Alanya Haberleri

Gazipaşa Airport AVM iddiaları büyüyor: “Tapumuz var ama hakkımız yok”

Gazipaşa Airport AVM’deki usulsüzlük iddialarının yakıları sürüyor. Gurbette ağır şartlarda çalıştığını söyleyen mağdur Cemal Göktaş, tüm parasını yatırıp üzerine borçlandığı proje nedeniyle gurbette mahsur kaldığını ve çocuklarının kendisinden ayrı büyüdüğünü söyledi. Bir diğer gurbetçi Rahmi Özçelik ise proje bitecek umuduyla beklerken müteahhidin yaptığı usulsüzlüklerden yeni haberdar olduklarını ifade etti

Abone Ol

İDDİAYA göre Gazipaşa'da hayata geçirilen AVM projesi, ciddi mağduriyetler doğurmuş, projeden dükkan satın alan çok sayıda hak sahibi, “Tapularımız var ama haklarımız yok” diyerek yetkililere sesini duyurmak için Yeni Alanya’nın kapısını çalmışlardı. AVM dükkan malikleri adına açıklama yapan Ziya Kaya, yatırım sürecinde müteahhidin ticari itibarı ve aynı zamanda belediye meclis üyesi olması nedeniyle güven duyduklarını belirterek, gelinen noktada bu güvenin büyük bir hayal kırıklığına dönüştüğünü ifade etmişti. Satın aldıkları dükkanların kira ve işletme gelirlerinin tapu devrinden hemen önce müteahhidin çoğunluk ortağı olduğu bir şirkete devredildiğini öne süren mağdurlar, bu işlemin bilgileri dışında ve hukuka aykırı şekilde yapıldığını savunmuşlardı. 8 yıldır hiçbir kira geliri elde edemediklerini söyleyen mağdurlar, tapular üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını, geçmişe dönük haklarının iade edilmesini ve şeffaf bir yönetim süreci başlatılmasını talep etmişlerdi.


‘BU YATIRIM YÜZÜNDEN AİLEMDEN AYRI GURBETTE MAHSUR KALDIM’
Gazipaşa Airport AVM’den 2019 yılında dükkan satın alan Cemal Göktaş, adlı vatandaş, yaşadığı mağduriyeti Yeni Alanya’ya anlattı. Cezayir’de ağır şartlarda çalıştığını söyleyen Göktaş, “2017 yılında Cezayir’de işe başladım, Müteahhit burada bir yatırım yapacaklarını duydum. Ben de o sıralarda ev arıyordum. Hatta Fethiye’de güzel de bir ev bulmuştum. Çocuklarımı düşünerek, ilerde buradan bir yan gelir elde ederim, çocuklarımdan da ayrı kalmam, gurbeti çekmem diye düşünerek 2019’da bu projeye yatırım yaptım. O zamanın parasıyla 310 bin TL ödedim. Hatta param yetmedi üzerine 100 bin TL kredi çektim. Müteahhit 2020’de açacağını söyledi. Fakat bu 2020’de açamadı, bildiğim kadarıyla AVM’nin yer sahipleriyle mahkemelik olmuş. Mahkemelik olma nedeni ise projeyi AVM olarak pazarlayıp, iş hanı olarak başlatması. Bunlar mahkemelik olunca devlet de mahkemeye müdahil olmuş ‘Sen beni kandırdın, sigortanı, vergini eksik verdin’ diye. Bu mahkeme 2024 yılına kadar sürdü. Bu sürede sürekli açacağını ve geriye dönük kiraları ödeyeceğini söyledi. Türkiye’ye her geldiğimde yanına gittim durumumu anlattım ‘Bak kardeşim benim durumum farklı, evim kira, gurbetteyim. Ben senin yüzünden çocuklarımı okutamıyorum. Ben buna güvendim’ dedim. ‘Mahkemeyi kazanacağım açacağım’ diye beni kandırdı. Bundan dolayı gurbette kaldım, dönemedim. Oğluma sorsanız babanı tanıyor musun diye ‘ben babamı tanımıyorum’ diyor. Ağlayasım geliyor, ben çocuğu bıraktığımda 7 yaşındaydı çocuk şimdi 18 yaşında. Kızımı bıraktım 13 yaşında şimdi oldu 24 yaşında. Her şeyi de anlattım, bir abi, bir kardeş olarak. ‘Oradakilerin bir çoğunun maddi gücü var ama benim yok’ dedim. Durumu anlattım. En son geldiğim izinde de gene müteahhidin yanına gittim. ‘Ne olacak bu işin sonu, 5 sene mi, 10 sene mi, 15 sene mi bekleyeceğiz’ diye sordum, güldü. Bana ‘ne istiyorsun’ diyor. Ne isteyeceğim hakkımı istiyorum. Sana artı bir şey vereyim, sen tapuyu bana devret gibisinden konuştu. Cevap bile vermedim çıktım. Kendisine sorsanız 'Yalan söylüyor' der. Ticaret ahlakı nedir bilmiyoruz ki hayatımızda her gün AVM’den tapu mu alıyoruz” dedi.


‘UZUN YILLAR AÇILACAK ÜMİDİYLE BEKLEDİK’
Bir diğer AVM mağduru Rahmi Özçelik ise, kedisinin Almanya’da yaşadığını belirterek projeye bir arkadaşıyla ortak olarak yatırım yaptığı ve son birkaç aya kadar ise umutla beklediğini söyledi. Özçelik, "İşin resmi detaylarını son birkaç ayda öğrendik. Kira sözleşmesi, işletme ve inşaat planına ulaştık, avukatlarla da görüştükten sonra yaptığı usulsüzlükleri o anda anladık. Onun öncesinde açılacak ümidiyle bekledik. Yer sahipleriyle sorun yaşıyoruz diye bizi yıllarca alı koydu. 2018 Eylül ayında müteahhit veya onun belirlediği işletmeci yapı tarafından, ilgili dükkân için kira sözleşmesi yapıldı. Tarafımız, maliki olmasına rağmen, kira ilişkisi tarafımız dışında yürütüldü. Ayrıca, projeyi yapan müteahhit, AVM’yi sözleşmede bir AVM olarak taahhüt etmesine rağmen, ruhsatı 5A standardı yerine 3B standardında (Ishani ruhsatı) almaya kalktı. Bunun sebebi, inşaatı daha ucuza mal etmeye çalışmasıydı. Yer sahipleri bu duruma itiraz etti ve iskanı imzalamadı. Müteahhit, bu mahkemeyi yer sahiplerine karşı kaybetti. Bunun yanı sıra, inşaatı yapan kişi, kira şerhini bizzat koydurdu ve AVM’yi işleten şirket de yine kendisi. Ancak, bizim hiçbir bilgimiz, onayımız veya vekâlet vermemiz olmadan, tarafımızın tanımadığı, ayrı kurduğu bir şirkete bu hakları devretti. Yani, tamamen kendi başına, bizim bilgimiz ve iznimiz dışında bir şirkete şerh koydurdu. Şu anda dükkân fiilen kiraya verilmiş olmasına karşın, tarafımıza hiçbir kira ödemesi yapılmadı. Hiçbir bilanço, gelir-gider tablosu veya hesap dökümü paylaşılmadı. Tarafımızın yazılı ve sözlü taleplerine rağmen şeffaflık sağlanmadı.
Aynı dönemde AVM içerisindeki yaklaşık 40 bağımsız bölüm malikinin büyük çoğunluğunun, dükkânlarını aynı müteahhitten satın aldığı, benzer şekilde kira geliri alamadığı ve bilançolara erişemediği tarafımızca öğrenildi.
Sonuç olarak kira gelirleri müteahhit/işletmeci tarafından toplanmakta, maliklere dağıtılmamakta, mali kayıtlar paylaşılmamakta ve hesap verme yükümlülüğü yerine getirilmemektedir. İnşaatı yapan kendisi, kira şerhi koydurup AVM’yi işleten şirket kendisi, AVM içindeki bilemediğimiz kaç tane dükkan kurumsal, dükkanları işleten kendisi” diye konuştu. (Haber MERKEZİ)