Yargıtay, iş dünyasını ve çalışanların dijital mahremiyet haklarını doğrudan ilgilendiren emsal bir karara imza attı. Bir şirkette beş yıl mühendis olarak görev yapan çalışanın iş akdinin, şirket telefonundaki kişisel yazışmaları gerekçe gösterilerek feshedilmesi yüksek mahkeme tarafından hukuka aykırı bulundu. Kararla birlikte, şirket mülkiyetindeki cihazlarda yer alan kişisel verilerin izinsiz incelenemeyeceği kesinleşti.
SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın aktardığı bilgilere göre, hukuki süreç mühendisin tazminat talebiyle açtığı davayla başladı. İşveren tarafı, çalışandan geri alınan şirket telefonunda yapılan incelemede hakaret içerikli WhatsApp mesajları ve izinsiz çekilmiş fotoğraflar tespit ettiklerini öne sürerek feshi savundu. Şirket, cihazın kuruma ait olması nedeniyle içindeki verilerin de özel mülkiyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini iddia etti.
İŞVERENİN SAVUNMASI NEDEN REDDEDİLDİ?
Yerel mahkeme, işverenin telefon mülkiyetine dayandırdığı savunmayı reddederek feshin haksız olduğuna karar verdi. Mahkeme kararında, cihazın işverene ait olmasının, çalışanın özel hayatını denetleme ve şahsi mesajlarını tutanak altına alma hakkı vermediği vurgulandı. Hukuka aykırı şekilde elde edilen verilerin fesih gerekçesi yapılamayacağı belirtilirken, işverenin manevi tazminat ödemesine hükmedildi.
YARGITAY SÜRECİ NASIL SONUÇLANDI?
İşverenin yerel mahkeme kararına yaptığı itiraz, önce Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildi. Ardından dosyayı inceleyen Yargıtay, alt mahkemelerin verdiği kararları hukuka uygun bularak işverenin temyiz talebini geri çevirdi. Kararın oy birliğiyle onanmasıyla birlikte, iş hukukunda dijital mahremiyetin sınırları net bir şekilde çizilmiş oldu.
BU KARAR ÇALIŞANLAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Kesinleşen bu içtihat, işverenlerin personele tahsis ettiği cihazlardaki denetim yetkisini anayasal güvence altındaki "Özel Hayatın Gizliliği" ilkesiyle sınırlandırıyor. Hukukçulara göre, işçinin telefonunun izinsiz incelenmesiyle elde edilen veriler mahkemelerde kesinlikle delil niteliği taşımayacak. Uzmanlar, şirket içi cihazlarda kişisel yazışmaların incelenmesinin sadece haksız fesih sebebi sayılmayacağını, aynı zamanda işveren açısından manevi tazminat yükümlülüğü doğuracağını belirtiyor.