Abdullah Öcalan’a atfedilen yeni ifadeler, 22 Nisan 2026 Çarşamba günü siyaset gündeminin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Medyascope’ta gazeteci Ruşen Çakır’ın aktardığı özel haberde, Öcalan’ın şubat ayı başında İmralı’da yapılan görüşmelerde Selahattin Demirtaş’a ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunduğu iddia edildi.
Haberde yer alan aktarıma göre Öcalan, süreçte kendi rolüne işaret ederek şu sözleri kullandı: “Yahu adım atan ben, katkı yapan benim. Ama ‘Öcalan ile olmaz’ diyorlar. Engel benmişim gibi. Bu durumda ya beni öldürmeli ya da benim kendimi öldürmem lazım. O zaman başkasını bulun, çözsün. Selahattin diyorlar. Selahattin ne yapabilir?” Bu ifade, siyasi kulislerde yeni bir tartışma başlattı.
BAHÇELİ SÖZLERİ DE DİKKAT ÇEKTİ
Aynı haberde Öcalan’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son dönemde yaptığı çıkışlara ilişkin de değerlendirmede bulunduğu öne sürüldü. Aktarılan bilgilere göre Öcalan, “Bahçeli en son cesurca ‘Ben giderim’ dedi. İnanılır gibi değildir” ifadesini kullandı. Bu sözler de “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürüyen tartışmaların yeni halkası olarak yorumlandı.
Söz konusu değerlendirmelerde, DEM Parti çevresinde zaman zaman gündeme gelen statü tartışmasına da değinildiği ileri sürüldü. Medyascope’un haberine göre Öcalan’ın bu başlık için “Ruhen bu statü ile yaşayamam” dediği aktarıldı.
DEMİRTAŞ VURGUSU NEDEN ÖNEMLİ?
Selahattin Demirtaş üzerinden süreçte yeni bir denge kurulabileceği yönündeki yorumlar bir süredir Ankara kulislerinde konuşuluyordu. Bu nedenle, Öcalan’a atfedilen “Selahattin ne yapabilir?” çıkışı yalnızca kişisel bir tepki olarak değil, sürecin muhataplığına dair mesaj olarak da değerlendiriliyor.
Siyasi gözlemcilere göre burada temel tartışma, sürecin kimin üzerinden ilerleyeceği sorusunda düğümleniyor. İmralı, DEM Parti ve devlet kanadı arasında yürüyen temaslara ilişkin resmi ve ayrıntılı açıklamalar sınırlı olduğu için, kamuoyuna yansıyan her kulis bilgisi kısa sürede geniş yankı uyandırıyor.
İDDİALAR RESMİ AÇIKLAMA NİTELİĞİ TAŞIMIYOR
Haberde yer verilen ifadeler, resmi tutanak ya da doğrudan yayımlanmış bir görüşme metni değil; gazeteci Ruşen Çakır’ın “güvenilir kaynaklar”a dayandırdığı özel haber kapsamında kamuoyuna aktarıldı. Bu nedenle söz konusu ifadeler, doğrudan doğrulanmış resmi beyan olarak değil, kaynağa dayalı kulis bilgisi olarak değerlendiriliyor.
Ankara’da sürecin gidişatıyla ilgili tartışmalar sürerken, bu tür açıklamalar özellikle muhalefet, DEM Parti ve Cumhur İttifakı çevrelerinde yeni siyasi pozisyonların konuşulmasına yol açıyor. Sürecin bundan sonraki aşamasında devlet kanadından ya da DEM Parti’den gelecek somut açıklamaların belirleyici olması bekleniyor.
Terörsüz Türkiye süreci, İmralı görüşmeleri, Selahattin Demirtaş tartışması ve Devlet Bahçeli’nin çıkışları önümüzdeki günlerde de siyasi gündemin sıcak başlıkları arasında kalacak gibi görünüyor.
Kaynak: Medyascope, Ruşen Çakır’ın 21 Nisan 2026 tarihli özel haberi.