdeniz'de yolculuk yapan denizcilerin beslenme alışkanlıkları açısından yeni bir araştırma alanı oluşturuyor. Gemide süt ürünleri hazırlanmış olabileceği düşünülse de bu kullanımın kesinleşmesi için arkeolojik incelemelerin tamamlanması gerekiyor.

ÖNCEKİ REKOR YUNANİSTAN'DAKİ DOKOS BATIĞINDAYDI

Kekova keşfinden önce dünyanın en eski gemi batıkları arasında Yunanistan'daki Dokos Adası yakınlarında bulunan Erken Tunç Çağı batığı öne çıkıyordu. Yaklaşık 4 bin 200 yıllık olarak tanımlanan Dokos batığı, antik deniz taşımacılığına ilişkin önemli arkeolojik buluntular içeriyor.

Kekova'daki yeni buluntuların 4 bin 700 yıl öncesine kadar tarihlenmesi, bilinen gemi batıklarına ilişkin kronolojiyi yaklaşık 500 yıl daha geriye taşıyabilecek nitelikte. Bununla birlikte iki batığın tarihlendirme aralıkları ve kullanılan yöntemler, bilimsel karşılaştırmada dikkate alınması gereken unsurlar arasında bulunuyor.

ANTALYA'NIN SUALTI MİRASI İÇİN ÖNEMLİ GELİŞME

Antalya'nın Demre ilçesine bağlı Kekova bölgesi, antik yerleşimleri ve sualtında korunan kültürel varlıklarıyla Türkiye'nin önemli arkeolojik araştırma alanlarından biri olarak biliniyor. Yeni keşif, bölgenin yalnızca antik kentleriyle değil, tarih öncesi deniz ticaretiyle de bağlantılı olduğunu gösteren bulgular sunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 14 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, keşfin Anadolu kıyılarındaki deniz ticaretinin köklü geçmişini aydınlattığını belirterek sualtı kültür mirasının korunmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Batıktan çıkarılan eserlerin koruma ve bilimsel inceleme süreçleri devam ediyor. Seramiklerin kökeni, kullanım amacı ve içerdiği kalıntılar üzerinde yürütülecek çalışmaların, yaklaşık 4 bin 700 yıl önce Doğu Akdeniz'de kurulan ticaret bağlantılarına ilişkin daha ayrıntılı bilgiler sağlaması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi