ESKİ GÜNLER HAYAL OLDU: SATIŞLARDA YÜZDE 90 KAYIP
Geçmiş yıllardaki canlılığı mumla aradıklarını belirten Mehmet Ali Közenek, ekonomik erimenin boyutlarını çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Sadece üç yıl öncesine kadar günde ortalama 150-200 adet mısır satışı gerçekleştirdiklerini ifade eden Közenek, bugün gelinen noktada tezgâhın önünden geçen vatandaş sayısının bile azaldığını vurguladı.
Közenek, süreci şu sözlerle özetledi: "Eskiden insanlar bir yürüyüşe çıktığında durup bir mısır alırdı, bu bir ritüeldi. Şimdi ise ocağımızı bile yakamıyoruz. Üç yıl önceki satış rakamlarımız artık bir hayalden ibaret. Sezonun en yoğun olması gereken bu günlerde henüz siftah dahi yapamadığımız zamanlar oluyor."
MALİYETLER KÖZÜ SÖNDÜRDÜ, MISIR LÜKS TÜKETİM OLDU
Artan girdi maliyetleri nedeniyle geleneksel köz ocağını yakmanın dahi bir maliyet kalemi haline geldiğini belirten tecrübeli esnaf, mısırın artık orta ve alt gelir grubu için "lüks" kategorisine girdiğini söyledi. Büfesini sadece bardakta mısır talebi gelirse diye açık tutmaya çalıştığını ancak bu gelirin işletme giderlerini karşılamaya yetmediğini ekledi.
"Maliyetler Belimizi Büküyor" başlığı altında duruma dikkat çeken Közenek, bu şartlar altında büfe kirasını ödemenin imkânsız hale geldiğini, mısır büfelerinin birer birer kepenk indirme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
VATANDAŞIN AJANDASI: SADECE HAYATTA KALMAK
Turizm sezonunun beklenen ivmeyi yakalayamaması ve yerli halkın harcama alışkanlıklarının değişmesi, sokak ekonomisini doğrudan etkiledi. İnsanların psikolojik ve ekonomik olarak bir savunma mekanizması geliştirdiğini ifade eden Közenek: "Vatandaşın tek bir önceliği kaldı, o da hayatta kalmak. Kira, faturalar ve temel gıda maddeleri dışında kimsenin bir liralık bile ekstra harcama lüksü kalmadı. Sosyal hayat ve dışarıda bir şeyler atıştırma kültürü hızla yok oluyor. Alanya’nın o meşhur mısır kokusu, yerini sessizliğe ve boş tezgahlara bıraktı." dedi.