Küresel iklim sistemi yeniden hareketlenirken, El Nino etkisinin 2026 yazında güç kazanması bekleniyor. Pasifik Okyanusu’nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının artmasıyla ortaya çıkan bu doğa olayı, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de sıcaklık ve yağış düzenini doğrudan etkileyebilecek gelişmelerin habercisi olarak görülüyor.
KÜRESEL HAVA DENGESİ DEĞİŞİYOR
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verilerine göre El Nino, küresel ölçekte yağış ve sıcaklık dağılımını köklü şekilde değiştiriyor. Asya’da kuraklık riski artarken, Amerika ve Avrupa’nın bazı bölgelerinde aşırı yağış ihtimali öne çıkıyor. Hindistan’da muson yağmurlarının zayıflaması, Avustralya’da kuraklık ihtimali ve Güney Amerika’da aşırı yağışlar, küresel üretim dengelerini etkileyebilecek gelişmeler arasında yer alıyor.
TÜRKİYE’DE SICAKLIK VE YAĞIŞ DENGESİ DEĞİŞEBİLİR
El Nino doğrudan Türkiye kaynaklı olmasa da atmosferik dolaşım üzerindeki etkileri nedeniyle ülkede hissediliyor. 2026 yazında özellikle Akdeniz, İç Anadolu ve Güney bölgelerde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkması bekleniyor. Bu durum, başta Alanya ve çevresi olmak üzere turizm bölgelerinde hem günlük yaşamı hem de enerji tüketimini doğrudan etkileyebilir.
Karadeniz Bölgesi’nde ise yer yer kuvvetli ve ani yağışlar öne çıkıyor. Yağışların tamamen azalmasından ziyade düzensiz hale gelmesi, kısa sürede yoğun yağışların görülmesine neden olabilir.
KURAKLIK VE SEL RİSKİ AYNI ANDA
Uzmanlar, El Nino etkisiyle birlikte bir bölgede kuraklık yaşanırken başka bir bölgede sel ve taşkın riskinin artabileceğine dikkat çekiyor. Deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi, atmosferde daha fazla enerji birikmesine yol açarak ani hava olaylarını tetikleyebiliyor.
Bu durum özellikle altyapı, şehir yaşamı ve tarım arazileri açısından risk oluşturuyor.
TARIM VE GIDA FİYATLARI İÇİN KRİTİK SÜREÇ
El Nino’nun en önemli etkilerinden biri de tarımsal üretim üzerindeki baskı. Geçmiş yıllarda yaşanan güçlü El Nino dönemlerinde pirinç, mısır, soya fasulyesi ve palm yağı üretiminde ciddi düşüşler yaşanmıştı.
2026’da benzer bir tablo oluşması halinde, küresel gıda arzında daralma ve buna bağlı olarak fiyat artışları gündeme gelebilir. Bu durum Türkiye’de de gıda enflasyonu üzerinde etkili olabilir.
ALANYA VE TARIM BÖLGELERİ İÇİN UYARI
Antalya ve Alanya gibi tarım ve turizmin iç içe olduğu bölgelerde, sıcaklık artışı ve su kaynaklarının yönetimi kritik hale geliyor. Seracılık, tropikal meyve üretimi ve açık tarım faaliyetlerinde verimlilik doğrudan iklim koşullarına bağlı olduğu için üreticilerin süreci yakından takip etmesi gerekiyor.
Uzmanlar, hem çiftçilerin hem de yerel yönetimlerin iklim değişikliğine uyum stratejilerini güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor.