TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alemdar, 25 Ekim 2026'da yaptığı açıklamada çalışanların üzerindeki vergi yükünün azaltılmasını istedi. Gelir vergisi tahsilatının yüzde 65'inin çalışanlardan karşılandığını savunan Alemdar, ücretlilerin yıl içinde vergi dilimleri nedeniyle yaşadığı gelir kaybına öne çıktı. Açıklama, asgari ücretlilerin, daha yüksek maaş alan çalışanların ve emeklilerin mevcut vergi sisteminden nasıl etkilendiği sorusunu yeniden gündeme getirdi.
TÜRK-İŞ'TEN GELİR VERGİSİNDE ADALET ÇAĞRISI
Koop-İş Sendikası tarafından düzenlenen eğitim seminerinde konuşan Eyüp Alemdar, vergi yükünün vatandaşların ödeme gücüne göre dağıtılması gerektiğini belirtti. Çalışanların hem kazançları hem de yaptıkları harcamalar üzerinden vergi ödediğini vurgulayan Alemdar, düşük gelir gruplarının daha fazla korunmasını istedi.
Alemdar, gelir vergisinin yüzde 65'inin çalışanlar tarafından ödendiğini ileri sürdü. Ancak bu oran, sendika yöneticisinin değerlendirmesi niteliğinde olup bağımsız olarak doğrulanmış resmî tahsilat verisi olarak değerlendirilmemeli.
İşçilerin kuyumcu, avukat ve müteahhit gibi meslek gruplarından oransal olarak daha yüksek vergi ödememesi gerektiğini belirten Alemdar, vergilendirmede kazanç düzeyinin esas alınmasını savundu. Sendika yöneticisinin temel taleplerinden biri de çalışanların ocak ayında aldıkları net ücreti aralık ayında da koruyabilmesi oldu.
2026 GELİR VERGİSİ DİLİMLERİ NE KADAR?
Gelir İdaresi Başkanlığının yayımladığı 2026 yılı gelir vergisi tarifesi, sendikanın açıklamasının çalışanlar açısından neden önemli olduğunu ortaya koyuyor. Hazine ve Maliye Bakanlığının 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 332 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile ücret gelirlerine yüzde 15 ile yüzde 40 arasında değişen oranlar uygulanıyor.
Gelir İdaresi Başkanlığının 2026 tarifesine göre ücret gelirlerinde vergiye tabi kazancın ilk 190 bin liralık bölümüne yüzde 15, 190 bin lirayı aşan ve 400 bin liraya kadar olan bölümüne yüzde 20 vergi uygulanıyor. 400 bin liradan 1 milyon 500 bin liraya kadar olan bölümde oran yüzde 27'ye yükseliyor.
Ücret gelirlerinde 1 milyon 500 bin lirayı aşan ve 5 milyon 300 bin liraya kadar olan kazanç bölümünde yüzde 35, bu sınırın üzerindeki bölümde ise yüzde 40 oranı geçerli. Söz konusu oranlar, ücretin tamamına tek bir oran uygulanması anlamına gelmiyor. Her gelir dilimindeki kazanç bölümü kendi oranına göre vergilendiriliyor.
Resmî tarife, Gelir İdaresi Başkanlığının https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/433/madde/6937 adresindeki Gelir Vergisi Kanunu'nun 103. maddesinde yayımlanıyor.
2025 İLE 2026 ARASINDAKİ VERGİ SINIRLARI DEĞİŞTİ
Gelir İdaresi Başkanlığının 2025 ve 2026 tarifeleri karşılaştırıldığında, ilk gelir vergisi dilimi sınırının 158 bin liradan 190 bin liraya yükseldiği görülüyor. Böylece yüzde 15 oranının uygulandığı ilk dilimin üst sınırı yaklaşık yüzde 20,3 artırıldı.
İkinci dilimin üst sınırı ise 2025 yılındaki 330 bin liradan 2026'da 400 bin liraya çıktı. Ücret gelirlerinde yüzde 27 oranının uygulandığı dilimin üst sınırı da 1 milyon 200 bin liradan 1 milyon 500 bin liraya yükseltildi.
Bu değişiklikler, çalışanların hangi ayda daha yüksek vergi dilimine geçeceğini etkiliyor. Ancak vergi dilimi sınırlarının yükselmesi, bütün çalışanların yıl boyunca aynı net maaşı alacağını garanti etmiyor.
ÇALIŞANLARIN NET MAAŞI NEDEN AZALABİLİYOR?
Türkiye'de ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde kümülatif matrah sistemi uygulanıyor. Çalışanın yıl içinde elde ettiği vergiye tabi kazançlar birikimli olarak hesaplanıyor. Toplam matrahın yeni bir gelir vergisi dilimine ulaşması durumunda, sınırı aşan kazanç bölümüne daha yüksek vergi oranı uygulanabiliyor.
Bu nedenle brüt maaşı değişmeyen bir çalışanın eline geçen net ücret yılın ilerleyen aylarında azalabiliyor. Ancak ortaya çıkan fark, çalışanın brüt maaşına, sosyal güvenlik kesintilerine, asgari ücret vergi istisnasına ve diğer bordro unsurlarına göre değişiyor.
Eyüp Alemdar'ın ocak ve aralık aylarında aynı net ücretin korunmasına yönelik talebi, özellikle asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanların karşılaştığı bu duruma ilişkin.
ASGARİ ÜCRETLİLER GELİR VERGİSİ ÖDÜYOR MU?
Gelir Vergisi Kanunu'nda 7349 sayılı Kanun ile yapılan ve 1 Ocak 2022'de yürürlüğe giren düzenleme kapsamında, asgari ücrete karşılık gelen ücret tutarı gelir vergisinden istisna ediliyor.
Mevcut uygulamada, ilgili ayın brüt asgari ücretinden işçi sosyal güvenlik primi ve işsizlik sigortası primi düşüldükten sonra kalan tutara karşılık gelen ücret gelir vergisi istisnası kapsamında bulunuyor.
Dolayısıyla yalnızca asgari ücret alan bir çalışanın ücretinden gelir vergisi kesilmiyor. Bununla birlikte sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primi kesintileri devam ediyor.
Asgari ücretin üzerinde kazanç sağlayan çalışanlar da aynı istisnadan yararlanıyor. Ancak istisnayı aşan vergiye tabi ücretleri üzerinden gelir vergisi hesaplanabiliyor.
TÜRK-İŞ'in açıklaması, asgari ücret üzerindeki mevcut istisnanın kaldırıldığı veya asgari ücretlilere yeni bir gelir vergisi getirildiği anlamına gelmiyor.
EMEKLİ MAAŞLARINDAN GELİR VERGİSİ KESİLECEK Mİ?
Sendikanın vergi sistemine yönelik açıklaması, emeklilerin durumunu da gündeme getirdi. Ancak mevcut mevzuatta Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında ödenen emekli aylıkları, çalışanların ücret gelirlerine uygulanan gelir vergisi tarifesiyle aynı şekilde vergilendirilmiyor.
Bu nedenle bir emeklinin yalnızca emekli aylığı alması, söz konusu aylığın çalışanlar için belirlenen yüzde 15 ile yüzde 40 arasındaki gelir vergisi dilimlerine tabi olduğu anlamına gelmiyor.
Emekli olduktan sonra ücret karşılığında çalışmaya devam edenlerin elde ettiği çalışma gelirleri ise ilgili mevzuat kapsamında ayrıca değerlendiriliyor. Emekli aylığı ile çalışarak kazanılan ücretin vergisel niteliği birbirinden farklı.
25 Ekim'deki açıklamada emekli aylıklarına yeni bir gelir vergisi uygulanacağına veya emeklilerin aylıklarından yeni bir kesinti yapılacağına ilişkin yürürlüğe girmiş bir düzenleme bulunmuyor.
ALANYA'DAKİ ÇALIŞANLARI NASIL İLGİLENDİRİYOR?
Alanya'da turizm, konaklama, ticaret ve hizmet sektörlerinde ücretli çalışanlar açısından gelir vergisi dilimleri, aylık net kazancın hesaplanmasında önem taşıyor. Özellikle asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanların yıl içindeki vergi matrahı değişimleri, bordrolarına yansıyabiliyor.
Turizm sektöründe sezonluk çalışanların vergi durumunda ise yalnızca aylık ücret değil, yıl içindeki toplam vergiye tabi kazanç ve çalışma süreleri de belirleyici olabiliyor. Aynı takvim yılında birden fazla işverenden ücret elde edilmesi durumunda ayrıca değerlendirilmesi gereken beyan yükümlülükleri ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle Alanya'daki çalışanların maaş bordrolarında brüt ücret, gelir vergisi matrahı, hesaplanan gelir vergisi, asgari ücret istisnası ve net ödeme tutarlarını karşılaştırması önem taşıyor.
MAAŞINDA VERGİ KESİNTİSİ GÖRENLER NE YAPMALI?
Gelir vergisi nedeniyle net maaşında değişiklik olduğunu düşünen çalışanlar, öncelikle işverenlerinden aylık ücret bordrolarını isteyerek kümülatif gelir vergisi matrahlarını kontrol edebilir.
Bordroda uygulanan vergi oranının hangi gelir diliminden kaynaklandığı, asgari ücret istisnasının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve sosyal güvenlik kesintilerinin tutarı ayrı ayrı incelenebilir.
Vergi mevzuatına ilişkin güncel tarifeler ve açıklamalar Gelir İdaresi Başkanlığının gib.gov.tr adresinden takip edilebiliyor. Vergi uygulamaları hakkında bilgi almak isteyenler Vergi İletişim Merkezi'nin 189 numaralı hattından da yararlanabiliyor.
VERGİ DİLİMLERİNDE YENİ DÜZENLEME YAPILACAK MI?
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Eyüp Alemdar'ın 25 Ekim 2026 tarihli açıklaması, çalışanların vergi yükünün azaltılmasına yönelik bir sendikal talep niteliği taşıyor. Açıklamanın kendisi mevcut gelir vergisi oranlarını veya maaşlardan yapılan kesintileri değiştirmiyor.
Vergi tarifesinde yeni bir değişiklik yapılabilmesi için ilgili mevzuatın değiştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle çalışanların maaşlarını doğrudan etkileyecek yeni bir uygulamanın yürürlüğe girip girmediği, resmî düzenlemeler üzerinden takip edilmeli.
26 Ekim 2026 itibarıyla doğrulanabilen bilgiler, TÜRK-İŞ'in çalışanlar için daha adil bir vergilendirme sistemi istediğini gösteriyor. Ancak bu çağrının asgari ücretlilere veya emeklilere yönelik yeni bir zam, vergi indirimi ya da kesinti kararı olarak değerlendirilmesi için henüz bir dayanak bulunmuyor.




