Gündem

Kadir İnanır'ın cenaze programı ve vasiyet açıklaması

77 yaşında vefat eden usta oyuncu Kadir İnanır'ın cenaze programı belli oldu. Yeğeni Levent İnanır, sanatçının özel bir vasiyet bırakmadığını açıkladı.

Abone Ol

İleri evre akciğer kanseri tedavisi gören 77 yaşındaki usta oyuncu Kadir İnanır, 26 Haziran 2026 tarihinde saat 18:05'te çoklu organ yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti. Sözcü gazetesinin aktardığına göre, bir süredir hastanede tedavi altında tutulan sanatçının vefatı sinema dünyasında büyük üzüntü yarattı.

Hastaneden yapılan resmi açıklamaya göre, İnanır 13 Mayıs 2026 tarihinden itibaren solunum sıkıntısı şikayetiyle tıbbi gözetim altına alındı. Durumunun ağırlaşması üzerine 14 Mayıs'ta yoğun bakıma sevk edilen sanatçı, ilerleyen süreçte entübe edildi. Zatürre ve solunum yetmezliğinin tetiklediği çoklu organ yetmezliği, usta ismin yaşam mücadelesini kaybetmesine neden oldu.

YEĞENİ LEVENT İNANIR'DAN VASİYET AÇIKLAMASI

Aile adına kamuoyunu bilgilendiren yeğeni Levent İnanır, sanatçının hastalık sürecinde ciddi bir direnç gösterdiğini ancak çok yorulduğunu ifade etti. Sevenlerinin dualarını eksik etmediğini belirten Levent İnanır, kamuoyunda merak edilen vasiyet konusuna da açıklık getirdi. Sanatçının özel bir vasiyeti olup olmadığı yönündeki soruya yanıt veren İnanır, amcasının herhangi bir özel istekte bulunmadığını ve kendisini adına yakışır bir törenle son yolculuğuna uğurlayacaklarını bildirdi.

CENAZE TÖRENİ NE ZAMAN DÜZENLENECEK?

Usta oyuncu için ilk veda töreni 28 Haziran Pazar günü saat 13.00'te Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirilecek. Buradaki anma programının ardından, İnanır'ın naaşı ikindi namazına müteakip Levent Barbaros Hayrettin Camii'nde kılınacak cenaze namazıyla toprağa verilecek.

TÜRK SİNEMASINDA BİR DÖNEMİN SONU

Kadir İnanır'ın vefatı, Yeşilçam'ın efsanevi isimlerinin yavaş yavaş sahneden çekildiği bir dönemin kapanışını simgeliyor. Yarım asrı aşan kariyerinde toplumsal gerçekçi filmlerden dramalara kadar yüzlerce yapımda başrol oynayan sanatçı, kültürel hafızada derin bir iz bıraktı. Hastalık sürecinde ülke genelinde oluşan yoğun ilgi, sanatçının sadece bir sinema figürü değil, aynı zamanda toplumsal bir değer olarak kabul edildiğini gösteriyor.