Kanada, küresel iklim krizinin tetiklediği orman yangınlarının ardından tahrip olan sarp arazileri yeniden ağaçlandırmak için teknolojik bir çözüm devreye aldı. Sözcü'nün aktardığına göre, insan gücüyle ulaşılması zor olan dağlık bölgelere ağır nakliye helikopterleri ve yapay zeka destekli sistemlerle havadan akıllı tohum bırakılıyor. Literatüre havadan tohumlama olarak geçen bu yöntem, geleneksel fidan dikimine kıyasla süreci büyük ölçüde hızlandırıyor.
Uzmanlar, tohumların çıplak halde havadan bırakılması durumunda rüzgarda savrulduğunu veya yaban hayatı tarafından tüketildiğini belirtiyor. Bu sorunun önüne geçmek için laboratuvar ortamında özel olarak tasarlanan akıllı tohum topları devreye giriyor. Kapsüllerin içinde tohumun çimlenmesi için gereken mineraller, kurumayı önleyen biyobozunur bir dış çeper ve kuşları uzak tutan doğal bileşenler yer alıyor.
HELİKOPTERLERLE NOKTA ATIŞI EKİM
Operasyon sürecinde helikopterlerin gövdesine Aeroseeder isimli özel mekanik hazneler entegre ediliyor. Uçuş sırasında dakikada binlerce kapsül, yerçekimi ve hava basıncının etkisiyle sertleşmiş toprağa saplanacak hızda fırlatılıyor. Toprağa yerleşen bu kapsüller, ilk yağışla birlikte dış kabuklarını eriterek kök salmaya başlıyor. İstatistiksel verilere göre, bir orman işçisi günde yaklaşık 200 fidan dikebilirken, donanımlı bir helikopter tek sortide yüz binlerce tohumu toprakla buluşturabiliyor.
YAPAY ZEKA SÜRECİ NASIL YÖNETİYOR?
Söz konusu ağaçlandırma hamlesi rastgele bir tohum serpme işleminden ziyade, tamamen dijital veri analizine dayanıyor. İnsansız hava araçları üzerindeki multispektral kameralar, yangın bölgesini detaylı şekilde tarayarak toprağın nem dengesini ve tür ihtiyacını belirliyor. Elde edilen bu veriler yapay zeka algoritmalarıyla işlenerek helikopterin uçuş bilgisayarına aktarılıyor ve tohumların sadece doğru koordinatlara otonom olarak bırakılması sağlanıyor.
Saha uzmanları, geliştirilen bu havadan tohumlama teknolojisinin geleneksel fidan dikiminin yerini tamamen almayacağını bildiriyor. Ancak erişimi imkansız geniş alanların hızlıca ekosisteme kazandırılmasında sistemin kritik bir tamamlayıcı işlev göreceği ifade ediliyor.