Turizm ve tarımın başkenti olan bölgemizde, su kaynaklarının yanlış kullanımı nedeniyle gelecekte yaşanacak olası bir kuraklık felaketi büyük endişe yaratıyor. Antalya genelinde yapılan uzman incelemeleri, değerli su kaynaklarının denize akıp gittiğini ve tarım sektörünün sinsi bir krizle burun buruna olduğunu ortaya koydu. Ziraat Mühendisi Adem Uyar'ın bölge tarımının geleceğine yönelik yaptığı çarpıcı tespitler, seracılık ve tarımsal üretimle öne çıkan Alanya'daki çiftçiler için de hayati bir uyarı niteliği taşıyor.
YERALTI SULARI HIZLA TÜKENİYOR
Bölgedeki su yönetiminin acilen gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, açık alanlardaki suların büyük bir kısmının doğrudan denize döküldüğüne veya enerji santrallerinde harcandığına dikkat çekiyor. Çiftçilerin ancak belirli gün ve saatlerde kısıtlı suya erişebildiğini belirten Ziraat Mühendisi Adem Uyar, boşa akan suların ivedilikle üretime kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Mevcut tabloda üreticilerin mecburen sondaj kuyularına yöneldiği, bu durumun ise yeraltı su rezervlerini korkutucu bir hızla tükettiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre bu krizden çıkış yolu; hem maliyetleri düşürecek hem de suyu koruyacak olan modern kanal ve basınçlı sulama sistemlerine acilen geçiş yapmaktan geçiyor.
ÜRETİMDE BÜYÜK DÜŞÜŞ TEHLİKESİ
Su israfının önüne geçilememesi halinde, Alanya gibi üretimin can damarı olan merkezleri karanlık bir tablo bekliyor. Kuraklığın, rekoltede ve üretim kalitesinde telafisi zor düşüşlere yol açacağı uyarısında bulunan Uyar, eski yöntemlerin terk edilmesi gerektiğini savundu. İlerleyen yıllarda su krizinin daha da derinleşmemesi adına, suyu depolama teknolojileri ve topraksız tarım gibi yenilikçi üretim modellerinin vakit kaybetmeden yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanıyor.
GENÇLER TARIMA KÜSMEMELİ
Kapıdaki kuraklık krizinin yanı sıra, tarım sektörünün ayakta kalabilmesi için üreticinin devlet teşvikleriyle desteklenmesi de şart. Ülke ekonomisi ve ihracat potansiyeli için tarımın vazgeçilmez bir ana kolon olduğunu hatırlatan Uyar, sektörün geleceği adına genç neslin tarıma özendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksi takdirde, Türkiye'nin en büyük ekonomik güçlerinden biri olan tarımsal üretimin telafisi imkansız bir yara alacağı öngörülüyor.