Günümüz yaşam tarzında hareket etmek yerine oturmayı tercih ettiğimiz bir düzenin içine giderek daha fazla giriyoruz. İş yerinde bilgisayar başında, otomobilde trafikte, evde, televizyon karşısında veya telefon kullanırken saatlerimizi oturarak geçiriyoruz. Üstelik çoğu zaman vücudumuzun verdiği küçük uyarıları da dikkate almıyoruz. Belimiz ağrıyor, boynumuz tutuluyor, omuzlarımız sertleşiyor; birkaç gün sonra geçer düşüncesiyle yaşamımıza devam ediyoruz. Oysa uzun süreli hareketsizlik, yalnızca ağrıya değil, kas-iskelet sistemimizin genel işleyişinin bozulmasına da neden olabiliyor.
Uzun süre oturduğumuzda vücudumuzun doğal hareket düzeni değişir. Özellikle kalça çevresindeki kaslar uzun süre aynı pozisyonda kalırken, karın ve sırt kaslarının gövdeyi destekleme görevleri azalabilir. Kalça fleksörleri olarak adlandırılan bazı kas gruplarında kısalma ve gerginlik gelişebilir. Buna karşılık kalça ve gövdeyi stabilize eden bazı kasların aktivasyonu azalabilir. Bu durum zaman içerisinde bel ve kalça bölgesinde mekanik yüklenmenin artmasına katkıda bulunabilir.
Boyun ve omuz bölgesi de uzun süre oturmaktan nasibini alır. Bilgisayar ekranına veya telefona doğru eğilerek geçirilen saatler, başın öne doğru taşınmasına neden olabilir. Baş öne geldikçe boyun ve omuz çevresindeki kasların yükü artar. Özellikle trapez ve boyun çevresindeki kaslarda gerginlik, ağrı ve yorgunluk hissedilebilir. Sabah başlayan hafif bir boyun tutulması, gün içerisinde baş ağrısı ve omuz ağrısıyla kendini gösterebilir.
Burada önemli olan nokta, doğru oturma pozisyonu kadar ne kadar süre oturduğumuzdur. Mükemmel bir oturma pozisyonunda bile saatlerce hiç hareket etmeden kalmak ideal değildir. Çünkü insan vücudu uzun süre aynı pozisyonda kalmak için tasarlanmamıştır. Kaslarımızın, eklemlerimizin ve dolaşım sistemimizin düzenli hareket etmeye ihtiyacı vardır.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon yaklaşımının önemli amaçlarından biri de kişinin yalnızca mevcut ağrısını azaltmak değil, ağrıya yol açabilecek hareket ve yaşam alışkanlıklarını değiştirmesine yardımcı olmaktır. Bunun için kişiye özel egzersiz programları oluşturulabilir. Omurga çevresindeki kasları güçlendiren, eklem hareket açıklığını koruyan, esnekliği artıran ve postüral kontrolü geliştiren egzersizler tedavinin önemli parçalarıdır.
Ancak fizik tedavi yalnızca ağrı ortaya çıktıktan sonra başvurulacak bir alan değildir. Aslında fizyoterapinin koruyucu yönü de oldukça değerlidir. Gün içerisinde uzun süre masa başında çalışan bir kişinin, ağrı başlamadan önce çalışma ortamının ergonomik olarak değerlendirilmesi ve uygun egzersizlerin öğretilmesi gelecekte oluşabilecek birçok kas-iskelet problemi açısından önem taşıyabilir.
Masa başında çalışan biri ne yapmalı?
Öncelikle uzun süre kesintisiz oturmaktan kaçınmalıyız. Belirli aralıklarla ayağa kalkmak, birkaç dakika yürümek, omuzları hareket ettirmek ve boyun bölgesini rahatlatmak oldukça basit ama etkili alışkanlıklardır. Telefon görüşmelerinin bir bölümünü ayakta yapmak, kısa mesafelerde araç yerine yürümeyi tercih etmek ve gün içerisinde merdiven kullanmak da toplam hareket miktarımızı artırabilir.
Çalışma ortamında ise ekranın göz hizasına yakın olması, sandalyenin bel bölgesini desteklemesi ve ayakların yere sağlam basması önemlidir. Ancak ergonomik bir sandalye satın almak tek başına çözüm değildir. En iyi sandalye bile bizi hareket etmekten kurtarmaz.
Hareket, kas-iskelet sistemimizin ihtiyacıdır
Bel veya boyun ağrısı başladığında yalnızca ağrıyan bölgeye odaklanmak yerine günlük yaşam alışkanlıklarımızı da gözden geçirmeliyiz. Çünkü bazen ağrının nedeni yalnızca bir kas veya eklem değildir; gün boyunca tekrarladığımız yanlış veya yetersiz hareket alışkanlıklarımızdır.
Fizik tedavi bize aslında önemli bir şey hatırlatıyor: Vücudumuz hareket ettikçe güçlenir, hareket ettikçe esnekliğini korur ve hareket ettikçe günlük yaşamın yüklerine daha iyi uyum sağlar.
Bu nedenle bugün kendimize küçük bir soru soralım: “Gün içerisinde ne kadar oturuyorum ve ne kadar hareket ediyorum?”
Belki de sağlığımız için yapabileceğimiz en basit değişiklik, biraz daha fazla hareket etmektir.