Alanya’da D-400 kara yolunda otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitiren 16 yaşındaki Ece Molla’nın ailesi, soruşturmanın tamamlanarak iddianamenin hazırlanmasını bekliyor. Ece’nin annesi Serap Şahin, sürücünün kırmızı ışık ihlali yaptığı ve yüksek hızla seyrettiği iddialarının dosyada ayrıntılı biçimde değerlendirilmesini isterken, kazanın ardından verilen ev hapsi kararına tepki gösterdi.
Kaza Türkler Mahallesi'nde meydana geldi
Kazaya ilişkin 16 Temmuz 2026 tarihli ilk Demirören Haber Ajansı kaydına göre olay, Alanya’nın Türkler Mahallesi’ndeki D-400 kara yolunda meydana geldi. H.D. yönetimindeki otomobilin yolun karşısına geçmeye çalışan Ece Molla’ya çarpmasının ardından bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri 16 yaşındaki Ece’nin yaşamını yitirdiğini belirledi; sürücü ise jandarma tarafından gözaltına alındı.
Olayın saatine ilişkin yayımlanan bilgiler arasında farklılık bulunuyor. İlk ajans haberinde kaza saati 16 Temmuz 00.30 olarak kayda geçerken, ailenin daha sonraki açıklamalarına dayanan haberlerde olayın 15 Temmuz saat 22.00 sıralarında gerçekleştiği belirtildi. Bu nedenle soruşturma dosyasındaki resmî olay tutanağı görülmeden kesin saat konusunda farklı anlatımlar bulunuyor.
Aile kırmızı ışık ve yüksek hız iddiasında
Ece Molla’nın annesi Serap Şahin’in anlatımına göre kızı, arkadaşıyla yaya geçidinden karşıya geçerken otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Şahin, görgü tanıkları ile Ece’nin yanında bulunan arkadaşının anlatımlarına dayanarak sürücünün kırmızı ışıkta bekleyen araçların yanından geçerek yoluna devam ettiğini öne sürdü. Aracın yaklaşık 120 kilometre hızla seyrettiği iddiası da aile tarafından dile getirildi; ancak bu hız bilgisine ilişkin resmî bilirkişi veya teknik inceleme raporu kamuoyuna açıklanmış değil.
Şahin, kızının son şeride geldiğinde otomobili fark edemediğini, yanındaki arkadaşının ise aracı son anda görerek bir adım atabildiğini anlattı. Kazada Ece’nin yanındaki arkadaşının yaralandığı, otomobilde ise sürücüyle birlikte 3 ve 7 yaşlarında iki çocuğun bulunduğu belirtildi.
Sürücü hakkında ev hapsi kararı verildi
Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü hakkında savcılığın tutuklama talebinde bulunduğu, nöbetçi hâkimliğin ise tutuklama yerine konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirine karar verdiği aktarıldı. Ece’nin ailesi, sürücünün tutuklanmamasına tepki gösterirken soruşturma sonunda hazırlanacak iddianamede olayın hangi suç kapsamında değerlendirileceğini bekliyor.
Yaya geçidindeki yükümlülük kanunda açıkça düzenleniyor
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından yayımlanan yürürlükteki trafik mevzuatına göre Karayolları Trafik Kanunu’nun 74’üncü maddesi, sürücülere ışıklı trafik işareti veya görevli bulunmayan yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlama ve geçmekte olan ya da geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını verme yükümlülüğü getiriyor. Kazanın meydana geldiği noktadaki trafik ışıklarının durumu, sürücünün hızı ve tarafların kusur oranı ise somut dosyada toplanan deliller ve bilirkişi incelemeleriyle belirlenecek.
Adalet Bakanlığı UYAP mevzuatındaki Türk Ceza Kanunu’nun 85’inci maddesine göre taksirle bir insanın ölümüne neden olma suçunun temel cezası 2 yıldan 6 yıla kadar hapis. Aynı Kanun’un 22’nci maddesinde ise kişinin sonucu öngörmesine rağmen sonucun gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket ettiği “bilinçli taksir” halinde taksirli suça ilişkin cezanın üçte birden yarıya kadar artırılması öngörülüyor. Ece Molla dosyasında hangi hükümlerin uygulanacağına savcılığın hukuki nitelendirmesi ve dava açılması halinde mahkeme karar verecek.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20 Ocak 2026 tarihli bir kararında da yaya geçidinde sürücünün yayaya ilk geçiş hakkı verme yükümlülüğü ayrıca ele alındı. Yargıtay kararında, 2018’de yapılan düzenleme sonrasında yaya geçidinde durmayan sürücünün eyleminin somut olayın koşullarına göre bilinçli taksir yönünden değerlendirilmesi gerektiğine işaret edildi. Bu içtihat Ece Molla soruşturmasının sonucunu doğrudan belirlemiyor ancak yaya geçidindeki sürücü yükümlülüğünün ceza dosyalarında nasıl değerlendirilebildiğini gösteriyor.
Anne Serap Şahin iddianameyi bekliyor
Kızının ölümünün ardından yaşadıkları sürecin aileyi ağır biçimde etkilediğini anlatan Serap Şahin, kendisinin sağlık sorunları yaşadığını, 11 yaşındaki oğlunun da psikolojik destek almaya başladığını söyledi. Şahin, kızının ölümüne ilişkin tüm delillerin değerlendirilmesini ve sorumluluğu bulunan kişinin hak ettiği cezayı almasını istedi.




