Almanya’da muhalefetteki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi Eş Başkanı Alice Weidel, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Sebte’de (Ceuta) yaşanan düzensiz göç krizini gerekçe göstererek Almanya’nın sınır politikasında köklü değişiklik yapılmasını istedi. Weidel, Almanya’nın sınırlarını daha sıkı biçimde kontrol etmesi gerektiğini savunurken, benzer göç hareketlerinin tekrarlanması halinde ülkesinin Schengen sisteminden çekilmesini gündeme getirdi. Weidel’in çıkışı, Avrupa’da düzensiz göç, dış sınırların korunması ve serbest dolaşımın geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
WEIDEL SCHENGEN'DEN ÇEKİLMEYİ SAVUNDU
Weidel, Alman kamu yayıncısı ZDF’ye verdiği röportajda sınırların kapatılmasını ve Almanya’nın Schengen sisteminden çıkmasını savundu. AfD lideri, Sebte’de yaşanan göç hareketlerinin Almanya’ya kadar ulaşmasını engellemek için ulusal sınır kontrollerinin öne çıkarılması gerektiğini ileri sürdü. AfD daha önce de Avrupa Birliği’nin dış sınırlarının yeterince korunamadığını savunarak düzensiz giriş yapanların hızla geri gönderilmesini ve gerektiğinde Schengen kurallarının askıya alınmasını talep etmişti.
SEBTE'NİN SCHENGEN'DE ÖZEL STATÜSÜ VAR
Ancak Sebte’nin hukuki ve coğrafi konumu tartışmanın önemli ayrıntılarından birini oluşturuyor. İspanya’ya bağlı olan ve Fas sınırında bulunan Sebte, Schengen sistemi bakımından özel bir kontrol rejimine tabi. İspanya Dışişleri Bakanlığı, kente düzensiz şekilde girmenin İspanya ana karasına veya diğer Avrupa ülkelerine serbestçe geçiş hakkı sağlamadığını vurguluyor. Sebte’den İspanya ana karasına deniz veya hava yoluyla geçmek isteyen kişiler ayrıca Schengen sınır kontrolünden geçiriliyor. Madrid yönetimi bu sistemi, Fas sınırındaki ilk kontrolün ardından uygulanan ikinci bir güvenlik filtresi olarak tanımlıyor.
İSPANYA: DÜZENSİZ GİRİŞ AVRUPA'YA GEÇİŞ HAKKI VERMİYOR
İspanyol makamları, Sebte ve Melilla üzerinden düzensiz biçimde ülkeye giren kişilerin otomatik olarak İspanya’da kalma, ana karaya seyahat etme veya Avrupa içinde serbestçe dolaşma hakkı kazanmadığının altını çiziyor. Madrid ayrıca göçmenler arasında yayılan bazı bilgilerin gerçeği yansıtmadığını, İspanya’daki hukuki düzenlemelerin Sebte üzerinden Avrupa’ya açık bir geçiş koridoru oluşturmadığını açıkladı. Bu nedenle Weidel’in Sebte’den hareket eden kişilerin Schengen’in açık iç sınırları üzerinden Almanya’ya ulaşabileceği yönündeki değerlendirmesi, Almanya’da da tartışmaya konu oldu.
30 TEMMUZ'DA SINIRDA BÜYÜK HAREKETLİLİK YAŞANDI
Krizin merkezinde, Fas’ın Fenidek kenti kıyılarından Sebte’ye ulaşmaya çalışan düzensiz göçmenler bulunuyor. 30 Temmuz’da 800’ü aşkın kişinin yüzerek Sebte’ye ulaşmaya çalıştığı bildirilirken, Fas ve İspanyol güvenlik birimleri denizde geniş çaplı müdahalelerde bulundu. İlerleyen saatlerde ve günlerde hareketliliğin çok daha büyük boyutlara ulaşması üzerine İspanya, kentte güvenliğin sağlanması amacıyla askeri birlikleri de devreye soktu. Sebte’deki kabul ve barınma kapasitesinin yoğun baskı altında kalması, krizin yalnızca sınır güvenliği değil insani yardım ve kamu hizmetleri açısından da ele alınmasına yol açtı.
CAN KAYBI 88 OLARAK AÇIKLANMIŞTI
Fas’tan Sebte’ye denizden ve karadan ulaşmaya çalışan göçmenlerin bir bölümünün hayatını kaybetmesi krizin en ağır boyutunu oluşturdu. İspanyol makamlarının paylaştığı son açıklamalarda hayatını kaybedenlerin sayısı 88 olarak duyuruldu. Özellikle yüzerek veya denizde uygun olmayan araçlarla sınırı aşmaya yönelik girişimler, Akdeniz’in bu bölümündeki düzensiz göç rotasının taşıdığı ölümcül riski bir kez daha gündeme taşıdı.
2021'DE DE BENZER KRİZ YAŞANMIŞTI
Sebte, Avrupa Birliği ile Afrika kıtası arasındaki en hassas kara sınırlarından biri olarak daha önce de kitlesel göç hareketlerine sahne oldu. 2021’de Fas ile İspanya arasında diplomatik gerilimin yükseldiği dönemde yaklaşık 10 bin kişinin kısa süre içinde Sebte’ye geçmesi Avrupa çapında krize dönüşmüştü. Son gelişmeler, Madrid ile Rabat arasındaki sınır güvenliği iş birliğinin Avrupa’nın güney sınırlarının kontrolünde ne kadar kritik olduğunu yeniden ortaya koydu.
SCHENGEN NASIL İŞLİYOR?
Schengen sistemi, üye ülkeler arasındaki iç sınır kontrollerinin büyük ölçüde kaldırılmasına dayanırken güvenliğin ortak dış sınır kontrolleriyle sağlanmasını öngörüyor. Bununla birlikte üye devletler, kamu düzeni veya iç güvenliğe yönelik ciddi tehdit oluştuğunu değerlendirdiklerinde belirli koşullar altında geçici iç sınır kontrollerine başvurabiliyor. Kalıcı biçimde Schengen sisteminden ayrılma ise günlük sınır kontrolü kararlarından çok daha kapsamlı hukuki, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğurabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
TARTIŞMANIN MERKEZİNDE DIŞ SINIR GÜVENLİĞİ VAR
Sebte krizi, Avrupa’da uzun süredir devam eden temel tartışmayı yeniden öne çıkardı: İç sınırlarda serbest dolaşım korunurken AB’nin dış sınırlarının nasıl daha etkili denetleneceği. Bir tarafta ulusal sınır kontrollerinin güçlendirilmesini isteyen siyasi hareketler bulunurken diğer tarafta çözümün ortak dış sınır yönetimi, Frontex desteği, kaynak ülkelerle iş birliği, hızlı ve hukuka uygun iltica süreçleri ile geri dönüş mekanizmalarının birlikte işletilmesinden geçtiğini savunan yaklaşım yer alıyor. Weidel’in Schengen çıkışı da bu daha geniş Avrupa göç ve sınır güvenliği tartışmasının Almanya’daki yeni cephesini oluşturdu.




