Dünya genelinde fildişi ve gergedan boynuzu gibi büyük çaplı kaçakçılık olaylarına alışık olan güvenlik güçleri, bu kez avuç içine sığan ve tespit edilmesi neredeyse imkansız olan yeni bir "mini" tehditle karşı karşıya. Kenya merkezli başlayan kraliçe karınca kaçakçılığı, hobi amaçlı koloni kurmak isteyenlerin talebiyle devasa bir karaborsaya dönüştü. Özellikle turizm ve tarım kenti Alanya gibi bölgelerde de biyoçeşitlilik hassasiyeti nedeniyle yakından izlenen bu gelişme, istilacı tür riskini de beraberinde getiriyor.
VALİZDEKİ 50 YILLIK TEHLİKE
Kaçakçıların ana hedefi, "Dev Afrika Hasatçı Karıncası" olarak bilinen tür. Tek bir döllenmiş kraliçenin internet ortamında 220 dolara alıcı bulabildiği belirtilirken, bu canlıların 70 yıla kadar yaşayabilmesi ve tek başına devasa bir koloni kurabilmesi ilgiyi artırıyor. Havalimanlarındaki X-ray cihazlarının organik materyalleri saptamadaki yetersizliğini fırsat bilen şebekeler, deney tüplerine koydukları karıncaları valizler arasında dünyanın her yerine taşıyor.
OPERASYONLARIN ARDI ARKASI KESİLMİYOR
Geçtiğimiz günlerde Kenya’da yapılan baskınlarda, bir konukevinde Avrupa ve Asya pazarına sürülmek üzere hazırlanmış 5 bin canlı kraliçe karınca ele geçirildi. Hemen ardından Nairobi Havalimanı'nda bir yolcunun valizinde 2 bin adet kraliçe daha bulundu. Bu operasyonlar, buzdağının sadece görünen kısmını yansıtıyor.
EKONOMİ VE TARIM İÇİN SAATLİ BOMBA
Bilim insanları, bu ticaretin sadece bir hobi olmadığını, gidilen ülkeler için ekolojik bir felaket senaryosu taşıdığını vurguluyor. Kenya’da tohum dağılımını sağlayan bu canlıların eksilmesi yerel bitki örtüsünü bozarken, ulaştıkları ülkelerde doğaya kaçmaları durumunda istilacı bir güce dönüşerek tarım arazilerini istila etme riski taşıyor. Uzmanlar, özellikle tahıl ve meyve üretimi yapan bölgeler için bu durumun ekonomik bir yıkıma yol açabileceği konusunda uyarıyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİR TİCARET TARTIŞMASI
Şu an için uluslararası koruma sözleşmelerinde yer almayan karıncalar için yasal boşluklar devam ediyor. Bazı çevreler bu durumun tamamen yasaklanması gerektiğini savunurken, bir kesim ise yerel halkın bu işi laboratuvar ortamında yasal bir gelir kapısına dönüştürmesi gerektiğini öneriyor.
Olaya dair yeni bir gelişme olup olmadığını öğrenmek isterseniz sizin için güncel kaynakları kontrol edebilirim.