CHP'ye yönelik mutlak butlan kararının gün sonunda açıklanmasıyla birlikte finansal piyasalarda hareketlilik yaşandı. Borsa İstanbul kapanışa doğru devre kesici uygularken, dolar/TL kurunda ani bir dalgalanma görülmemesi piyasaya yapılan yüklü döviz müdahalelerine bağlandı.
Uzmanların değerlendirmelerine göre, kamu bankaları aracılığıyla gün içinde 5 ila 6 milyar dolar seviyesinde döviz satışı gerçekleştirildi. Farklı bir piyasa uzmanı tarafından yapılan değerlendirmeye göre ise bu rakam 7,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Satışların büyük bir kısmının kararın duyurulmasının ardından yapıldığı, bireysel talepten ziyade yerel banka ve şirketlerin döviz talebinin karşılandığı aktarıldı.
RİSK PRİMİ YÜKSELDİ, LİKİDİTE KISILDI
Kararın ardından Türkiye'nin kredi risk primi (CDS) yüzde 3,7 oranında artış göstererek 250 baz puana ulaştı. Yurt dışı offshore piyasalarında TL likiditesinin daraldığı ve swap faizlerinin yüzde 50 seviyelerine yaklaştığı görüldü. Gelecek hafta başlayacak bayram tatili nedeniyle risk almak istemeyen yatırımcıların, perşembe sabahı canlı yayında dile getirilen iddialar sonrası önceden fiyatlamalara başladığı ifade edildi.
MÜDAHALELERİN REZERVLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ NEDİR?
Merkez Bankası'nın kurları dengelemek amacıyla uyguladığı bu yoğun satış stratejisi, ülkenin brüt rezervleri üzerinde belirgin bir baskı oluşturuyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan haftalık verilere göre, toplam rezervler geçen hafta 2 milyar 959 milyon dolar azalarak 168 milyar 570 milyon dolara geriledi. Düşüşün önemli bir bölümünün altın rezervlerinden kaynaklandığı bildirildi.
Geçmişteki siyasi dalgalanmalarda da benzer adımlar atılmıştı. Reuters'ın aktardığına göre, Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025 tarihinde piyasaya 11,2 milyar dolar, 20 Mart'ta 3 milyar dolar, 21 Mart'ta ise 12,4 milyar dolar döviz satışı yapılmıştı. Bloomberg'den Beril Akman'ın haberine göre ise, Türkiye mart ayında İran savaşı sonrası yaşanan dalgalanmayı yönetmek için elindeki ABD Hazine tahvillerini 16 milyar dolardan 1,8 milyar dolara kadar düşürdü. Mevcut yüksek enflasyon ve artan tahvil faizlerinin Türk varlıkları üzerindeki baskıyı sürdürdüğü belirtildi.