ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs'ın yayımladığı son değerlendirmeye göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 22 Ekim'de yapacağı toplantıda faiz oranlarında değişikliğe gitmesi beklenmiyor. Kurum, piyasadaki genel faiz indirimi beklentisinin aksine, parasal gevşeme döngüsünün başlaması için henüz erken olduğunu bildirdi.
Bankanın analizinde, TCMB'nin 23 Ağustos tarihinde repo penceresini yeniden açarak Türk Lirası gecelik referans faiz oranını fiilen 300 baz puan düşürmesi hatırlatıldı. Bu adımın piyasalar ve kurum açısından sürpriz olduğu aktarıldı. Merkez Bankası bu hamleyi operasyonel çerçevenin normalleşmesi olarak tanımlasa da, piyasaların bunu 22 Ekim için bir indirim sinyali olarak fiyatlamaya devam ettiği vurgulandı.
ENFLASYON BEKLENTİLERİNDEKİ DÜŞÜŞ SINIRLI
Goldman Sachs analistleri, faiz indirimi konusunda temkinli kalınmasının temel nedenleri olarak enflasyon görünümü ve rezervlerdeki dalgalanmaları gösterdi. Değerlendirmede, çekirdek enflasyonun ancak enerji fiyatlarındaki şok öncesi seviyelere dönebildiği ifade edildi. Ayrıca, hanehalkının enflasyon beklentilerindeki düşüşün sınırlı kaldığı ve son dönemde bu beklentilerde yeniden yukarı yönlü bir hareket gözlemlendiği açıklandı.
YABANCI YATIRIMCI NEDEN TEMKİNLİ DAVRANIYOR?
Raporda öne çıkan bir diğer kritik veri, 300 baz puanlık fiili faiz indiriminin ardından döviz rezervlerindeki kayıpların hızlanması oldu. Yurt dışı fiyatlamalarının Türk Lirası üzerinde orta vadede değer kaybı baskısına işaret ettiğini belirten kurum, yabancı yatırımcıların tahvil pozisyonlarını artırmamasının da piyasanın faiz indirimine tam ikna olmadığını gösterdiğini aktardı.
Son dönemde TCMB'nin iletişiminde daha güvercin bir ton benimsediği kabul edilmekle birlikte, 22 Ekim'de atılacak olası bir faiz indirimi adımının finansal istikrar açısından risk yaratabileceği uyarısı yapıldı. Goldman Sachs, bu gerekçelerle faiz kararına ilişkin tahminlerindeki belirsizlik ve risklerin arttığını duyurdu.





