İSTANBUL merkezli yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında yeni ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere para karşılığında yumurta temin edildiği iddiasıyla başlatılan soruşturma, Türkiye'nin farklı illerine ve yurt dışındaki tüp bebek merkezlerine uzandı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, kadınların maddi kazanç karşılığında yumurta vermek üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan'a yönlendirildiği belirlendi.
ANTALYA'NIN DA ARALARINDA BULUNDUĞU 14 İLDE OPERASYON
İstanbul merkezli operasyon; Antalya, Ankara, İzmir, Adana, Tekirdağ, Giresun, Aydın, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Şanlıurfa, Karaman ve Muğla'da eş zamanlı gerçekleştirildi.
Soruşturma kapsamında haklarında işlem başlatılan 53 şüpheli arasında organizatörler, doktorlar ve yumurta donörü kadınlar bulunuyor.
İlk operasyonların ardından sürdürülen çalışmalarda 5 şüphelinin daha yakalanmasıyla 21 Ekim itibarıyla gözaltı sayısı 44'e yükseldi.
41 KADIN VE 811 İŞLEM İDDİASI
Adalet Bakanlığının açıkladığı soruşturma bulgularına göre, 41 kadının toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirdiği tespit edildi.
Şüphelilerin banka hareketleri, iletişim kayıtları ve yurt dışı seyahatleri incelemeye alındı. Soruşturmada yaklaşık 2 milyon avroluk para trafiği bulunduğu bildirildi.
Kadınların yumurtalarının aracı kişiler tarafından 60 ila 80 avro karşılığında temin edildiği, tüp bebek merkezlerine ise yaklaşık 100 avroya satıldığı öne sürüldü.
SAÇ VE GÖZ RENGİNE GÖRE KATALOG HAZIRLAMIŞLAR
Soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de yumurta donörü kadınlara ait bilgilerin katalog haline getirildiği iddiası oldu.
Şüphelilerin kadınların fotoğraflarını, saç ve göz renklerini, kan gruplarını ve diğer fiziksel özelliklerini kaydederek çocuk sahibi olmak isteyen kişilere sunduğu belirtildi.
Bazı kişilerin belirli saç ve göz renklerine sahip çocuk istedikleri, organizatörlerin de bu taleplere uygun donör bulabileceklerini söyledikleri ortaya çıktı.
Ancak bir donörün fiziksel özelliklerine bakılarak doğacak çocuğun göz veya saç renginin kesin biçimde belirlenmesi mümkün değil. Bu özellikler çok sayıda genin etkileşimiyle oluşuyor.
DOĞURAN KADIN MI, YUMURTAYI VEREN KADIN MI ANNE?
Operasyonun ardından en çok tartışılan konulardan biri, başka bir kadının yumurtası kullanılarak dünyaya gelen çocukların anneliğinin nasıl belirleneceği oldu.
Tıbbi açıdan yumurtayı veren kadın, çocuğun genetik annesi olarak tanımlanıyor. Gebeliği taşıyan ve çocuğu dünyaya getiren kadın ise doğumu gerçekleştiren kişi oluyor.
Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesine göre çocuk ile anne arasındaki soybağı doğumla kuruluyor. Bu nedenle Türk hukukunda temel kural, çocuğu doğuran kadının hukuki anne kabul edilmesi.
Ancak yasa dışı yumurta ticareti iddiaları, çocukların genetik kökenlerini öğrenme hakkı ve ileride ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıklar bakımından yeni soruları gündeme getiriyor.
TÜRKİYE'DE YUMURTA SATIŞI YASAK
Türkiye'de tüp bebek uygulamalarında eşlerin kendi üreme hücrelerinin kullanılması gerekiyor. Başka kişilerden alınan yumurta veya spermin tedavide kullanılması ve bu hücrelerin ticareti mevzuata aykırı.
Bazı ülkelerde belirli koşullarla izin verilen yumurta bağışı uygulaması, Türkiye'de yasal değil.
Uzmanlık gerektiren tıbbi işlemlerin kayıt dışı ve ticari organizasyonlar aracılığıyla yürütülmesi ise kadınların sağlığı, kişisel verilerinin korunması ve çocukların hakları açısından ayrıca risk oluşturuyor.
SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada şüphelilerin yurt içi ve yurt dışı bağlantıları araştırılıyor.
Emniyet ekipleri, yakalanamayan şüphelilerin tespit edilmesi ve organizasyonun bütün bağlantılarının ortaya çıkarılması için çalışmalarını sürdürüyor.




