ABD ile İran arasında çatışmaları sona erdirmeye yönelik imzalanan mutabakat zaptı, imzalandı. Alanya turizm sektörü temsilcileri gelişmenin Alanya turizmine olası yansımalarını Yeni Alanya'ya değerlendirildi. Turizmciler, bölgesel gerilimin azalmasının güven ortamını güçlendirebileceğini ve bunun rezervasyon davranışlarına olumlu katkı sunabileceğini belirtirken, etkilerin kısa vadede sınırlı kalabileceği ancak orta vadede hissedilebileceği görüşünde birleşti. Sektör temsilcileri ayrıca enerji maliyetleri, uçuş fiyatları ve genel ekonomik koşulların da turizm hareketliliği üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğine dikkat çekti.
"GÜVEN VE İSTİKRAR TURİZMİN EN GÜÇLÜ DİNAMİĞİ"
Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan, 19 Haziran'da yapılacak görüşmede ABD ile İran arasında yürütülen barış sürecinin kalıcı istikrara dönüşmesi halinde Alanya turizmine olumlu katkı sağlayacağını söyledi. Turizmin güven ve istikrar üzerine kurulu bir sektör olduğunu vurgulayan Özcan, bölgedeki gerilimin azalmasının seyahat kararlarını ve destinasyon algısını pozitif yönde etkileyebileceğini belirtti. Enerji maliyetlerinin turizm üzerindeki etkisine de dikkat çeken Özcan, savaş kaynaklı yükselen akaryakıt fiyatlarının gerilemesinin havayolu maliyetlerini azaltarak uçuş fiyatlarına olumlu yansıyabileceğini ifade etti. Daha uygun ulaşım maliyetlerinin Alanya gibi hava ulaşımına bağlı destinasyonlara talebi artıracağını kaydetti. Sezonun mevcut durumuna ilişkin bilgi veren Özcan, Alanya’daki otellerde haziran ayı doluluk oranlarının ortalama yüzde 70 seviyelerinde seyrettiğini belirterek, temmuz, ağustos ve eylül aylarında dolulukların artmasını beklediklerini söyledi. Alanya’nın tesis kalitesi, doğal ve tarihi zenginlikleriyle uluslararası turizmde güçlü bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Özcan, “Bölgede barış ortamının güçlenmesi, enerji maliyetlerinin düşmesi ve ulaşımın daha erişilebilir hale gelmesiyle Alanya’nın avantajlarını daha güçlü şekilde kullanacağına inanıyoruz” dedi. Özcan, sektörün en büyük beklentisinin bölgede huzur ve güven ortamının kalıcı hale gelmesi olduğunu belirterek, Alanya’nın güçlü turizm altyapısıyla misafirlerini ağırlamaya hazır olduğunu ifade etti.
‘BELİRSİZLİK AZALIRSA TALEP YENİDEN GÜÇLENİR’
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) eski yönetim kurulu üyesi Şükrü Cimrin, ateşkes sürecinin kısa vadede sınırlı etki yaratabileceğini ancak orta vadede rezervasyonlara olumlu yansıma beklediğini ifade etti. Cimrin, "Ateşkesin sağlanması bölgeyi bir miktar rahatlattı. Ancak sürecin netleşmesi için özellikle 19 Haziran sonrasını görmek gerektiğini düşünüyorum. Bu gelişmenin turizm hareketliliğine olumlu yansıyacağı kanaatindeyim. Rezervasyonlarını son dakikaya bırakan çok sayıda misafirimiz bulunuyor. Bölgedeki belirsizlik nedeniyle tereddüt yaşayan misafirler, uçuş iptalleri veya olası karışıklık endişeleri nedeniyle seyahat kararlarını erteledi. Özellikle kaynak pazarlarımızdan gelecek misafirlerde bu çekinceleri gözlemledik. Kaygıların ortadan kalkmasıyla birlikte Türkiye’ye yönelik talebin yeniden güçleneceğini düşünüyorum. Güney Kıbrıs başta olmak üzere bölgeye yakın Avrupa destinasyonları da bu süreçten etkilendi. Yaşanan iptaller ve rezervasyon kaymaları nedeniyle bazı misafirlerin farklı destinasyonlara yöneldiğini görüyoruz. Bu misafirlerin yeniden kazanılması kolay olmayacak. Buna rağmen havaların ısınması, okulların tatile girmesi ve yaz sezonunun başlaması gibi olumlu etkenlerle hem dış pazarda hem de iç pazarda hareketlilik başladı. Doluluk oranlarına baktığımızda tesislere göre yüzde 60 ile yüzde 100 arasında değişen seviyeler görüyoruz. Ancak genel ortalamanın henüz arzu edilen düzeyde olduğunu söylemek mümkün değil. Önümüzdeki süreçte bu oranların yükselmesini bekliyoruz. Fiyatlar konusuna gelirsek, Avrupa’da da enflasyonun etkisi devam ediyor. Bu nedenle turistler tatil harcamalarında daha dikkatli davranıyor. Tatili bir lüks değil ihtiyaç olarak gören misafirler, bu ihtiyaçlarından vazgeçmemek adına konaklama sürelerini kısaltabiliyor veya daha ekonomik seçeneklere yönelebiliyor. Türkiye’ye gelen misafirlerin büyük bölümü yaz döneminde her şey dahil sistemini tercih ediyor. Bu sayede harcamalarını önceden planlayabiliyor ve Türkiye’deki enflasyonun etkisini daha sınırlı hissediyorlar. Ancak otel dışındaki harcamalarda, özellikle çarşı ve pazar fiyatları zaman zaman yüksek bulunabiliyor. Bu durum, Avrupa’daki diğer destinasyonlarla yapılan karşılaştırmalarda daha belirgin hale geliyor. Son iki yılda oteller fiyat artışlarını oldukça sınırlı tuttu. Euro bazında fiyat artışlarının yavaşlaması yabancı misafir açısından olumlu bir gelişme oldu. Turizm sektörünün beklentisi ise döviz kurlarının yükselerek TL bazında artan maliyetleri dengelemesi yönünde. Türkiye tatilinin maliyeti, diğer Avrupa destinasyonlarına kıyasla dengeli bir artış gösterdi. Bu nedenle Türkiye’ye yönelik talebin yalnızca fiyat artışları nedeniyle düştüğünü söylemek doğru olmaz. Türkiye’deki pahalılığın turist akışındaki yavaşlamanın temel nedeni olduğunu düşünmüyorum. Öte yandan, paket tur fiyatlarında yakıt maliyetlerinin yeniden revize edilmesi ve tur operatörlerinin ek maliyetleri fiyatlara yansıtması, Türkiye dahil tüm destinasyonları etkiledi. Bu durum uçuş ve paket tur fiyatlarının genel olarak yükselmesine neden oldu. Ateşkesin kalıcı hale gelmesiyle birlikte, Temmuz ayının başından itibaren beklediğimiz doluluk oranlarına ulaşacağımızı düşünüyorum." dedi.
‘SORUN SADECE SAVAŞ DEĞİL, MALİYET BASKISI DA VAR’
Kleopatra Otelciler Derneği Başkanı Şevki Taç ise barış sürecini insani açıdan olumlu bulduklarını ancak turizm üzerindeki etkisinin hemen görülmeyeceğini ifade etti. Taç, kısa vadede talep artışı beklemediklerini belirterek, etkilerin zamana yayılacağını söyledi. Taç, "Sadece savaşa endeksli bir durum değil, maalesef Türkiye’nin de pahalılaşması. Bunu daha önce de defalarca dile getirmiştim zaten. Tabii ki savaşın bitmesi insani açıdan, vicdani açıdan sevindirici bir şey. Hiçbir savaşın olmaması temennimiz. Bu savaşın bitmesinin elbette artı yönde bize katkıları olacaktır. Belki sezonun bundan sonraki kısmında biraz daha iyileşme beklenebilir, fakat bu çok kısa sürede olmayacaktır. Bugün imzalandı diye yarın ya da bir hafta sonra bir talep artışıyla karşılaşmayacağız. Bu savaşın etkisinin geçmesiyle birlikte, eğer belirli bir oranda etkilediyse, o oranın tamamı geri gelmeyecektir. Tabii rakamsal olarak boyutunu şu anda net söyleyemiyorum. Ancak Türkiye turizminin sıkıntısı şu anda sadece savaş değil, maalesef pahalılaşması da. Arkadaşlara katılıyorum. Turizmcilerin ciddi anlamda desteğe ihtiyacı var. Malum çok kötü giden bir sezonun ortasındayız. Daha geçenki röportajımda da söylemiştim hatırlarsan. Bize ciddi anlamda bu sene KDV indirimi gerekiyor veya SGK prim desteği gerekiyor. Bunlar sağlanırsa hem maliyetlerimizi düşürmüş oluruz hem de fiyat rekabeti açısından daha avantajlı hale geliriz. Kurun artması başka bir durum. Turizmciler için özel kurlar verilebilir. Turizm istihdam belgesi olan tesislere özel bir kur sağlanabilir. Bu geçmişte Türkiye Cumhuriyeti’nde de yapılmıştı zaten. Buna benzer bir uygulama olabilir. Ancak bu şekilde maliyetlerimizi aşağı çektiğimizde fiyatlarımız da düşer ve Türk turizmi daha rekabetçi hale gelir. Fiyatlarda yakıt maliyetinin yeniden revize edilmesi, operatörlerin işte yedi yüz lira daha koymaları gibi etkenler tabii ki sadece Türkiye'deki tüm destinasyonlar, tüm ülkelerin uçuşlarının fiyatlarını, paket tur fiyatlarını etkiledi" ifadelerini kullandı. (Şerife ÇOBAN)
ABD-İran mutabakatı Alanya turizmine umut oldu
ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı turizm sektöründe umutla karşılanırken, Alanya’daki turizm temsilcileri gelişmenin güven ortamını güçlendirerek rezervasyonlara olumlu yansıyabileceğini ancak etkilerin kısa vadede sınırlı kalabileceğini ifade etti. Sektör temsilcileri, aynı zamanda maliyet ve fiyat baskılarının belirleyici olmaya devam ettiğine dikkat çekti
Bunlar da ilginizi çekebilir