Antalya Haberleri

Antalya'da otelde sır ölüm: Burak öldü mü öldürüldü mü?

Antalya’da 16 yaşındaki Burak Oğraş’ın staj yaptığı dönemde otel pansiyonunda ölü bulunmasıyla ilgili dosya 15 yıldır tartışılıyor. İşte detaylar.

Abone Ol

2011 yılında Antalya’da staj yaptığı dönemde boş bir havuzda ölü bulunan 16 yaşındaki Burak Oğraş’ın dosyası, 15 yıl sonra yeniden gündemde. Tartışmalar hâlâ bitmedi.

Antalya’da 2011 yılında yaşanan ve uzun yıllardır kamuoyunda soru işaretleriyle anılan Burak Oğraş dosyası, aradan geçen 15 yıla rağmen kapanmış değil. Staj yaptığı otelle bağlantılı bir pansiyonda ölü bulunan 16 yaşındaki Burak’ın ölümü, o günden bu yana “kaza mı, cinayet mi?” sorusunu beraberinde getiriyor.

STAJ İÇİN ANTALYA’YA GELMİŞTİ

Tekirdağ Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi öğrencisi olan Burak Oğraş, 2011 yılında yaz dönemi zorunlu stajı kapsamında Antalya’ya geldi. Öğrencilerin konaklaması için, staj yapılan otele yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıktaki Family Pansiyon ayarlandı.

Stajının bitmesine yaklaşık 15 gün kala, 9 Eylül 2011 sabahı Burak Oğraş, pansiyonun boş havuzunda ölü bulundu. Olay sonrası yapılan incelemelerde Burak’ın cep telefonuna ise ulaşılamadı.

DARP VE KIRIK İDDİALARI

Olayın ardından hazırlanan adli tıp raporlarında, Burak Oğraş’ın vücudunda darp izleri ve kırıklar bulunduğu yönünde iddialar yer aldı. Dosyaya bakan savcı Rafet Zeybek’in, “İntihar yazmak hiç aklımın ucundan geçmedi” dediği ifadeleri kamuoyuna yansıdı.

Bu noktada dosya, yalnızca bir “düşme” vakası olmaktan çıkıp tartışmalı bir sürece girdi.

BABA DOSYANIN PEŞİNİ BIRAKMADI

Acılı baba Murat Oğraş, oğlunun ölümünün ardından süreci bırakmadı. Oğraş, Burak’ın olaydan önce kız arkadaşıyla görüştüğünü ve “görmemesi gereken bazı şeylere şahit olmuş olabileceği” yönünde iddialar bulunduğunu dile getirdi.

Baba Oğraş’a göre Burak, olay gecesi cep telefonuyla bir kayıt almaya çalıştı ve bu nedenle telefon ortadan kaldırıldı. Telefon sinyalinin ölümden sonra kesildiği, cihazın ise bugüne kadar bulunamadığı belirtildi.

7 SAVCI DEĞİŞTİ, DOSYA İLERLEMEDİ

Dosyada bugüne kadar 7 farklı savcının görev yaptığını ifade eden Murat Oğraş, “Dosyamız hiçbir zaman resmen kapanmadı ama formalite dışında ilerleme de olmadı” sözleriyle sürece tepki gösterdi.

CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Av. Can Okan Kıran ise Burak Oğraş dosyasının yıllardır aydınlatılamamasını “cezasızlıkla sürdürülen bir düzen” olarak nitelendirdi.

15 YIL SONRA YENİ AÇIKLAMA

Dosya, son dönemde uluslararası kamuoyunda gündeme gelen Jeffrey Epstein belgeleri ile yeniden Türkiye’nin gündemine taşındı. Epstein’in Antalya’daki Rixos Otel’de konakladığı iddiaları, Burak Oğraş dosyasının tekrar tartışılmasına neden oldu.

Burak’ın hayatını kaybettiği dönemde Antalya Emniyet Müdürü olan Ali Yılmaz, emekliliğinin ardından Rixos Otel’de üst düzey yönetici olarak görev yapmıştı. Bu durum da kamuoyunda eleştirilere yol açtı.

DOSYA YENİDEN AÇILDI, YENİDEN KAPANDI

Ali Yılmaz, 15 yıl sonra yaptığı açıklamada, olayın kendi döneminde “düşme sonucu ölüm” olarak kayda geçtiğini, iddialar üzerine dosyanın yeniden açıldığını ancak savcılık tarafından tekrar takipsizlik kararı verildiğini söyledi.

Yılmaz, “Bir emniyet müdürünün lojmanda düşen bir çocukla ilgili adli tahkikatı yönlendirmesi söz konusu değildir. Soruşturma savcılık ve adli kolluk tarafından yürütülür” ifadelerini kullandı.

“BENİMLE BAĞ KURULMASI ART NİYETLİ”

Epstein belgeleri ile Burak Oğraş dosyası arasında bağ kurulmasını “art niyetli ve organize” olarak değerlendiren Yılmaz, “Devletin hafızası tazedir. Varsa bir suç ya da ihmal, günü geldiğinde hesabı sorulur” dedi.

Ama dosya hâlâ ortada duruyor. Ve sorular hâlâ cevap bekliyor.